La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Özgürlük yolu, n° 33 - 34


Éditeur : Özgürlük Yolu Date & Lieu : 1978, İstanbul
Préface : Pages : 84
Traduction : ISBN :
Langue : Kurde, TurcFormat : 140x215 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Kur. Ara Ozg. N°33-34 (Rev. 5)Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Özgürlük yolu, n° 33 - 34

Versions

Özgürlük yolu, n° 33 - 34

Faruk Aras,
S. Sırrı Feroğlu

Özgürlük yolu

TÖB-DER’in düzenlediği Demokratik Eğitim Kurultayı 4-11 Şubat tarihlerinde Ankara'da yapıldı. Kurultaya TÖB-DER merkez organlarından görevli olanların yanısıra, her ilden seçilip gelen üçer TÖB - DER temsilcisi, çeşitli demokratik örgütler temsilcileri ve kurultay programında (bildiri sunmada ve panellerde) görev alan uzmanlar ve aydınlar katıldılar. Ayrıca, çeşitli demokratik kitle örgütleri başkan veya yöneticileri, öğretmen örgütleri eski genel başkanları, birçok CHP milletvekili, Milli Eğitim Bakanlığında üst düzeyde görevli olan birçok kişi kurultaya konuk olarak katıldılar.

Kurultayın ilk günü, TÖB-DER Genel Başkanı Gültekin Gazioğlu'nun açış konuşmasından sonra, 15 milyon üyeli Dünya Öğretmen Sendikaları Federasyonu (FİSE) Genel Başkanı Daniel Retureau, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi Genel Başkanı Ahmet Kaçmaz, Vatan Partisi Genel Başkanı Mehmet Özler, Sosyalist Devrim Partisi Genel Başkanı M. Ali Aybar ve DİSK Merkez Yürütme Kurulu Üyesi ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Aktulgalı birer konuşma yaptılar.

Onu izleyen günlerde, kurultaya çeşitli bildirgeler sunuldu, tartışıldı ve bazı ...



TÜRKİYE EĞİTİM TARİHİNDE BİR DÖNEMEÇ; DEMOKRATİK EĞİTİM KURULTAYI


TÖB-DER’in düzenlediği Demokratik Eğitim Kurultayı 4-11 Şubat tarihlerinde Ankara'da yapıldı. Kurultaya TÖB-DER merkez organlarından görevli olanların yanısıra, her ilden seçilip gelen üçer TÖB - DER temsilcisi, çeşitli demokratik örgütler temsilcileri ve kurultay programında (bildiri sunmada ve panellerde) görev alan uzmanlar ve aydınlar katıldılar. Ayrıca, çeşitli demokratik kitle örgütleri başkan veya yöneticileri, öğretmen örgütleri eski genel başkanları, birçok CHP milletvekili, Milli Eğitim Bakanlığında üst düzeyde görevli olan birçok kişi kurultaya konuk olarak katıldılar.

Kurultayın ilk günü, TÖB-DER Genel Başkanı Gültekin Gazioğlu'nun açış konuşmasından sonra, 15 milyon üyeli Dünya Öğretmen Sendikaları Federasyonu (FİSE) Genel Başkanı Daniel Retureau, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi Genel Başkanı Ahmet Kaçmaz, Vatan Partisi Genel Başkanı Mehmet Özler, Sosyalist Devrim Partisi Genel Başkanı M. Ali Aybar ve DİSK Merkez Yürütme Kurulu Üyesi ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Aktulgalı birer konuşma yaptılar.

Onu izleyen günlerde, kurultaya çeşitli bildirgeler sunuldu, tartışıldı ve bazı konularda paneller düzenlendi.
5 Şubat günü Alpaslan Işıklı tarafından «Dünya Öğretmen Örgütlenmesi» ve Sezai Kaynak tarafından «Türkiye'de Öğretmen Örgütlenmesi» bildirileri sunularak tartışıldı.

6 Şubat'ta Sendikalaşma konusunda bir panel yapıldı, «Eğitim Emekçilerinin Özlük ve Mesleki sorunları» bildirisi ve diğer bazı bildiriler sunularak tartışıldı.

7 Şubat’ta Halit Çelenk ve arkadaşlarının hazırladığı «Eğitim Yasaları ve İşleyişi» Faruk Pekin'in hazırladığı «Eğitim Tarihçesi», Yalçın Küçük’ün hazırladığı «Emperyalist-Kapitalist Ülkelerde Eğitim» ve Oya Baydar'ın hazırladığı «Sosyalist Ülkelerde Eğitim» konulu bildiriler sunuldu ve tartışıldı. «Köy Öğretmenlerinin Sorunları» konulu bir panel yapıldı.

8 Şubat’ta Hüseyin Beysülen tarafından «Az Gelişmiş Ülkelerde Eğitim», Nazif Kaleli tarafından «Sömürge Ülkelerde Eğitim», Hüseyin Solgun tarafından «Okul Öncesi Eğitim», Fakir Baykurt tarafından «Çocuk Edebiyatı» konulu bildiriler sunuldu ve tartışıldı.
«Gençliğin Eğitim Sorunları» ile «İlköğretim Sorunları ve Çözüm Yolları» konulu paneller düzenlendi.

9 Şubat’ta Tektaş Ağaoğlu tarafından hazırlanan «Sanat ve Eğitim» konulu bildiri sunuldu.
Aynı gün, orta ve yüksek öğrenim; sağlık, beslenme eğitim; kadınların eğitimi konularını içeren çeşitli paneller düzenlendi.

10 Şubat’ta Halk Eğitim paneli yapıldı. Çeşitli komisyonların hazırladıkları raporlar okundu ve kurultayın, tarihi bir önem taşıyan kapanış bildirisi oy birliğiyle kabul edildi.

MC iktidarının öğretmenlere ve demokratik örgütlerine karşı görülmemiş baskı ve saldırı şartlarında hazırlanan ve eğitim sorununun hemen tüm temel dallarında, bilimsel bir düzeyde tartışma ve öneriler getiren, kararlara varan bu kurultay, sağlanan düzen ve organizasyonla da son derece başarılı geçti. Ancak bundan da önemlisi kurultayın eğitim sorununa yeni, ileri bir bakış açısıyla eğilmesi, eğitim sorununu üretim sorunları ve diğer sosyal ilişkilerle diyalektik bağı içinde ele alması, onu emekçi sınıfların, en başta da işçi sınıfının bakış açısıyla değerlendirmesidir.

Temmuz 1976'da yapılan TÖB-DER kongresinde, demokratik eğitimle ilgili önemli kararlar alınmış, demokratik eğitimin «özde emekçi halktan yana, biçimde ulusal» olması gerektiği vurgulanmış ve bunu daha da belirlemek için bir demokratik eğitim kurultayı toplanması önerilmişti. İşte DEK, bu önerinin gerçekleşmesi oldu.

Bu kurultayda eğitim sorununa sınıf gerçeği temelinde yaklaşıldı. TÖS döneminde gerçekleştirilen Devrimci Eğitim Şûrasında da eğitim, sınıflar açısından tartışılmış ve burjuva eğitim sistemi eleştirilmişti. Ancak demokratik eğitimin ilkelerinin belirlenmesi ve burjuvazinin çıkarlarını korumaya yönelik ırkçı-şoven, asimilasyoncu eğitim sisteminin kapsamlı bir eleştirisi ve eğitim sorununun demokratik çözümüne ilişkin belirgin öneriler bu kurultayda yapılabildi. Kurultay sonrası oy birliğiyle alınan karar ise Türkiye'de devrimci ve demokratik güçlerin bir zaferi oldu.

Türkiye'de eğitim sorunu uzun yıllar burjuva demokratların sınırladığı çerçevede tartışıldı. Buna verilen ad ise «Atatürkçü eğitim» idi. Burjuvazinin, Kurtuluş Savaşı’nı izleyen yıllarda izlediği eğitim politikası, anti feodal yönüyle ilerici, «burjuva devrimci» bir nitelik taşıyordu. Burjuvazinin cabası kendi egemenliğini pekiştirmek, bunun için «ulusal birliği» sağlamak, «ulusal kültürü» yaymaktı. Elbette o, bütün bunları sınıf çıkarları açısından değerlendiriyordu. Bu nedenle de o, işçi sınıfı üstünde kurduğu baskıya uygun olarak, işçi sınıfının sosyalist, demokrat kültürünün gelişmesine razı olamazdı ve olmadı. İşçi sınıfının sosyalist ve demokrat kültürü en ağır baskılarla karşılaştı. Diğer yandan burjuvazi, ulusal bir kültür yaratma çabasında, propağandaya, ajitasyona, eğitime büyük önem vermek durumundaydı. Ulusal kültürün maddi temelinin oluşmadığı, burjuvazinin son derece zayıf olduğu, burjuva kurumların henüz pekişmediği, ülkenin kırsal ve feodal bir manzara gösterdiği şartlarda burjuvazi bakımından zorunluydu bu. Bu nedenle de, bir ölçüde anti-feodal olduğu başlangıç şartlarında bile, ulusal kültür ırkçı-şoven bir nitelikle gelişmeye başladı.

.....




Fondation-Institut kurde de Paris © 2017
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues