La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Têkoșer, n° 23


Éditeur : Têkoșer Date & Lieu : 1984, Bruxelles
Préface : Pages : 28
Traduction : ISBN :
Langue : Kurde, TurcFormat : 195x275 mm
Code FIKP : Liv. Kur. Tur. Yal. Tek. 23Thème : Général

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Têkoșer, n° 23

Versions

Têkoșer, n° 23

M. Nezih Yalçın

Têkoșer

Diyarbakır Askeri Cezaevi işkencehanelerinde öldürülen ayrı siyasetlerden devrimci, demokrat, ilerici tutukluların durumlarını kamuoyuna duyurmak için 7.2.1984 tarihinde Brüksel'deki Basın Merkezinde (IPC) Têkoşer ile KSSE (Avrupa 'daki Kürdistanlı Ögrenciler Örgütü) Belçika şubesi, YXLKE (Avrupa'daki Kurdistanlı Ögrenciler ve Gençler Birligi) Belçika şubesi, birlikte bir basın konferansı düzenledik.

CEDRÎ (Avrupa'daki Göçmen İşçilerin ve Siyasi Mültecilerin Haklarını savunma Komitesi)'nin davetlisi olarak Avrupa turnesine çıkan Kürt Avukat Hüseyin Yıldırım Belçika ziyaretinde Têkoşer'e misafir oldu.

Kurdistan'da özellikle Diyarbakır'da Türk hükümetlerinin Kürdistan'lı ...



HÜSEYIN YILDIRIM, DİYARBAKIR'DAKİ İSKENCELERİ ANLATIYOR

Diyarbakır Askeri Cezaevi işkencehanelerinde öldürülen ayrı siyasetlerden devrimci, demokrat, ilerici tutukluların durumlarını kamuoyuna duyurmak için 7.2.1984 tarihinde Brüksel'deki Basın Merkezinde (IPC) Têkoşer ile KSSE (Avrupa 'daki Kürdistanlı Ögrenciler Örgütü) Belçika şubesi, YXLKE (Avrupa'daki Kurdistanlı Ögrenciler ve Gençler Birligi) Belçika şubesi, birlikte bir basın konferansı düzenledik.

CEDRÎ (Avrupa'daki Göçmen İşçilerin ve Siyasi Mültecilerin Haklarını savunma Komitesi)'nin davetlisi olarak Avrupa turnesine çıkan Kürt Avukat Hüseyin Yıldırım Belçika ziyaretinde Têkoşer'e misafir oldu.

Kurdistan'da özellikle Diyarbakır'da Türk hükümetlerinin Kürdistan'lı anti-sômürgecileri yoketmek amacıyla uyguladıkları , insanlik adına utanç duyulan vahşi yöntem ve işkence metotları hakkında bir çok gurup, gazete tanınmış kişi, parti ve kuruluşlarla yapılan röportajlar için Hüseyin Yıldırım'a tercümanlık yaptık, yardımcı olmaya çalıştık.

20.2.1984 tarihinde Liege'de, sendika evinde, Belçikalı, Türkiyeli ve Kürdistanlı örgüt ve kişilere açık yapılan konferansta FGTB (sosyalist) sendika sorumlusunun Türkiye ve Kuzey Kürdistan (Türkiye Kürdistan) ve Avrupa'da ki göçmen Türk ve Kürt işçileri üzerine yaptığı açıklamadan sonra CEDRİ sorumlusu söz alarak Türkiye ve Kürdistan üzerine görüşlerini belirttikten sonra, Avrupa'daki göçmen işçilerin, Türkiyeli ve Kürdistanlı siyasi sığınmacıların sorunlarına da değindi .

Bu kısa açıklamalardan sonra söz alan Kürt Avukat Hüseyin Yıldırım dinleyicilere katıldıkları için teşekkür ile konuşmasına başladı: Konuşmasını aynen veriyoruz:

15 seneden beri avukat olarak çalıştım; 1978'den bu yana da siyasi tutukluları savundum. Askeri cunta'nın 1980 de yönetimi zorla eline geçirmesinden sonra, yalnız siyasi Kürt tutuklularını savundum.

İşkence ve baskılar yalnız Kürdlstan'da olmuyor; Türkiye'nin batı kesiminde de oluyor. Fakat söylemek gerekir ki iki tarafta yapılan işkence arasında büyük ve çok amaçlı farklar var. Benim şimdi anlatacaklarım geneldir. Türkiye ve Kuzey Kurdistan'da durumu degerlendirmek ise, size düşmektedir. Kurdistan tarihi sömürgeci güçlere karşı başkaldırmalarla doludur. Kurdistan'ın  nüfusu bir bütün olarak: 25 milyon, yüzölçümü 550.000 km2'dir. Benim şimdi anlatacaklarım, yalnızca Askeri Cunta'nın darbe ile başa, gelmesinden sonraki dönemin durumunu içermektedir. Zaman olursa yalnış görüşlere de biraz deginecegiz.

Kürt halkı örgütlenmeye giderse, başkasına gidip danışmayacak. O kurtuluşunun hangi yollardan olacağını kendisi bilmektedir. Hiç bir demokratik çevre (kişi veya örgüt) Kürt halkının üzerindeki vahşi baskıyı haklı göstere-mez. Bir halk olarak biz, sizden ve uluslararası kamuoyundan, faşist rejimi desteklememenizi istiyoruz.

Her ne kadar bazı çevreler istemiyorsa da zafer yine bizimdir ve bu savaşı biz kazanacagız.

Kan akacak. Bu kan özgürlük için akacak. Akıtılacak kanın sorumlusu Kürdistan halkı değil, Faşist Askeri Cunta'nın kendisi olacaktır.

1970'lerden sonra ögrenci-gençlik hareketi de, Kürt sorununun üzerine eğildi.

O arada anti-sômürgeciler de kendilerine yön vererek örgütlenmeye gittiler. Onlar illegal örgütlenme yolunu seçtiler. Ve böylece Kürt sorunu ulusal bir seviye'ye getirilme amacı ile örgütlenme oldu. Ve getirildi de. Bu sorun ulusal seviyede konuşulmaya başlandı.

Fakat Kürdistan'da eşi görülmemiş baskılar uygulandı. Bu baskı bizzat devlet tarafindan organize edildi. Faşizm onlar tarafından örgütlendirildi. Bu da ağa, zengin ve işbirlikçiler ile işbirliği halinde yapıldı.

Böylece Kürdistan halkı kendini savunma pozisyonuna girdi. Sayısızca insan öldürüldü.

Sömürgecilere karşı gelişen mücadeleci muhalefetin önünü alamıyacaklarını anlayan otoriteler, yeni metotlarla işe koyuldular.

.....




Fondation-Institut kurde de Paris © 2019
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues