La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Özgürlük yolu, n° 15-16


Auteurs : Faruk Aras | Orhan Talun
Éditeur : Özgürlük Yolu Date & Lieu : 1976, Ankara
Préface : Pages : 96
Traduction : ISBN :
Langue : TurcFormat : 140x215 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Kur. Ara Ozg. N°15-16 (Rev. 1)Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Özgürlük yolu, n° 15-16

Versions

Özgürlük yolu, n° 15-16

Faruk Aras,
Orhan Talun

Özgürlük yolu


Radyoda, televizyonda, gazete manşetlerinde Hora’nın denize açılmasıyla, Ecevit’e yapılan suikastle, Montreal Olimpiyatlarıyla, Dr. Bernard ve eşiyle, besleme kurt heveslilerinin işledikleri yeni marifetlerle ve bazı hatun kişilerin yerli filimlere konu olacak serüvenleriyle ilgili haberler, resimler... Ege’de gerginlik, Bay Demirel’in, Çağlayangil’in, Erbakan’ın, Türkeş’in ve son zamanlarda ilginç gelişmeler gösteren (!) muhterem CHP yöneticilerinin laf yarışları... Bütün bu gürültü patırtı içinde «sokaktaki adam»ın, «aziz vatandaş»ın, «sıradan insan»ın ve bunun gibi nice nice adlarla adlandırılan o halktan kişinin ne yaptığı adeta meçhul. Onun, o destanlara yaraşır serüvenleri, çetin yaşam kavgası kimi zaman gözlerden yitiyor.

Oysa, onun güncel sorunları üstüne kimi zaman bir sis perdesi geren bütün bu hır-gür, bu kavga, bu dönen çarklar ve bu düzen asıl onun yaşamıyla ilgili. Gazete manşetlerine, televizyonlara vuran ...



FİYAT ARTIŞLARI VE ZAMLAR KİTLELERİ BUNALTIYOR


Radyoda, televizyonda, gazete manşetlerinde Hora’nın denize açılmasıyla, Ecevit’e yapılan suikastle, Montreal Olimpiyatlarıyla, Dr. Bernard ve eşiyle, besleme kurt heveslilerinin işledikleri yeni marifetlerle ve bazı hatun kişilerin yerli filimlere konu olacak serüvenleriyle ilgili haberler, resimler... Ege’de gerginlik, Bay Demirel’in, Çağlayangil’in, Erbakan’ın, Türkeş’in ve son zamanlarda ilginç gelişmeler gösteren (!) muhterem CHP yöneticilerinin laf yarışları... Bütün bu gürültü patırtı içinde «sokaktaki adam»ın, «aziz vatandaş»ın, «sıradan insan»ın ve bunun gibi nice nice adlarla adlandırılan o halktan kişinin ne yaptığı adeta meçhul. Onun, o destanlara yaraşır serüvenleri, çetin yaşam kavgası kimi zaman gözlerden yitiyor.

Oysa, onun güncel sorunları üstüne kimi zaman bir sis perdesi geren bütün bu hır-gür, bu kavga, bu dönen çarklar ve bu düzen asıl onun yaşamıyla ilgili. Gazete manşetlerine, televizyonlara vuran görüntüler, ülke düzeyinde ve uluslararası düzeyde çetin bir sınıf mücadelesinin görüntüleri. Sömürenlerle sömürülenlerin mücadelesi, sömürenlerin kendi aralarında pay çekişmesinden doğan mücadeleler.

Ülkemizde sömürü çarkı giderek azgınlaşıyor. Artan nüfusla işsizler ordusuna her yıl yeni yüzbinler, milyonlar katılırken zam furyaları birbirini izliyor. Ekmeğe, şekere, çaya, gaza, elektriğe, ev kirasına, çimentoya, demire ve hemen herşeye. İşçilerin, küçük memurların, yoksul köylü yığınlarının, küçük esnafın ve diğer dar gelirli milyonların, yani halkımızın yüzde doksandan fazlasının çevresindeki çember daraldıkça daralıyor. Milli gelir, yavaş adımlarla da olsa yıldan yıla artarken emekçi halk yığınlarının alış gücü giderek düşüyor. Onlar daha az yiyecekle, daha kıt giyecekle yetinmek zorunda kalıyorlar. Emekçi halk yığınlarının yoksulluğu pahasına mutlu azınlık, burjuvazi ve büyük toprak sahipleri şiştikçe şişiyorlar, büyük sermaye yoğunlaşıyor.

Ekmek ve kapitalizm Ankara’da, Diyarbakır’da ve diğer birçok kentte patlak veren ekmek sorunu, bu acımasız sömürü çarkının son somut gizlenemez belirtilerinden biri. Bu çarkın anarşisini, hastalıklarını, kokmuşluğunu pek güzel sergiliyor.
Bilindiği üzere MC hükümeti bu yıl, buğday taban fiyatlanne, düşük bir artışla yalnızca 10 kuruş zam yapmıştı. Kitleleri düşündüğünden değil elbette. Verim yüksek olduğu için bu yılda geniş toprak sahipleri, bu fiyat üzerinden yeteri kadar kâr edeceklerdir. Ancak asıl önemlisi, geçtiğimiz yıl boyunca ekmek patronlarının, fırıncıların arka arkaya ekmeğe yaptıkları yüksek zamlardı. Ankara’da iki aylık arayla patronlar ekmek fiyatlarını yükselttiler ve gramajını düşürdüler. Fırın patronlarının son fiyat artışlarına Ankara belediyesi karşı çıktı ve bu konuda Belediye Başkanı Dalokay yiğitçe bir mücadele yürüttü, ekmek sömürüsünün kamuoyuna mal olması için olumlu çaba gösterdi.

Ankara’daki sözkonusu fırıncılar direnişi ve ekmek bunalımı birçok bakımdan ilginçti. Bir kez, bu olayda, fırın patronlarının doymak bilmez iştahı, açık olarak bir daha gözler önüne serildi. Fırıncıların ortalama aylık kazançları 90 bin lirayı buluyordu. Onlar, bunun ötesinde de keselerini şişirmek için türlü yöntemler bulmuşlardı. Örneğin çalıştırmaları gereken işçi sayısından çok azını çalıştırıyor, böylece bu işçileri daha çok sömürüyor; diğer yandan da düzenledikleri hileli belgelerle fazla işçi çalıştırmış görünerek masraf gösteriyorlar. Yine günlük işledikleri unu ve çıkardıkları ekmeği az gösteriyorlar. Bu ve benzeri usullerle asıl gelirlerini gizliyor, vergiden kaçıyorlar. Bunlara çoğu zaman hileli bir şekilde ekmeklerin gramajını düşürmek de ekleniyor. Ama bütün bunlar baylarımızı doyurmuyor. ...




Fondation-Institut kurde de Paris © 2019
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues