La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Susurluk belgeleri - II


Auteur : Veli Özdemir
Éditeur : Scala Date & Lieu : 1997, İstanbul
Préface : Enis Berberoğlu Pages : 462
Traduction : ISBN : 975-7132-16-0
Langue : TurcFormat : 140x195 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Ozd. Sus. (2) N° 2150Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Susurluk belgeleri - II

Versions

Susurluk belgeleri - II

Veli Özdemir

Scala

Gazeteci Veli Özdemir, Meclis Komisyonu ifade tutanaklarını, tam metin halinde, “Susurluk Belgeleri” adıyla yayınladı. Polis roman gibi sürükleyici... Okuması keyifli... Dahası Komisyon’un kamuoyundan esirgediği tüm isim ve ilişkiler mevcut. Yani Yüce Meclis’in denetim görevi, “Özelleşmiş” gibi.
- Enis Berberoğlu / Hürriyet

Bu kitap okunmadan, Susurluk olayını anlamak ve çözmek mümkün değil.
- Mehmet Ali Birand / Sabah

Veli Özdemir, üstü örtülmekte olanın arka planını anlayabilmemizi kolaylaştıran, bir eser sunuyor bize. Özdemir, bir araştırmacı gazeteci ve bu tür çalışmalarda nelerin öne çıkması gerektiğini iyi biliyor. Bu nedenle, kendi yorumunu, olaya ilişkin politik yorum ve değerlendirmelerden daha çok, elde ettiği belgelere, ifade tutanaklarına dayandırıyor. Olayı bir bütünlük içinde görmemizi sağlıyor...
- Tevfik Taş / Evrensel Kültür Dergisi

Yayınevi tutanakları hem komisyondan önce, hem de olduğu gibi yayınlarken, Susurluk konusunda gazetelerden öğrenemediklerimizi öğrenmemize imkân tanıyor. Kitap, sızan yüzeysel ve yetersiz bilgiler bir yana, devletin nasıl yönetildiği konusunda, ne kadar da cahil olduğumuzu ortaya çıkaran bir “istihbarat romanı” gibi kışkırtıcı, merak uyandırıcı ve hayret verici...
- Dilâver Demirağ / Matb...



SUNUŞ

Elinizdeki kitap, Susurluk Belgeleri'nin ikinci cildi. Gazeteci Veli Özdemir yine titiz bir çalışma ile TBMM Susurluk Komisyonu'ndaki ifadeleri topladı, yayına hazırladı.
Bu belgelerin tarihi önemi büyük.

Çünkü Susurluk'taki hesaplaşma kamuoyunun büyük bölümünün sandığı veya inandırıldığı gibi kamyonun Mercedes'e çarpması ile başlamadı.
Haftalar önce Aydınlık Dergisi'ne sızan MİT raporu devletin güvenlik ve istihbarat birimleri arasında patlak veren kavganın ilk habercisiydi.

Üstelik derin devletin dışa vuran çelişkisi "kişisel çıkar" kaynaklıydı. Bazı devlet görevlileri diğerlerini "devlet hizmeti" görürken yoldan çıkarak kişisel çıkar peşinde koşmakla suçluyorlardı.
Susurluk kazasından çok önce tartışılmaya başlayan bu iddialar Mercedes sayesinde kamuoyuna maloldu. Böylece toplumun hakemliğine başvuruldu.
Zaten başka da çare kalmamıştı.

Çünkü üç ana kuvvetten "yürütme" organının Susurluk'u çözmeye ne gücü ne de niyeti vardı. Hacı Başbakan "fasa-fiso" dedi, Yardımcısı Bacı Susurluk kahramanlarına sahip çıktı.
Anayasal ikinci kuvvet, yani TBMM Susurluk'u araştırmak için Komisyon kurdu, her partiden temsilciler aldı. Elinizdeki kitap yasama organının da Susurluk karşısındaki çaresizliğinin somut belgesidir.

Son umudumuz yargı olacak kaldı.
Susurluk sanık ve tanık ifadelerini okurken dikkat edin.
Derin devletin tartışılmasını uygun bulmadığı çok ipucuna rastlayacaksınız.
İstihbarat ve kolluk güçleri arasındaki çıkar kavgası, Güneydoğu'daki fail-i meçhul cinayetler, politik koruma kaygıları... Hepsi bu kitapta.

İsterseniz polis romanı gibi okuyun, dilerseniz politik itiraflar niyetine kabul edin.
Yeter ki okuyun, anlayın.

Enis Berberoğlu
27.09.1997



Susurluk Belgeleri II

Susurluk olayının kilit isimlerinden Ömer Lütfü Topal'ın avukatı Ekrem Marakoğlu "çok şey bilenlerden" biri. Ekrem Marakoğlu, Susurluk olayını şöyle tanımlıyor:
"(Susurluk) Bir çamaşır sepetidir, kamyon bunun kapağına çarpıp attı, çamaşırlar sepetin içinde duruyor. Herkes sepetin içinde hasmının kirli çamaşırlarını arayıp çıkartmaya, siyasi malzeme olarak kulanmaya çalışıyor. Bunu yaparken kendi kirlilerini, hepsi birlikte de göğüsünde 'menfaat' yazan tişörtleri sepetin dibine doğru itiyor. "(*)

Ekrem Marakoğlu'nun bu sözleri hem Susurluk kazasıyla ortaya çıkan ilişkileri, hem süreç içerisinde Susurluk'u çözme iddiasında bulunan devletin ilgili-bilgili yetkililerin tavrını, hem de değişen siyasi pozisyonuna göre iftar topu gibi kuru sıkı atan politikacıları tanımlıyor.
Susurluk kazasının üzerinden 11 ay geçti. Bu sürede Meclis'te kurulan komisyona yaklaşık 75 bin sayfalık belge ulaştı. Bunlardan bir çoğu basına yansıdı bir çoğu da devletin yüksek menfaati gereği(!) rafa kaldırıldı. Birçok belge de basına yansımasına rağmen komisyona gönderilmesine bile gerek duyulmadı.

"Susurluk Belgeleri" adlı iki ciltlik bu kitapta yeralan belge niteliğindeki tutanaklar, sepetin içindeki kirli çamaşırların kime ait olduğunu, hangi ilişkiler sonucu kirlendiğini, sepetin üstündeki kirli çamaşırların, sepetin dibine nasıl itilmek istendiğini ortaya koyuyor. En önemlisi de Susurluk'un topluma maliyetini... Bu da kitabın hazırlanması ve yayınlanmasındaki öncelikli amacı belirliyor.

Bu kitapta yeralan begleler, Meclis yeminli stenograflarının ifadeler alındıktan hemen sonra komisyon başkanlığına sundukları ham tutanaklardır. Biz de tarihi açıdan önem taşıyan bu belgeleri, noktasına virgülüne dokunmadan olduğu gibi yayınlanmasına özen gösterdik. Tutanaklardaki cümle bozuklukları, noktalama işaretlerindeki yanlışlık ve ifadelerdeki kopukluklar da dolayısıyla kitaba aynen yansıdı.

Susurluk gerçeği aydınlatılabilecek mi? Sepetin içindeki kirli çamaşırlar ve sahipleri ortaya çıkacak mı? Mevcut anayasa ve devlet yapılanması korunduğu sürece bu çok mümkün görünmüyor. Ancak, Susurluk kazası sonrası kendi gerçeği ile yüzleşen kamuoyu, tüm manüplasyonlara rağmen vicdanında gerçeği bulacaktır.

Veli Özdemir
2 Ekim 1997 (*)

(*) Açan Necdet; Aktüel Dergisi, I Ekim 1997, Sayı 325, Syf. 36.


Birinci Bölüm

İbrahim Şahin
Özel Harekat Dairesi Başkanvekili

Tarih: 7.01.1997
Başkan: Mehmet Elkatmış

BAŞKAN — İbrahim Bey hoşgeldiniz.
Bizim sizi niye çağırdığımızı zannedersem biliyorsunuz o olayları, bu özel timin başında siz bulunuyorsunuz.
İbrahim Şahin —Evet.

Başkan — Özel tim mensuplarından bazılarının bazı olaylara karıştığı, mesela Ömer Lütfü Topal cinayeti gibi olaylara karıştırıldığı, onun sanığı olduğu iddia ediliyor, birtakım yasadışı işlemlerin yapılması için size emirler verildiği, bu işin başında sizin bulunduğunuz ve bu olaylara dolayısıyla sizin de karıştığınız, keza Tank Ümit'i sizin kaçırıp öldürttüğünüz, Çatlı ile ilişkileriniz, mafya ile ...




Fondation-Institut kurde de Paris © 2019
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues