La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Doğu Anadolu'nun Türklüğü


Auteur : Mehmet Eröz
Éditeur : Türk Kültür Yayını Date & Lieu : 1975, İstanbul
Préface : Pages : 176
Traduction : ISBN :
Langue : TurcFormat : 135x195 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Ero. Dog. N° 845Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Doğu Anadolu'nun Türklüğü

Doğu Anadolu'nun Türklüğü

Mehmet Eröz

Türk Kültür Yayını


Okumuşumuz olsun, cahilimiz olsun, Doğu illeri ha itana hemen «Kürt» der, çıkar. Hiç hatırına getirmez ve hatta bilmez ki, Doğu illerinde yerli şehir Türkleri, Türkmenler, Karapapaklar, Azeriler de yaşamaktadır. Dahası var. Kürt diye anılan insanlar Kurmanç ve Zaza adı verilen iki büyük zümreye ayrılmaktadır. Bunlardan Zaza’lar, Kürtlüğü katiyen kabul etmeyip, Kurmanç’ların Kürt olduğunu söylerler. Tabii, bazı Karahanlı ve diğer Zaza oymakları bu hükmün istisnasını teşkil ederler. Onlara göre, bir Kürt ırkı vardır ve Kurmanç’larla Zaza'lar bu ırkın şubelerini teşkil eder. Beynelmilel cereyanlar da böyle sun’i bir ırk yaratıp, Türkiye'yi parçalamak istediğinden, memleket sathında filizlenme imkânı bulan bu muzır fikirleri yeşertmek için çırpınırlar. İşin bir de küskünlük tarafı vardır. Kürt deyip çıkışımız, birçok kimseyi gücendirmekte, bir kısmını bozuk ideolojilerin kucağına atmaktadır. Vaktile merhum Ziya Gökalp bile bunun ezikliğini ...



ÖNSÖZ


Bu kitap, daha önce çeşitli yerlerde yayımlanmış olan, bu konudaki yazılarımızın bir araya getirilmesi ile meydana çıkmıştır. Aynı konu etrafındaki bahisler arasında bir tutarlılık, bir insicam olduğu söylenebilir. Her bahis, başlıbaşına bir ağırlık taşımakta; üzerinde titizlikle ve gayretle çalışılmış olmanın damgasını ihtiva etmektedir. Bu bakımdan küçük bazı tekrarların bile yarayışlı olacağına inanıyoruz.

Mes'elenin daha sistemli bir şekilde incelenmesi, uzun çalışmaları gerektirmektedir. Tarihi, etnografik ve dille ilgili bütün vesikalar aranmalı; yerinde, cemiyet ve kültür araştırmaları yapılmalıdır. Böyle yoğun bir çalışmanın sonundadır ki, bir senteze, bir terkibe varılabilir; bir eser meydana getirilebilir, inşallah böyle bir eseri hazırlıyacağımızı umuyoruz. Böyle olmakla beraber, şu haliyle bile bu kitap, günün ihtiyaçlarına, Türkiye’nin bu konu ile ilgili meselelerine, bir derecede cevap verebilecek seviyededir sanırız. Daha önce yayınlanan bazı bölümlerinin gördüğü ilgi ve teşvik dolayısiyle, bu hükme varıyoruz. Epeyce mektup aldık. Meselâ Siverek'ten Karakeçili Aşireti Beyi Mükrim Bey yazdığı mektupta, «ilminizle, bizim Türklüğümüzü ispatladığınız için size minnettarız,» diyordu. Doğubeyazıt’ın veya Diyadin'in «Kanlı» köyünden olup, yedeksubaydan arkadaşım, geçen yıl Hakkın rahmetine kavuşan, genç yaşta göç eden, ortaokul hocası Fevzi Aladağ, bu yazıları okuyunca son derece sevinmiş, bizi candan kutlamıştı. İstanbul Hukuk Fakültesine de devam ediyordu. Yazın Ağrı’ya gidince, köy köy dolaşıp bu konuda seminer yapacağını, öğretmenlere anlatacağını, Ağrı gazetelerinde tefrika ettireceğini söylemişti. Herhalde yapamadı; ömrü vefa etmedi. Büyük Türk kollarından, uluslarından biri olan Kanglı Türklerine mensup olan ve «Kürt» adı altında ayrı bir kavme mensupmuş gibi gösterilmek îstenen cemaatler içinden yetişmiş olan, bu temiz Türk çocuğunun, Türklüğünün ispat edilmesi karşısındaki sevinci görülecek, ibretli bir şeydi. «Ben yıllardır böyle birşey bekliyordum; bunu arıyordum. Bunu sen yaptın» demiş ve ölmeden bu zevki tatmıştı. Nur içinde yatsın.

Bu misallere dayanarak, kitabımızın faydalı olacağına inanıyoruz. Aynı menşeden gelen; tarihî ve İçtimaî kader birliği olan Türk zümrelerini bölmek; millî birliğimizi ve dirliğimizi bozmak; vatanımızı yıkmak isteyenlerin oyunlarına karşı, eserimizin uyarıcı ve aydınlatıcı tesirleri olursa, kendimizi bahtiyar sayacağız.

Mehmed Eröz
İstanbul, Nişan 1975



Doğu Anadolu Halkı

Okumuşumuz olsun, cahilimiz olsun, Doğu illeri ha itana hemen «Kürt» der, çıkar. Hiç hatırına getirmez ve hatta bilmez ki, Doğu illerinde yerli şehir Türkleri, Türkmenler, Karapapaklar, Azeriler de yaşamaktadır. Dahası var. Kürt diye anılan insanlar Kurmanç ve Zaza adı verilen iki büyük zümreye ayrılmaktadır. Bunlardan Zaza’lar, Kürtlüğü katiyen kabul etmeyip, Kurmanç’ların Kürt olduğunu söylerler. Tabii, bazı Karahanlı ve diğer Zaza oymakları bu hükmün istisnasını teşkil ederler. Onlara göre, bir Kürt ırkı vardır ve Kurmanç’larla Zaza'lar bu ırkın şubelerini teşkil eder. Beynelmilel cereyanlar da böyle sun’i bir ırk yaratıp, Türkiye'yi parçalamak istediğinden, memleket sathında filizlenme imkânı bulan bu muzır fikirleri yeşertmek için çırpınırlar. İşin bir de küskünlük tarafı vardır. Kürt deyip çıkışımız, birçok kimseyi gücendirmekte, bir kısmını bozuk ideolojilerin kucağına atmaktadır.
Vaktile merhum Ziya Gökalp bile bunun ezikliğini duymuş, araştırmalar yapmış, sonunda huzura ermiştir. Meseleyi onun kaleminden takip edelim: «Benim gibi Vilâyatı Şarkiye ahalisinden bulunanlara da Kürt milliyetini izafe ettiklerini gördüm...




Fondation-Institut kurde de Paris © 2017
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues