La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Nazilerin Kürdistan Seferi


Éditeur : Avesta Date & Lieu : 2003, İstanbul
Préface : Pages : 182
Traduction : Mesut Keskin ISBN : 975-8637-51-7
Langue : TurcFormat : 135x215 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Mul. Yan. 2392Thème : Histoire

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Nazilerin Kürdistan Seferi

Nazilerin Kürdistan Seferi

Gottfried Müller

Avesta


1940'ların başı... Naziler dünyayla savaşmakta. Stalingrad'dan, Bakû'den kötü haberler geliyor. Alman birliklerinin ilerlemesi için yakıta ihtiyaç var. Bunu gören Gottfried Müller, ordu başkomutanlığına başvurur. "Konu: Petrol bölgesi Kürdistan"dır. Musul ve Kerkük petrol bölgesi üzerine dinlenmesini rica eder. Amacı, önceden tanıdığı Kürt beylerinin yardımıyla "Kürt petrol bölgesini elinde tutan İngiliz işgal kuvvetlerine karşı bir ayaklanma" başlatmaktır. Plan hemen onaylanır, Müller ve arkadaşları, Kürdistan'a gitmek için hazırlık yaparlar. Önce havadan indirme yapılacak ve petrol bölgesi zaptedilecektir. "Kürtlere şunu söylemek istedim: 'Petrol alanları bölgenizde duruyor. Onların sahibi sizsiniz. Ama onları siz işletemezsiniz. Bize petrol satın ve biz de bunun için size bol bol ödeyelim, hatta bunun dışında bağımsızlığınız için yardım edelim."'
Ve "büyük harekat" başlar.



Gottfrıed Müller - Birinci Dünya Savaşı patlak vermeden kısa bir süre önce 1914 yılında Karfreitag’da doğdu. Temel eğitiminden sonra Svabyah bir işletmede beş yıllık ticaret eğitimi aldı ve sonra bisikleti, arkadaşları ve altmış markla Doğu'ya seyahat etti. Bisikletinin satışından elde ettiği parayla Bağdat’a gidiyor ve "Kürdistan Kürtleri"ni ve "Kürtlerin Kralı" Şeyh Mahmud’u tanıyor. 1938 yılında ülkesine geri dönerek Nazi ordusuna, Wehrmacht’a katılır. Orada Doğu ordusu ve sonra Stalingrad için eğitmen olarak yedek teğmen rütbesi alır.

Nazilerin savaşta yenileceğini görünce buna karşı kendi yaşamını adamaya kararlıdır ve emir aldıktan sonra Kürtlerle birlikte Güney Kürdistan’da ve İran’da lojistik bir cephe kurmak için iki Alman arkadaşı ve Erbilli bir Kürt olan Remzi ile sözkonusu bölgeye uçuyor.

Güzel bir yaz gecesindeki sorunlu uçuştan sonra yanlış bir yere, çok geniş olan Büyük Zap’ın tam üstünde paraşütle indiriliyorlar. Fakat çok önceden lngilizlere haber verildiği için uzun kovalamacadan sonra Müller ve arkadaşları Kürt giysileri içinde İngiliz Sekizinci Ordusu tarafından yakalanıp hapse atılır. Ve ölüm cezasıyla yargılanırlar. Müller’in büyük eylemini boşa çıkaran "ihanetten" sonra bu sefer Bağdat’ta da "ihanet", ölüm hücresinden kaçma denemelerine eşlik eder.

1948 ilkbaharına kadar tutuklu kaldıktan sonra ülkesine döner ve 1956 Eylülünde evi, parası ve kimsesi olmayan insanlara yardım etmek amacıyla bir sosyal yardım kuruluşunu, Bruderschaft Salem’i kurar.

Gottfried Müller şu anda Almanya’da ve dünyada birçok şubesi daha doğrusu yurdu bulunan Bruderschaft Salem’in başkanı olarak ilerleyen yaşına rağmen sözkonusu kuruluşun merkezi olan Lindenhof Salem’de seminerler, konferanslar yapmaya ve insanlara yardım elini uzatmaya devam ediyor.

 



İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ


Ölüm hücresinde “Yaşam" ve onun anlamı üzerine uzun uzun düşünüyordum. Bunun yanında söyleniyordum: "Eğer bir mucize olursa ve günün birinde özgürlüğüme kavuşursam kendimi yaşama adayacağım."
Orada, hücrede insanlar ve hayvanlar için dünya çapında bir yardım kuruluşu, "Bruderschaft Salem" olan şey ortaya çıkıyordu.

Mucize gerçekleşti; nasıl olup bittiyse öyle okuyorsunuz bu kitapta. O benim hayatımla yazılmıştır.

Gottfried Müller
Eylül 1974
Stadtsteinach

 



Çevirenin Notu

Gottfried Müller, Hitler’in ordularına azalan yakıtı temin etmek için bir Nazi subayı olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında küçük ama etkisi büyük olacak bir eylemde bulunmak istiyor ki daha sonra Almanların çoğunluğu gibi Führer’in ve Nasyonal Sosyalist ideolojinin insanlık tarihindeki vahşetini görecek ve bunu sorgulayarak vicdan azabı çekecektir.

Yazar, bu kitabı savaş sırasında başından geçen olayları ve savaş sonrasında ülkesine dönene dek gelişen olayları kriminal bir roman tarzında sunmayı tercih etti.

Öte yandan bu kitabın çevrilmesindeki en önemli etkenlerden birisi Kürtlerin özellikle Güney Kürdistan’da yaşayan Kürtlerin kaderine daha doğrusu trajedisine Birinci Dünya Savaşı sırasında ipin ucunu kaçıran ve son talihleri olan "Petrol bölgesi Kürdistan"a da sahip çıkamayan Kürtleri uzun zaman sonra Enfal’e Halepçe’ye, sonu gelmez çatışmalara götüren trajedisine ve insanlıktan nasibini alamamış zavallı ürkek bir diktatörün boyunduruğuna mahkum eden alınyazısına sürükleyecek olan İkinci Dünya Savaşı sırasında Güney Kürdistan’daki toplumsal ve siyasi koşulları az da olsa daha iyi görmeye ışık tuttuğu içindir.

Bu kitap Müller’in, onun başından geçenlerin öyküsüdür ve nihayet bir Nazi subayından inancı yaşamla bütünleşmiş hayırsever bir Hıristiyana ve bugün Almanya’nın en büyük ulaslararası yardım kuruluşlarından birinin başkanı olmaya iten olaylar dizisidir.

Kitabın Almanca orijinal ismi "Im brennenden Orient” Türkçeye "Yanan Doğu'da" şeklinde çevrilebilir. Fakat bunun yerine kitabın içeriğini öne çıkaracak bir ismi, "Nazilerin Kürdistan Seferi" demeyi tercih ettim.

Hemen söylemem gerekir ki bu kitap ilk çevirim olma özelliğini taşıyor. İngilizce ve Fransızca örneklerle karşılaştırıldığında Almanca-Türkçe iyi çeviri örneklerinin çok az olduğu aşikardır. Bu noktada çok az isim anılabilir. Öte yandan çeviride yararlanacak kaynakların -bilhassa deyimler konusunda- kıt oluşu beni, çeviride kullandığım sözlükler (Düden, Wahrig) dışında "Grimm Deutsches Wörterbuch" gibi kocaman ciltlerden oluşan büyük bir sözlükle tanıştırdı. Onlarla bir şekilde kitapta sıkça geçen bir sürü deyimi çevirebildim ki yazar bu noktada tamamen eskimiş sözcükler ve kalıplar kullanıyor.

Son olarak desteklerinden ötürü dostlarıma, Berlin Kürdolojiyi Destekleme Derneği Başkanı Eva Savelsberg’e ve Teoloji Enstitüsünde (FU) görevli olan Florian Chudowsky’ye teşekkür etmek istiyorum.

Mesut Keskin
Mayıs 2003
Berlin



Birinci Kitap
Büyük Harekat

Zafer üstüne zafer


1942 yılı ilkbaharında bir casus grubuna başkanlık ettiğim İstanbul’dan döndüğümde hafif bir sıkıntı hissediyordum. Hoşuma gitmeyen bir şey vardı..

Neydi o?

"Saçma" dedim kendime, "Sen uzun zaman zor koşullarda yurtdışında idin ve tüm bu casusluk geçmişiyle sinir gücünü kaybettin. Olağanüstü de değildir, eğer şaşkın olup korkuyorsan."

Arkamda özel faaliyetlerin tüm pılı pırtısına sahip olmaktan memnundum. Zamanla insanlar arasında Almanca konuşulabilen arkadaşlara tekrar ihtiyaç duyuluyor. Ben kendim cepheye gidene kadar acemi erlerin eğitim yeri olan Böhmenvald’daki ikmal birliğine gönderildim.

Bu her zaman olabilirdi.

Birkaç saat uzaklıkta duruyordu Viyana. Yıllarca içinde yaşadığım, benim Viyana’m. Arkadaşlarımın olduğu yer...

Hayale dalmak, savaş, özel görev! Yaşamı istiyorum, yaşamı!

Haftayı yapabildiğim kadarıyla görevimle geçirdim. Ama Viyana’ya gitmek istiyordum. Hafif hoşnutsuzluk, baskı, bogulmacayı unutmak...

 




Fondation-Institut kurde de Paris © 2019
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues