La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

PKK IV. Kongresine sunulan Politik Rapor


Éditeur : Serxwebûn Date & Lieu : 1992, Köln
Préface : Pages : 250
Traduction : ISBN :
Langue : TurcFormat : 130 x 195 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Oca. Pol. N°7059Thème : Politique

PKK IV. Kongresine sunulan Politik Rapor

PKK IV. Kongresine sunulan Politik Rapor

Abdullah Öcalan


Serxwebûn


İnsan toplumu tarihte kolektif bir çabanın ürünü olarak ortaya çıkar. Bu, ilk insan kümesinden başlayarak günümüze kadar sürüp gelen bir gerçektir. Topluluğun düzeyini, o günün tekniği, düşünce ve tasarım gücü belirliyor. İnsan toplumu bu temel ilke üzerinde gerçekleşiyor. Tek başına insan veya bir başına insan toplulukları insanlığı fazla ifade etmiyorlar. İnsanlığın kuruluş ilkesi budur. Ve insanlık devam ettiği sürece, bu ilke de değerinden bir şey kaybetmeden varlığını sürdürmeye devam edecektir.
İnsanlığın artı-eksi kutuplarda toplanması, sömüren-sömürülenler olarak ...


İçindekiler

Yayιnevinin notu / 5

I. Bölüm
Günümüzde insanlığın varmış olduğu gerçek
İnsanlığın durumu / 9
Hızlanan son siyasal gelişmeler / 23
Türkiye'de durum / 31

Kürdistan'da durum
Dönemeçte bir halk / 39
Devrimimizi etkileyen bazı gelişmeler ve halk iktidarı olasılığı / 49

II. Bölüm
Mücadelede parti öncülüğü ve parti sorunlarımız
Mücadelede öncülük sorunu / 69
Partileşme sorunlarımız / 85
Mücadelede parti öncülüğüne ulaşalım ve zaferin teminatı yapalım / 99
Görevlere yaklaşım üzerine / 121
Partileşme sorunlarının çözümünde birkaç söz / 139

III. Bölüm
Silahlı mücadele sorunlarımız
Silahlı mücadele sorunlarımız ve gerilla / 147
Cephe ve cephe eylemlerine ilişkin / 179
Kürdistan halkına dayatılan büyük vatansızlaştırma hareketine karşı büyük vatanseverlik savaşımımızda zaferi mümkün kılacak çalışma ve vuruş tarzıyla hedeflerimize yürüyelim / 201

Talimat
Tüm partililer! IV. Kongre hazırlık sürecine ve bu temelde yeniden
Parti-Cephe-Ordu inşa faaliyetlerine tüm gücümüzle katılalım / 229


YAYINEVİNİN NOTU

PKK Genel Sekreteri Sayın Abdullah Öcalan'ın PKK IV. Ulusal Kongresi'ne sunduğu ve 25-31 Aralık 1990 tarihlerinde gerçekleştirilen kongrede onaylanarak parti görüşleri olarak benimsenen Politik Rapör'u okuyucularımıza ve kamuoyuna sunuyoruz.

Politik Rapor, reel sosyalizmin iflası ile birlikte sosyalizm üzerine tartışmaların yoğunlaştığı, insanlığın sorunları ve çözüm yolları¬nın can alıcı önem kazandığı bir süreçte, yine emperyalizmin "yeni dünya düzeni"ni egemen kılmak için Ortadoğu'da savaş hazırlıklarını yoğunlaştırdığı bir dönemde doğdu. Bu açıdan da sosyalizmin ve insanlığın temel sorunları ve mevcut durumdan çıkış yolları, onun en temel konularından birini teşkil etti.

Böylesine önemli bir süreçte Kürdistan devrimi, önemi artan ve etkileri yalnızca Kürdistan'la sınırlı kalmayacak bir devrim olarak öne çıktı. Etkileri tüm bir bölgeyi ve insanlığı saracak denli büyük olan bu devrimin sorunları, bu açıdan daha da önem kazanmaktaydı. İşte Politik Rapor, Kürdistan devriminin öncülük sorunlarını, halkın örgütlenmesi ve eyleme geçirilmesi sorunlarını, gerilla mücadelesinin sorunlarını kapsamlıca ele alıp irdeleyerek, çözüm yolları ortaya koyarak tarihin bir aşamasında önemli rol oynamıştır.

PKK IV. Ulusal Kongresi'nin dayandığı temel belge olarak da büyük anlamı olan Politik Rapor'u, bütün bu açılardan önemli bir belge olarak değerlendiriyor ve kamuoyuna sunmakla önemli bir görevi yerine getirdiğimiz inancını taşıyoruz.

Weşanen Serxwebûn

I. Bölüm

Günümüzde insanlığın varmış olduğu gerçek

İnsanlığın durumu
İnsan toplumu tarihte kolektif bir çabanın ürünü olarak ortaya çıkar. Bu, ilk insan kümesinden başlayarak günümüze kadar sürüp gelen bir gerçektir. Topluluğun düzeyini, o günün tekniği, düşünce ve tasarım gücü belirliyor. İnsan toplumu bu temel ilke üzerinde gerçekleşiyor. Tek başına insan veya bir başına insan toplulukları insanlığı fazla ifade etmiyorlar. İnsanlığın kuruluş ilkesi budur. Ve insanlık devam ettiği sürece, bu ilke de değerinden bir şey kaybetmeden varlığını sürdürmeye devam edecektir.

İnsanlığın artı-eksi kutuplarda toplanması, sömüren-sömürülenler olarak ayrışması, çeşitli fiziksel nedenlerden dolayı farklılaşması insanlığın bir ve bütün olarak oluştuğunu dıştalamıyor.

Günümüze geldiğimizde, insanlığın karşı karşıya olduğu sorun-lar ele alındığında, insanlığın bu karakterini iyi bilmek gerekiyor. Eğer, sosyalizm bir bilimse ve bu bilimsel gerçekliğe oturan devrimci çözümlerle insanlığa yol aldırmayı önümüze koymuşsak, insanlığın kuruluş ilkesini hareketimizin tabanına kendi ağırlığınca oturtmak zorundayız.

Bütünü birbirinden kopararak değil, kendi içinde çözüme ulaştırmak kuruluş ilkesinin özüne uygun hareket etmektir. Bu, insanlığın kendi içinde bölünmüş olduğunu -sınıflar, uluslar olarak- red anlamına gelmez. Anlaşılması gereken, tekil çözümlerin kendi sınırları içindeki yetmezliğidir. İnsanlığı ilgilendiren her ciddi sorun ve onun çözümü bütünü mutlaka ilgilendirmek zorundadır. Bir sorun karşısında ulusal çözümde fazla ısrarlı davranıldı mı, ulusal çözüm herşeyin üzerine çıkarıldı mı orada ortaya çıkan durum şovenizm olur. Bu faşizmde üstün ırk anlayışına kadar götürebilmiştir. İnsanlık bu gerçeği yaşamıştır.
Tekil çözümlerin abartılması, insanlık sisteminden koparılmaya çalışılması bilimsellikten çıkmayı, hayalciliğe dalmayı birlikte getirecektir. Bu, yaşamı çarpıklaştırır ve kendisi ile birlikte çözümü değil, çözümsüzlüğü geliştirir.

İnsanlığın gelişim sorunlarına dayatılan "çözümler çokça ileri sürüldü ve “uygulandı". Ama, bugün varmış olduğumuz noktada, insanlığın oldukça çözümsüz bir devreyi yaşadığından söz ediliyor. Bunun bir gerçeği ifade ettiği inkar edilemez bir durumdur. Bunun nedenleriyle en fazla ilgilenmek zorunda olanlar hiç kuşkusuz, üyelerinin özgür ve karşılıklı hak eşitliği içinde olduğu bir dünya toplumu yaratma hedefinin sahipleri olan biz sosyalistleriz.

Bilimsel sosyalist teorilerin yapıldığı günden bugüne birbuçuk asır geçti. Sosyalizm adına devrimler yapıldı, "sosyalist toplumlar" yaratıldı. Genel ifadelerle, dünya insanlığına doğru "pratik adımlar" atıldı. Oysa bugün herşeyin "alt-üst" oluşundan söz ediliyor; sil baştan deniliyor. Özcesi, pratik çözümlerin çözümsüz kaldığı ve insanlığın 20. yüzyılın sonundaki bunalımının bir gerçek olarak kendini önümüze serdiği görülüyor.

Eşitlik ütopyası güzeldir. Özgürlük isteyen çabanın yaratıcı geliştirici özüne bağlılığı ifade eder. Bu, aynı zamanda tüm değerlerin ve elbette insanlığın temeli olan emeğin özgürleşme istemidir. Kuşkusuz, geçerliliğini her zaman da koruyacaktır. Çalışanlar kazansın; üretenler ürettikleri emek oranında paylaşsınlar; yaşamak için gelinen dünyada, insanlar ihtiyaçları olan herşeye sahip olsunlar! İnsana, insanlığa yaraşan budur. Bu oldukça ideal bir hedeftir ve gerçektir.

Gerçekliğini her zaman koruyacak olan bu ütopya adına atılan pratik adımların bugün bu ütopyayı zıddına dönüştürdüğünü, dönüştürmeye başladığını görüyoruz. 20. yüzyılın sonuna geldiğimiz günümüzde, insanlığın gündemindeki en önemli sorun bu olmak-tadır.

70 yıl önce insanlığın gündeminde olan bu ütopyanın ilk pratik adımı olarak kabul gören Ekim Devrimi idi. Bugün, Ekim Devriminin açmış olduğu pratik bir sürecin geriye dönüşüdür. Şu bir gerçek ki, insanlık 70 yıldır karşılıklı kutuplaşmanın etkisi altında yol alıyor. İnsanlığın bugün varmış olduğu aşama, bir aşıra yakın bir ...


Abdullah Öcalan

PKK IV. Kongresine sunulan
Politik Rapor

Serxwebûn

Weşanên Serxwebûn
PKK IV. Kongresine sunulan
Politik Rapor
Abdullah Öcalan

Weşanen Serxwebûn 52

Birinci baskı: Mart 1992

Herausgeber:
Agri Verlag
Vogelsanger Str. 286
D-50845 Köln



Fondation-Institut kurde de Paris © 2026
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues