La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Özgürlük yolu, n° 25


Éditeur : Özgürlük Yolu Date & Lieu : 1977, İstanbul
Préface : Pages : 80
Traduction : ISBN :
Langue : Kurde, TurcFormat : 140x215 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Kur. Ara Ozg. N°25 (Rev. 3)Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Özgürlük yolu, n° 25

Versions

Özgürlük yolu, n° 25

Faruk Aras,
Mustafa Kaya

Özgürlük yolu

İpleri emperyalistlerin elinde olan yerli gericiler, onların uşakları ve ajanları, yüzbinlerin katıldığı 1 Mayıs işçi mitingine saldırdılar, Taksim alanını kana buladılar; bu büyük miting dağıtıldı, 40’a yakın insan öldü, yüzlercesi yaralandı. Sonra da aynı çevreler, elleri altındaki televizyondan, gazetelerden yararlanarak «solcular solcuları kırıyor» tarzında bir yaygara kopararak halk kitlelerini aldatmaya çalıştılar; bu kanlı tertibin suçunu bizzat işçilerin, devrimci ve demokratik güçlerin üstüne yıkmaya kalkıştılar. Oysa oynanan oyun açıktır. Bu büyük kanlı tertip de yıllardır yeni 12 Martlar tezgâhlamak isteyen, dört başı mamur bir faşist diktatorya peşinde koşan gerici sermaye çevrelerinin, onların uşaklarının ve onların iplerini elinde tutan dış emperyalist güçlerin, başlıca da ABD'nin insanlık düşmanı tekelci güçlerinin, gizli örgütlerinin ürünüdür.

Bir çığ gibi artan hayat pahalılığını, işsizliği halkımızın sırtına bindiren, soygunlarla, cinayetlerle gırtlağına kadar batmış MC iktidarı son iki yıldır ki halk kitlelerinin giderek artan nefretiyle ...



1 MAYIS OLAYLARI FAŞİST GÜÇLERİN BİR TERTİBİDİR


İpleri emperyalistlerin elinde olan yerli gericiler, onların uşakları ve ajanları, yüzbinlerin katıldığı 1 Mayıs işçi mitingine saldırdılar, Taksim alanını kana buladılar; bu büyük miting dağıtıldı, 40’a yakın insan öldü, yüzlercesi yaralandı. Sonra da aynı çevreler, elleri altındaki televizyondan, gazetelerden yararlanarak «solcular solcuları kırıyor» tarzında bir yaygara kopararak halk kitlelerini aldatmaya çalıştılar; bu kanlı tertibin suçunu bizzat işçilerin, devrimci ve demokratik güçlerin üstüne yıkmaya kalkıştılar. Oysa oynanan oyun açıktır. Bu büyük kanlı tertip de yıllardır yeni 12 Martlar tezgâhlamak isteyen, dört başı mamur bir faşist diktatorya peşinde koşan gerici sermaye çevrelerinin, onların uşaklarının ve onların iplerini elinde tutan dış emperyalist güçlerin, başlıca da ABD'nin insanlık düşmanı tekelci güçlerinin, gizli örgütlerinin ürünüdür.

Bir çığ gibi artan hayat pahalılığını, işsizliği halkımızın sırtına bindiren, soygunlarla, cinayetlerle gırtlağına kadar batmış MC iktidarı son iki yıldır ki halk kitlelerinin giderek artan nefretiyle karşılaşıyor. Buna karşılık gerici sermaye çevreleri ve onlar adına iktidarı sürdürmeye çalışan bu gerici, ırkçı koalisyon, halkın mücadelesini bastırmak, ne pahasına olursa olsun iktidarını korumak için her türlü zorbalığa başvuruyor. Bu uğurda sıkıyönetimler denendi, devlet kadroları faşistleştirildi, okullar besleme bozkurt yuvaları haline getirildi, cinayetler birbirini izledi. Ama MC, bir türlü kitlelerin demokratik direnişini kıramadı. Bu çıkmaz içinde biribirlerine düşen MC ortakları 1977 ekiminde yapılacak normal seçimlere kadar dayanamadılar. 5 Haziran'da yapılacak erken seçimlere gitmek zorunda kaldılar.

Ama 5 Haziran seçimleri de onları ürkütüyor. Demireller, Türkeşier, Feyzioğulları, onların arkasındaki gerici sermaye çevreleri, dış güçler, onların besleme bozkurtları, sarı sendikaları, Halil Tunçlar. Şide’ler kitlelerin CHP'yi iktidara getirmelerinin güçlü bir ihtimal olduğunu görüyorlar, toprağın ayaklarının altından kaydığını hissediyorlar. Kitlelerin devrimci ve demokratik muhalefeti bir CHP iktidarı ile birleşince kendileri için tehlike çanları çalabilir. Bay Demirel ve aile efradı hayali mobilya ticaretinin, kanunsuz kredilerin v.s.nin hesabını vermek üzere adli makamların karşısına çıkabilir. Besleme bozkurt örgütleri dağıtılabilir; siyasi cinayetlerin, kanlı saldırıların hesabı bu kiralık katillerden ve onları örgütleyen Frankeştayn’lardan, onları himaye eden tüm MC ortaklarından sorulabilir. İşçi sınıfının mücadelesini patronlara satan sarı TÜRK-İŞ yöneticlieri ipin ucunu tümüyle kaçırabilirler..

İşte 5 Haziran seçimlerine az bir zamanın kaldığı şu sıralarda tüm gericiler tayfasını bu derece azgınlaştıran, kudurtan bu korkudur. Siyasi cinayetler devam ederken Niksar, Şiran ve Erzincan'da AP'nin, MHP’nin örgütledikleri saldırgan grupları CHP ekibine, Ecevit ve arkadaşlarına saldırdılar. Bundan başlıca iki şey amaçlanıyordu: Birincisi seçimlere doğru mücadeleyi sertleştirmek, CHP’yi sert bir çatışmanın içine çekmek ve böylece iki yıldan beri başarılamayan bir sıkıyönetime, 12 Mart benzeri bir müdahaleye olanak sağlamak; İkincisi de, bu sağlanamasa bile CHP'yi ve kitleleri sindirmek, ürkütmek, büyük kitle gösterilerini engellemek, 5 Haziran'a doğru MC aleyhine gittikçe kabaran kitle muhalefetini durdurmak, halkı sandık başına gitmekten caydırmaktı. Aynı amaçlar 1 Mayıs törenine yapılan saldırının da nedenleridir.

MC ortaklarından herbirinin bu saldırıdan hedefledikleri birbirinin tıpkısı değildir elbette. Devlet Güvenlik Mahkemelerini, sıkıyönetimi gerçekleştiremeyen AP, bu saldırıları, solu kötülemek, ilerici halkı sandık başına gitmekten alıkoymak yönünde kullanmaya çalışmaktadır. Ama bir Türkeş için durum daha da değişiktir. O, kendisinin ve ırkçı hareketin bir bakıma son kozunu oynamakta, bir batağa düşmüş adamın can havlıyla, ortalığı kana boğarak 12 Mart'taki gibi kendi işine yarayacak bir müdahale ummaktadır. Kuşkusuz bay Türkeş ve besleme bozkurtlarını öne süren, ayakta tutan gerici sermaye çevreleri, emperyalizm ve onun karanlık örgütleridir. Bu güçler 1 Mayısta Taksim alanında işçilere ve diğer ilerici halka karşı düzenledikleri saldırıyı, döktükleri kanı bizzat solun üstüne yıkmakta ve özellikle 5 haziranda ilerici güçlerin başarısını engellemek için sömürmektedirler.

.....




Fondation-Institut kurde de Paris © 2019
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues