La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Özgürlük yolu, n° 18


Éditeur : Özgürlük Yolu Date & Lieu : 1976, İstanbul
Préface : Pages : 96
Traduction : ISBN :
Langue : TurcFormat : 140x215 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Ara Ozg. N°18 (Rev. 1)Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Özgürlük yolu, n° 18

Versions

Özgürlük yolu, n° 18

Faruk Aras,
A. Kadir Akel

Özgürlük yolu


Türkiye işçi sınıfının DGM’ne ve MC iktidarına karşı giriştiği eylül direnişi üzerinde devrimci çevrelerde tartışma ve eleştiriler devam ediyor. Direniş başladığında dergimiz baskıya verilmek üzereydi. DİSK bildirisinde, direnişin bir «genel yas» olarak nitelendirilmesi ve «MC iktidardan düşünceye kadar» sürdürüleceğinin bildirilmesi, daha ilk bakışta dikkatimizi çekmişti. Ancak direnişin desteklenmesi büyük önem taşıyordu. Şimdi ise direniş sırasında ve onunla ilgili olarak yapılan hataların, hareketin zaaflarının tespitinde yarar vardır. Eylül direnişi, DİSK’le ilgili olarak bazı tartışma konularını da ayrıca ön plana çıkarmış bulunuyor.

Bilindiği gibi DİSK, Devlet Güvenlik Mahkemelerine karşı açık tavrını, bu mahkemelerle ilgili yasa tasarısı ortaya çıktığı zaman, daha baştan koydu. Afişleme, bildiri ve benzer demokratik yollarla işçi kitlesini ve kamuoyunu uyarmaya çalıştı. Eylül direnişi, ilgili yasa meclislere geldiği zaman, bu çabaların doruk noktası oldu. DÎSK’in bütün bu çabaları küçümsenemez elbette. Ve bunların yapılması aynı zamanda DİSK’in görevi idi. DGM en başta ...



EYLÜL DİRENİŞİ ÜZERİNE


Kemal Burkay

Türkiye işçi sınıfının DGM’ne ve MC iktidarına karşı giriştiği eylül direnişi üzerinde devrimci çevrelerde tartışma ve eleştiriler devam ediyor. Direniş başladığında dergimiz baskıya verilmek üzereydi. DİSK bildirisinde, direnişin bir «genel yas» olarak nitelendirilmesi ve «MC iktidardan düşünceye kadar» sürdürüleceğinin bildirilmesi, daha ilk bakışta dikkatimizi çekmişti. Ancak direnişin desteklenmesi büyük önem taşıyordu. Şimdi ise direniş sırasında ve onunla ilgili olarak yapılan hataların, hareketin zaaflarının tespitinde yarar vardır. Eylül direnişi, DİSK’le ilgili olarak bazı tartışma konularını da ayrıca ön plana çıkarmış bulunuyor.

Bilindiği gibi DİSK, Devlet Güvenlik Mahkemelerine karşı açık tavrını, bu mahkemelerle ilgili yasa tasarısı ortaya çıktığı zaman, daha baştan koydu. Afişleme, bildiri ve benzer demokratik yollarla işçi kitlesini ve kamuoyunu uyarmaya çalıştı. Eylül direnişi, ilgili yasa meclislere geldiği zaman, bu çabaların doruk noktası oldu. DÎSK’in bütün bu çabaları küçümsenemez elbette. Ve bunların yapılması aynı zamanda DİSK’in görevi idi. DGM en başta devrimci işçi hareketini dağıtmaya, bastırmaya yönelmişti ve hiç kuşkusuz devrimci sendika hareketi de onların hedefi arasındaydı. Bu nedenle eylül direnişi kaçınılmaz ve zorunlu bir direnişti. Bu direniş, ülke ölçüsünde DGM ve gerici MC iktidarına karşı yürütülen demokratik, devrimci mücadele ile birleşerek, bu mücadeleyi daha da ileri düzeye vardırarak DGM nin engellenmesinde ve faşist tırmanış yolunda bazı adımların boşa çıkartılmasında önemli bir etken oldu. İşçi sınıfı bu direnişle gücünü bir kez daha gösterdi, yeni deneyler edindi.

Diğer yandan, eylül direnişinde düşülen bazı hataları ve zaafları da görmezlikten gelmemeliyiz.

DİSK, bir süreden beri, DGM yasasının çıkmaması için direniş koyacağını duyurmakta idi. 16 Eylül günü, DİSK Genel Yönetim Kurulu ve Başkanlar Konseyi’nin toplantısından sonra alman şu karar kamuoyuna duyuruldu:

«İki gündür toplantı halinde bulunan DİSK Genel Yönetim Kurulu ile Başkanlar Konseyi’nin müşterek toplantısında,

— Bu iktidarın Anayasal ve demokratik yoldan düşürülmesine ve halktan yana bir iktidarın kurulmasına kadar tüm ülkede genel yas ilanı,

— Anayasal ve demokratik haklarını, DİSK’in «tabanın söz ve karar sahibi olma» temel ilkesi içinde kullanabilmesi açısından işçi üyelerimizin serbest bırakılması,

— Örgütümüzün bulunduğu merkezlerde her gün genellikle öğleden sonraları DİSK tarafından sessiz matem yürüyüşleri ve mitingler düzenlenmesi,

— Bunun dışında DİSK tarafından düzenlenmeyen hiçbir yürüyüş, miting gibi gösteriye üyelerimizin katılmaması, ve bozguncu unsurların içeriden veya dışarıdan gelecek tahriklerine olanak verilmemesi için üyelerimizin çok dikkatli ve titiz davranmaları, kararlaştırılmıştır.»

Bir kez kararda, direnişin, MC iktidardan düşürülünceye ve yerine halktan yana bir iktidar kuruluncaya kadar sürdürüleceği belirtilmektedir.

Herkes bu karardan, DİSK’in başlattığı direnişi, MC iktidardan düşene kadar sürdürmeği amaçladığını anladı. Güncel konu DGM’nin engellenmesiydi. DİSK, bunun da ötesinde, direnişe hedef olarak MC’nin düşürülmesini ve «halktan yana bir iktidarın kurulması»nı koyuyordu. MC’nin düşürülmesi için daha önceleri demokratik güçlerin ve bu arada CHP’nin gösterdiği çabalar başarıya ulaşamamıştı. Şimdi işçi direnişine böyle bir hedef göstermek için şartlar elverişli mi idi? Direniş ne kadar sürecekti? işçi kitleleri böyle bir hedefe ulaşmak için gereği gibi hazırlıklı mı idiler? MC düşürülse bile yerine geçecek «halktan yana iktidar»la kastedilen neydi ve bunun da şartları varmıydı? Bunlar hemen akla gelen sorulardı.

- DİSK Genel Başkanı Türkler, direnişin 4. günü verdiği demeçte, alınan «kararlar»ın, «bilerek ya da bilmeyerek» birbirine karıştırıldığını, bu kararlardan birinin MC iktidardan düşene ve halktan yana bir iktidar kurulana kadar GENEL YAS olduğunu, diğerinin ise tabanın serbest bırakılmasına dair olduğunu belirtti. Ancak bu açıklama da kararın muğlaklığını gidermeye yetmedi.
Niçin MC’nin iktidardan düşürülmesine kadar genel yas? Eğer bu «genel yas» terimi, MC iktidarının bazı antidemokratik «yasal» araçlara başvurmasına olanak vermemek, DİSK’in örgüt olarak varlığını korumak amacıyla direnişe bulunmuş bir orijinal isimse, bunun oldukça talihsiz bir isim olduğunu kabul etmek gerekir. Bazılarının bunu eşsiz bir buluş saymalarına karşılık, bu mistik eylem adı, harekete daha baştan pasifizm havası yaymaktadır. Ve kanımızca gerek DGM ne, gerek MC iktidarına karşı böyle dolambaçlı terimleri kalkan yapmanın hiçbir gereği de yoktur. Zaten çoktan beri yasaların dışına düşmüş, varolan hukuk sistemi açısından bile meşruluğunu yitirmiş bu gerici iktidara karşı işçi sınıfının ve tüm devrimci, demokratik güçlerin direnişi bir hak, bir ödevdir. Açıktır ki MC iktidarı bu direnişten hoşlanamazdı ve hoşlanmamıştır. Ama varsın onlar diledikleri kadar öfkelensinler. Gerici MC iktidarının saldırılarını, önleyecek, onu geriye püskürtecek olan, böylesine dahiyane buluşlar değil, yığınların örgütlü, etkin mücadelesidir ve o olmuştur.

Ama Türkler bu «genel yas»ın, «serbest» bırakılan tabanın direnişi ile bir ilişkisi olmadığını söylüyor. O zaman «bu» genel yas» denen şey neyin nesidir? MC halen iktidarda olduğuna ve «halktan yana bir iktidar» ortalıkta görünmediğine göre bu genel yas devam etmekte midir? Alman kararda DİSK örgütünün bulunduğu yerlerde her gün öğleden sonraları «sessiz matem yürüyüșleri ...




Fondation-Institut kurde de Paris © 2019
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues