VersionsSeçme Yazılar - I [Türkçe, Köln, 1986]
Seçme Yazılar - II [Türkçe, Köln, 1986]
Seçme Yazılar - III [Türkçe, Köln, 1988]
Seçme Yazılar - IV [Türkçe, Köln, 1988]
Seçme Yazılar - V
Abdullah Öcalan
Serxwebûn
Günümüzde kendi gerçeğimizi kavrayış, her-hangi bir dönemde olduğundan çok daha güçlüdür. Herkes kendi gerçekliğine bir daha koparılmamacasına sarılıyor. Sizler de yaşama konusunda şimdi daha iddialısınız; ölüm sizi korkut-muyor. Birlik denilen olay gelişmiştir. Tarihte en birleşmeyen halk biz iken, şu anda dünyada en çok birleşen bir halk durumuna geliyoruz. Belki de bizim kadar birliği zorlayan bir halk yoktur. Reel sosyalizmin 70 yıllık pratiği yıkılır, çözülürken, dünyanın en geri ve en birleşemez halkı olarak tanınan halkımız müthiş birleşmeye gidiyor. Halk kendisine sahip çıkmaya kararlıdır. Gelecek iyi kestirilmiştir. Her şeyden önce geleceği gerçekten sağlam kestirme, devrimci ve bilimsel temelde geliştiren öngörü, hiçbir harekete nasip olmayacak kadar PKK'ye nasip olmuştur. Bazen umut en değerli katıktır ve bugün umudun . fen görkemlisi PKK'dediç Bu umut zindanları çatlatıyor, aç-susuz dağları en yaşanılmasι gereken kutsal alanlar durumuna getiriyor.
İçindekiler
Yayınevinin notu / 9
Kürdistan'da durum ve ulusal kurtuluş mücadelemizin içinden geçeceği
yeni mücadele dönemi / 15
Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin geliştirmek istedikleri
ulusal-kültürel özerklik üzerine / 31
Alman emperyalizminin açtığı PKK Davası ve ardındaki nedenler / 55
Gelecek 10 yılın zaferini yakalamak, geçmiş 10 yılın derslerini sağlam çıkarıp bu temelde önderlik gerçeğine son derece hakim olmakla mümkündür / 73
Geçmiş 10 yılın dersleri büyük eğitici değere sahiptir / 76
Gelecek 10 yılın zaferinin militanları olmak gerekir / 98
15 Ağustos kahramanlık atılımının 5. Yılında çağımız gericiliğine karşı kazanan Kürdistan halkı ve ilerici insanlık olmuştur / 115
15 Ağustos Atılımı'nı doğru tanımlamak gerekir / 115
Düşman her alanda iflas etmiş, Kürdistan sorunu kendisini en yakıcı bir gündem maddesi olarak ortaya koymuştur / 128
Kürdistan sorunu karşısında askeri yöntem çıkmazda, politik çözüm bulunamıyor / 131
Gerilla savaşımız önümüzdeki dönemde gündeme daha çok damgasını vuracak,
çözümün anahtarı olacaktır / 143
Türkiye devrimci-demokratları Kürdistan devriminin yolaçtığı tarihsel gelişmelerden
yetkince yararlanmalıdır / 154
Partili kadrolar geldiğimiz aşamanın gereklerine uygun
militan ölçülere ulaşmalıdırlar / 156
Sömürgeci Türk devleti kör şiddet politikasıyla hiçbir yere gidemeyeceğini bilmeli, halk evlatlarını suça bulaştırmanın hesabını vermelidir / 161
Sağduyu sahibi her kişi, güç ve çevre bu haklı mücadeleye destek vermelidir / 162
Özel savaş cephesinin durumu ve devrimci savaşımızın geliştirilmesi üzerine / 167
PKK tarihinin temel değerlendirme dönemleri / 167
Özel savaş cephesinin durumu ve devrimci gelişme olanakları/ 182
Devrimci savaşımın gelişmesini engelleyen anlayış ve tutumlar / 203
Özel savaşı boşa çıkaracak doğru devrimci yaklaşımlar/ 214
1990 yılına yönelik perspektifler / 225
PKK'de gerçekleşen sosyalizm
ve kesinleşen halk kimliğimiz / 245
PKK, büyük bir kararlılık ve sorgulama hareketidir / 246
PKK'de silahı siyaset yönetir / 261
PKK, Kürt halkının kimliğini kazanması, uluslararası alanda hak ve adaletin
temsil edilmesidir / 273
PKK savaşımı, insanlık ülkülerinin en güçlü savunmasıdır / 278
Güncel siyasal durumun özellikleri ve çıkarılması gereken sonuçlar / 289
Dünya dengesindeki değişim süreci / 290
Ortadoğu bölgesinin durumu / 293
Türkiye'nin çıkmazı ve çözüm yolları / 296
Kürdistan'da devrimin dayatıcılığı ve bölgesel rolü / 303
Özel savaş sisteminin psikolojik boyutları ve buna karşı yurtseverlik görevlerimiz / 311
Türk devlet sistemi özel savaş temelinde şekillenmiştir / 313
Kürdistan'da sömürgecilik baştan aşağıya özel savaşla örülmüştür / 316
Özel savaşın şekillendirdiği tip en düşürülmüş ve tehlikeli tiptir / 322
Vatandan kopuş, psikolojik özel savaşın en vahim sonuçlarından biridir/ 328
12 Eylül faşizmi tüm toplum yaşamını özel savaş temelinde biçimlendirmiştir/ 332
PKK, özel savaş sistemi ile onun psikolojik boyutuna alternatif devrimci yaşam
ve kişiliğin «yaratıcısı ve temsilcisidir / 336
PKK'li olmak, her koşul altında yeniden doğuşlar yapabilmektir / 345
Talimatlar / 375
Güneybatı eyalet komitesine ve tüm yoldaşlara! / 377
Bir kez daha çalışma tarzımızın düzeltilmesi üzerine! / 395
Türkiye faaliyetlerine katılan bir grup yoldaşa! / 415
Parti üyelerine, ordu komutanlarına,
tüm savaşçılara ve cephe çalışanlarına! / 425
YAYINEVİNİN NOTU
İlk cildini Ağustos 1986'da, dördüncü cildini ise Ağustos 1989'da yayınladığımız Seçme Yazıların beşinci cildini de okuyu-cuya sunuyoruz. Bu cilt, PKK Genel Sekreteri Abdullah Öcalan yoldaşın 1989 ve 1990 yıllarındaki bazı değerlendirmelerinden oluşuyor. Bu iki yılın, hem dünyada ve hem de Kürdistan'da politik ve pratik mücadele açısından dopdolu geçen iki yıl olduğu ger¬çeği dikkate alınırsa, Abdullah Öcalan yoldaşın değerlendirmelerinin bunlardan ibaret olmadığı kolaylıkla anlaşılır. Parti, cephe, ordu, sosyalizm, kadın hakları ve din sorunu gibi temel konularda yapılan kapsamlı değerlendirmeler kendi özgüllükleri içinde ayrı kitaplar olarak yayınlandığı için. Seçme Yazılar'ın bu cildi, daha çok, değişik politik güçlerin Kürdistan'a yönelik politik çabalarını ve bu çerçevede yaşanan politik-pratik mücadeleyi içeren yazılardan oluşmaktadır.
Bu ciltte yer alan ilk üç yazı, "Kürdistan'da durum ve ulusal kurtuluş mücadelemizin içinden geçeceği yeni mücadele dönemi", "Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin geliştirmek istedikleri ulusal-kültürel özerklik üzerine" ve "Alman emperyalizmi-nin açtığı PKK Davası ve ardındaki nedenler" başlıklı yazılar, İran-lrak savaşı sonrasında ve PKK'nin yürüttüğü ulusal kurtuluş mücadelesinin önlenememesi karşısında emperyalizmin ve Kürt işbirlikçilerinin sömürgeci devletlerle de işbirliği içinde Kürdistan a yönelik faaliyetlerini izah etmesi açısından birbirinin tamamlayıcısı niteliğindedir. PKK Genel Sekreteri Abdullah Öcalan yoldaş, ilk yazıda, İran-lrak savaşı ve Halepçe katliamı ardından işbirlikçi güçlerin tam bir bozgun halinde Güney Kürdistan ı terketmesi sonrasında Kürdistan'daki durumu ve değişik güçler arasındaki mücadelenin nasıl gelişeceğini incelemektedir. İkinci yazıda ise, "ulusal-kültürel özerklik" sloganının anlamını açıklamakta ve emperyalist metropollerde yükseltilen bu sloganla ne yapılmak istendiğini ortaya koymaktadır. Üçüncü yazı, TC'nin istemi üzerine NATO düzeyinde açılan ve Alman emperyalistleri tarafından yürütülen ve halen de sürdürülmekte olan Almanya'daki PKK davalarının nedenlerini ve amaçlarını kısa, özlü ve tam olarak vermektedir.
1987 yılından itibaren Kürdistan sorununun NATO gündemine alındığı ve PKK önderliğindeki ulusal kurtuluş devriminin tasfiye edilmeye çalışarak, sömürgeciliğe ve işbirlikçiliğe nefes aldırma faaliyetinin bu çerçevede yürütüldüğü bilinmektedir. 1988 yılın-dan beri bu çerçevede yaşanan yoğun bir mücadele vardır. Almanya'daki PKK davaları, emperyalist metropollerde geliştirilmeye çalışılan Kürt Konferansları, Kürt işbirlikçiler ile TC arasındaki sıkı görüşme ve işbirliği, en son TC'nin ve emperyalist devletlerin "Kürt hamiliği"ne soyunması olayları, hep birbirleriyle bağlantılı olan ve bu çerçevede gelişen olaylardır. Olayların bu biçimde gelişeceğini, Abdullah Öcalan yoldaşın daha 1989 yılı başında yaptığı bu üç değerlendirmede bütün açıklığıyla görmek mümkündür. Bu değerlendirmeler, sadece yaşanacak gelişmeleri önceden ortaya koyan parlak bir öngörü olarak kalmamış, bununla birlikte emperyalist ve işbirlikçi faaliyetlerin boşa çıkarılmasının ve devrimci mücadelenin gelişmesinin de temeli olmuştur.
Kitapta dördüncü olarak, "Gelecek 10 yılın zaferini yakalamak, geçmiş 10 yılın derslerini sağlam çıkarıp bu temelde önderlik gerçeğine son derece hakim olmakla mümkündür" başlıklı yazı yer almaktadır. Mahsum Korkmaz Akademisi nde bir eğitim devresi sonundaki diploma töreninde yapılan konuşma olan bu yazıda, PKK'nin on yıllık mücadele pratiğinden çıkarılacak temel dersler İncelenmekte ve ulusal kurtuluş devriminin zaferini sağlayacak devrimci görevlerin nasıl bir militanlıkla yerine getirilmesi gerektiği ortaya konmaktadır.
Kitapta bu yazıdan sonra 15 Ağustos Atılımı üzerine uzun ve kapsamlı bir değerlendirme var. 15 Ağustos Atılımı, günümüze kadar kesintisiz süren bir silahlı mücadelenin temeli olarak, Kürdistan'da gerçek anlamda partileşmeyi, Kürt halkının ulusal kimliğini kazanıp siyasal bir güç haline gelmesini, yani cepheleşmesini ve ordulaşmasını sağlayan bir atılım, Kürdistan tarihinin çok önemli bir dönüm noktasıdır. Böyle bir olayı bütün yönleriyle değerlendir-mek ve anlamına tam olarak ulaşmak, bunu halk kitlelerine mal etmek, kurtuluş için bitmez tükenmez bir gücü harekete geçirmek ve kurtuluşun en temel güvencesini yaratmak demektir. Bu nedenle, 15 Ağustos Atılımı ve bu temelde sağlanan politik, örgütsel ve askeri gelişmeler sürekli bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. PKK Genel Sekreteri Abdullah Öcalan yoldaş, 15 Ağustos Atılımı'nın beşinci yıldönümünde yaptığı "15 Ağustos Kahramanlık Atılımı'nın 5. yılında çağımız gericiliğine karşı kazanan Kürdistan halkı ve ilerici insanlık olmuştur" başlıklı değerlendirmede, 15 Ağustos Atılımı’nı bütün anlamlarıyla tanımlamakta, atılımın beşinci yılında sağlanan gelişmeleri ve yaratılan olanakları ortaya koymakta ve 15 Ağustos Atılımı üzerine sürdürülen değerlendirmeleri daha da derinleştirmektedir.
1989 yılı. Doğu Avrupa ülkelerinde yaşanan rejim değişiklikleriyle, İkinci Dünya Savaşı sonrası şekillenen dünya dengesindeki ciddi bir değişim yılı olmuştur. Dünyada hemen herkes bu değişimi anlamaya çalışmış, yaşanan gelişmeler üzerine değerlendirme ve tartışmalar hızlanmıştır. Bizim için, 1989 yılı, dünyada yaşanan bu önemli değişikliklerle birlikte, bir de Kürdistan’da yaşanan çok önemli gelişmelerle daha da büyük bir önem arzetmiştir. Bu yılda önemli bir nitelik ve nicelik gelişme yaşayan gerilla savaşı, düşmanın özel savaşını büyük ölçüde işlemez kılmış ve düşmanı da bu gerçeği itiraf etmek zorunda bırakmıştır. PKK Genel Sekreteri Abdullah Öcalan yoldaş, 1989 yılı sonlarında ve 1990 yılı başlarında, dünyada ve Kürdistan’da yaşanan bu gelişmeleri izah eden çok kapsamlı değerlendirmeler yapmıştır. Bunlardan, Kasım 1989'da yapılan "Özel savaş cephesinin durumu ve devrimci savaşımımızın geliştirilmesi üzerine", "1990 yılına yönelik perspektifler" ve "PKK'de gerçekleşen sosyalizm ve kesinleşen halk kimliğimiz" başlıklı üç değerlendirme Seçme Yazılar ın bu cildinde yer almaktadır. İlk iki yazıda, sömürgeci özel savaş cephesinin içinde bulunduğu durum, düşmanın gerillayı kontrol politikası, devrimci savaşımın gelişmesini engelleyen anlayış ve tutumlar kapsamlı olarak irdelenmekte, özel savaş politikalarının boşa çıkarılmasını sağlayacak devrimci yaklaşımlar ve somut politik görevler ortaya konmaktadır. Bu yazılar, özel savaşın yeni yönelimleri karşısında hem bir devrimci platform ve hem de somut bir mücadele planı niteliğindedir. Ayrıca, PKK'nin kuruluşunun 11. yıldönümünde yapılan bir değerlendirme olan üçüncü yazı, PKK'nin temel özelliklerini ve onda gerçekleşen sosyalizm anlayışını çarpıcı bir biçimde vermektedir.
Kitapta daha sonra yer alan "Güncel siyasal durumun özellikleri ve çıkarılması gereken sonuçlar" başlıklı yazı. Genel Sekreter Abdullah Öcalan yoldaşın. Mayıs 1990'da yapılan PKK II. Ulusal Konferansı'na sunduğu raporun siyasal değerlendirme bölümüdür. Bu yazıda, dünya, Ortadoğu, Türkiye ve Kürdistan daki güncel siyasal durum kısa ve özlü olarak izah edilmekte, dünyada yaşanan değişim sürecinin temel özellikleri ortaya konmaktadır.
TC'nin eski içişleri bakanlarından biri, Kürdistan'ı TC egemen-liğinde tutan gücün jandarma değil, onun yarattığı ve dağlara kadar sinen korku olduğunu söylüyor. Gerçekten de TC'nin doğu-şuna ve şekillenmesine temel teşkil eden özel savaşın psikolojik boyutları çok büyüktür. Bu, sadece Kürdistan'da değil, Türkiye'nin her yerinde de böyledir. Öyle ki, özel savaş ve onun temel bölümlerinden biri olan psikolojik savaş, toplumun tüm sınıf ve tabakaları üzerinde sistemli olarak uygulanmakta ve toplumdaki her insanı etkisi altına almış bulunmaktadır. PKK Genel Sekreteri Abdullah Öcalan yoldaş, "Özel savaş sisteminin psikolojik boyutları ve buna karşı yurtseverlik görevlerimiz" başlıklı yazıda, TC'nin oluşumuna temel teşkil eden özel savaşı ve onun psikolojik boyutlarını, bunun Türk toplumu ve insanı üzerindeki etkilerini, 12 Eylül rejiminin özel savaş uygulamalarında ulaştığı düzeyi, Türk sömürgeciliğinin Kürdistan üzerindeki tamamen özel savaşa dayalı gerçeğini, Kürdistan'dan kopuşun özel savaşla ve onun psikolojik boyutuyla ilişkisini ayrıntılı olarak değerlendirmekte ve tüm bunlara karşı PKK'nin ve halkımızın yurtseverlik görevlerini belirlemektedir. Bu yazı, TC'nin psikolojik savaşı üzerine şimdiye kadar başka bir örneği daha bulunmayan kapsamlı ve son derece eğitici bir değerlendirmedir.
PKK'nin kuruluşunun 12. yıldönümünde yaptığı "PKK'li olmak, her koşul altında yeniden doğuşlar yapabilmektir" başlıklı konuşmada Genel Sekreter Abdullah Öcalan yoldaş, PKK mücadelesinin ve PKK'liliğin temel özelliklerini bir kez daha irdelemekte ve tüm parti kadrolarına ve kadro adaylarına, düşünce ve davranışlarındaki hata ve yetersizlikleri aşmaları, kendilerini her koşulda yenileyerek PKK'nin kanıtlanmış ve zafer yaratan militan özellikleriyle donatmaları için çağrıda bulunmaktadır.
Daha önceki ciltlerde olduğu gibi. Seçme Yazılar ın beşinci cildinin son bölümünde de PKK Genel Sekreterliği nin talimatları yer almaktadır. Değişik alanlara hitap eden dört talimat adeta birbirinin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmakta ve son üç talimat PKK II. Ulusal Konferansının sonuçlarını aktarıp yapılması gereken düzeltmenin temel özelliklerini vermektedir.
Seçme Yazıların V. Cilt'ini, sadece yazıların hazırlandığı döneme ilişkin okuyucuyu bilgilendirmekle kalmayacağı, bununla birlikte zafere kadar ulusal kurtuluş politikaları ve temel devrimci tutum konusunda okuyucuya sağlam bir politik perspektif de vereceği inancıyla sunuyoruz.
Weşanen Serxwebûn
Kürdistan'da durum ve ulusal kurtuluş mücadelemizin
içinden geçeceği yeni mücadele dönemi
Kürdistan somutunu değerlendirirken, bazı temel değişikliklere, yani gelişmelere değinmek ve objektif durumdaki gelişmelerden ziyade, sübjektif hareketlilik anlamındaki gelişmeleri değerlendirmek önem taşıyor. Fakat ekonomik ve sosyal gelişmede de hızlanma söz konusudur. Bunda, İran-lrak savaşının etkileri ve daha çok da Türkiye'deki kapitalizmin icrası ve bunun karşı-devrimci politikalar gereği Kürdistan a taşırılması esas rolü oynamak-tadır. Ekonomik gelişme düzeyinde olsun, sınıfsal gelişme düzeyinde olsun, meydana gelen değişmeler, şüphesiz yaşanan sömürgecilik ve onun günümüzde yürüttüğü savaşımla yakından bağlantılıdır. Zaten kapitalist tipte doğal bir ekonomik-sosyal gelişme hiçbir dönemde mümkün olmamıştır. Karşı-devrim, yabancı kapitalizm ile daha önceki feodalizm ve onun sömürgeciliğinden de güç alır ve günümüzde de tam bir özel savaş rejimi olarak hareket eder.
Özel savaş sürecini yaşayan bir ülke konumuna doğru geliyoruz. Gerek İran-lrak savaşı ve onun Kürdistan'daki etkileri ve daha çok da Türk faşist-sömürgeciliğinin dayattığı özel savaş, böylesi bir konuma hızla yol açıyor. Herhangi bir klasik sömürgecilik de uygulanmıyor. Klasik sömürgeciliğin, daha çok, boyun eğmiş, tam işgalle susturulmuş bir halk gerçekliği üzerinde uygulanması söz konusudur. Bu durumlar bizde daha önce yaşanıyordu; Türk egemenliği altındaki Kürdistan'da 1970'lere kadar bütün yönleriyle yaşanan, bir klasik sömürgecilikti. Güney Kürdistan'da da yaşanan bir isyan, bir direnme vardı ama, yine de gelişen klasik sömürgecilikti.
Günümüze doğru geldiğimizde, klasik sömürgeciliğe karşı yürütülen savaşın ve özellikle İran-lrak savaşının etkileriyle Kürdistan'da sömürgeciliğin denetiminin kırılması, ülkedeki yapının bazı yeni özellikler kazanmasına yol açtı. Eski sınıfsal konumlar altüst olmaya başladı. Klasik sömürgeciliğe dayalı olarak oluşan işbirlikçilik, daha önce, sanki çok doğal bir yaşantıymış gibi ve yeni bir gelecek söz konusu değilmişçesine, kendi konumunu son derece meşru kabul eden bir durumu yaşıyordu. İşbirlikçi-milliyetçilik, dış güçlere dayanarak, özellikle Güney Kürdistan da halkın bütün isyanını ve direnmesini adeta bir ticaret konusu gibi pazarlayan bir konumdaydı. Güney Kürdistan'da sahte bir milliyetçilik türü geliştirilirken, büyük Kürdistan parçasındaysa Türk egemenlik sisteminin siyasi, sosyal, ekonomik yapısı içinde erime, bir ilerleme etkeni olarak değerlendiriliyordu.
Bu konum, şimdi aşılmıştır. Geleneksel olan ve inkarcılık temelinde hazırlanan işbirlikçilikle, sahte milliyetçilik temelindeki işbirlikçiliğin durumu kökünden bir sarsıntı geçiriyor, bunların sosyal konumu altüst oluyor. Ve tabii ki, kurulan bütün siyasal bağlantıları, adeta eskimiş ve sökülmeye yüz tutan vidalar gibi kırılıp dökülüyor. Bunlar, devletle bağlarının söküldüğünü ve o çok güvenip bel bağladıkları dış dayanağın -sömürgeci devletin- kendilerini ayakta tutamaz, savunamaz durumda olduğunu gördükçe dehşete kapılıyorlar. Büyük bir telaş içindedirler. Bazı yeni arayışlar içine girmeye çabalıyorlar. Bu, olağandır; gelişen devrim, bu durumu işbirlikçi saflarda yaratır. Faşist Türk sömürgeciliğine karşı yürüttüğümüz mücadele daha baştan itibaren bu etkiye yol açtı. Özellikle de gelişen silahlı mücadele, bunları daha derinden sarstı. Yöneldikleri koruculuk politikası, bunları koruyamaz duruma düştü. Tamamen inkarcı temelde işbirlikçiliğe yönelen feodal-komprador güruhun da bir anlamda temsilciliğini üstlenen geleneksel işbirlikçi-ilkel milliyetçilik, dış dayanakla ayakta kalmayı ve özellikle savaşa bağlı konumunu savaşın sona erişiyle birlikte sürdüremez duruma gelince, bunların bunalımı daha da derinleşti. Devletlere ve emperyalizme dayalı eski dengeler artık bunları taşıyamaz ...
Abdullah Öcalan
Seçme Yazılar - V
Serxwebûn
Weşanen Serxwebûn
Seçme Yazılar
Cilt-V
Abdullah Öcalan
Weşanen Serxwebûn: 53
Birinci Baskı: Mayıs 1992
Herausgeber:
Agri Verlag
Vogelsanger Str. 286
D-5000 Köln 30