La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Kürdistan’a Sevgiler


Auteur : Rojan Hazim
Éditeur : Brüksel Kürt Enstitüsü Date & Lieu : 2001, Brüksel
Préface : Pages : 154
Traduction : ISBN :
Langue : TurcFormat : 135x190 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Haz. Kur. N° 792Thème : Général

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Kürdistan’a Sevgiler

Kürdistan’a Sevgiler

Rojan Hazım

Brüksel Kürt Enstitüsü

“Savaşımcı bir aileden gelen, ayrıca çok iyi bir eğitim gören Mîr Celadet, ulusunun yaşadığı zorlukları iliklerinde hissediyordu. Özellikle barbar Türk rejiminin, eğer önlem alınmazsa korkunç bir eritme politikasıyla, en başta Kürt dilini yok edeceğini sağlam bir biçimde öngörmüştü. Dilin eritildiği, yok edildiği toplumlarda ulusal kimliğin yok olacağını çok iyi biliyordu. O nedenle yayına başlarken, yayın adının da beyinlerde şimşek gibi çakması gerektiğini saptamış olmalıydı ki, Hawar koymuştu derginin adını. O hem imdat, hem çığlık, hem de yardıma çağrıydı. Aslında uyanışa, yok edilmeye karşı direnişe davetti. Öyle bir ad ki, çığlığı yankı bulmalıydı. Ve buldu! Hawar bir şimşek gibi çaktı ve Kürdistan dağlarında yankılandı, ulaşabildiği her Kürt alanında ulusal uyanışa neden oklu ve tüm Kürdistan’dan yazar ve okur bileşimi yaratarak ulus sesi oldu.”

“Kuşkusuz Hawar bir “dinsel ahit” değildir. Hawar, yayıncılık yaşamında bilimsel ölçüleri temel aldı ve bugün o değerlendirilip izlenirken de aynı bilimsel titizlik ve kriterlerle sadece bir arşiv dergisi olarak değil, aynı zaman da eğitim öğretim materyali olarak da kullanılmalıdır.

Hawar’ın hawarı yankı bulsun!”



ÖNSÖZ YERİNE: DÜŞSEL BİR NAME


Bir düşümüz var.
Veya bir hayalimiz.
Ya da rüya!
Biz sadece Türkçeye saygıdan ötürü Türkçesini yazdık başa.
Dillerin anlaşma eylemini herzaman sevinçle karşılar, en azından kullanarak destek veririz.
Bitek Türkçeden haberli etnikçi ve de etnik arındırmacı Türk kavmi, başka dillere ne denli saygısız olsa da, bu bizim temiz ve doğru hasletimizi etkilemez.

Türkçeyi dil olarak seviyoruz ve kullanırken de en iyi, güzel ve doğru bir biçimde kullanmaya çalışıyoruz. Başla dedik bir düşümüz var diye.
Ama dilimiz başka, o nedenle de düşümüzü Türkçe görmüyoruz.
Düşümüzü Kürtçe görüyoruz.
Türkçe görmediğimiz bu düşü, etnikçi Türk kavmi ve Türkçe konuşan Kürtler anlasın diye Türkçe "tabir” ediyoruz.
Mistik deyimle "rüya tabiri” denirdi ya eskiden.

Bir düş görüyoruz, ama bir gecelik değil, anlık ya da günlük de değil.
İnatçı ve anlaşılıyorki uzun zamanlı bir düş görüyoruz. Bir düş görüyoruz, ama kesintisiz.
Bir düş görüyoruz, ama kendini tekrarlamayan sahnelerle dolu bir düş.
Sürekli yeni karelerle eklemli, heyecanlı, bol serüvenli bir düş görüyoruz.
Bu düşü kâbuslara rağmen, kabussuz görüyoruz.
Ve bu düşü isteyerek, arzulayarak, aşkla görüyoruz. Aslında biz bu düşü görmek istediğimiz için görüyoruz. Ve yine biz bu düşü kurgulayarak görüyoruz.

Ne zamandan beridir bu düşü mü görüyoruz?
Bin yıllardır dememiz gerekiyor.
Daha ne kadar mı sürecek bu düş görmemiz?
Sürecek ama aynı kulvarda değil.
Alanı, senaryosu, oyunu ve en önemlisi amacı değişecek düşümüzün.
Bu bir kesinti yaratmayacak ilk düşümüzle.
İlk düşümüz bir özgür yurt toprağıdır.

Bu sürekli ve kesintisiz düşümüzün ilk ama olmazsa olmaz evresidir.
Bu düşümüzü sindire sindire, doyasıya yaşamamız gerekiyor.
Sonra düşümüzü bölmeden, ikinci yarısını görmeye devam edeceğiz.
Bu ikinci etap mutluluklar ülkesi düşü olacak.
Bu düş süreklileştirilecek.

Bu düşün asla sarsılmaması, bu büyüsel düşün bozulmaması gerekir.
Özgür bir yurt ve o topraklarda mutlu insanlar!

.....





Fondation-Institut kurde de Paris © 2017
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues