Pirtûkxaneya dîjîtal a kurdî (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Koçgiri Halk Hareketi


Nivîskar : Komal
Weşan : Komal Tarîx & Cîh : 1992, Istanbul
Pêşgotin : Rûpel : 164
Wergêr : ISBN :
Ziman : TirkîEbad : 135 x 190 mm
Hejmara FIKP : Liv. Tur. Kom. Koç. N°5768Mijar : Giştî

Koçgiri Halk Hareketi

Koçgiri Halk Hareketi

Komal

Compte d'auteur

Osmanlιlar başeğdiremedikleri Kürt belerine “yerel özerklik” vererek, birbirlerini boğazlaya boğazlaya, İmparatorluk bünyesinde uydulaştιrmaya çabalamιşlardι. Ve bu uygulamalarι kιsmen başarι ile sonuçlanmιştι.
Cumhuriyet hükümetleri de “Mili Yönetime” yönelen Millici ve Demokrat unsurlarι ezip sindirdikten sonra, emperyalist dünya sistemi içinde işbirlikçi Turk burjuvazisinin kondrolü altιnda ve onun uydusu olarak varlιklarιnι sürdürmelerine ve gelişmalerine imkan sağladι.
1880’lerde Osmanlilara ecel terleri dökturen Ubeydullah Nehrî’nin oğlu Seyit Abdulkadir., Osmanlιlara Şûrayι Devlet Reisi olacaktιr. 
Bunun gibi meşhur “Hozat Muhtιrasι”nι Dersim Mutassarrιfιna verince bu muhtιraya 24 saat içinde cevap getirmezsen gözlerini oyarιm diyen Meço Ağa, Koçgiri tenkilini “Muvafik” gören meclisin uyeleri arasιnda “Kurdistan Mebusu olarak yer alacaktιr. Bu gün bu uygulamalarιn uzantιlarιna “Doğulu Milletvekilleri” deniliyor.
O günden bu yana Millet Meclislerini “Şereflendirenler” bir toplum adina halkιn katliamı için sömürü ve.baskı altında tutulmasι için alιnan bütün kararlara katιlmιşlar, merkezi otoritenin asimilasyon ve jenosid politikası için birer tampon görevi görmüşlerdir, gördürülmüşlerdir. Koçgiri, bu ''Meclis Şereflendirmeterini" hıyanet ve jurnal örneklerini belgelemektedir. Uydu bir varlıklar takımının nasıl ortaya çıkarıldıklarını açıkça anlatmaktadır.




İçindekiler

3. Baskıya Önsöz / 7

Koçgiri Üzerine Bir Kaç Söz / 12
Özeleştiri: Hedef Engel Üzerine / 25

I. Bölüm

Koçgiri Halk Hareketi 1919-1921 / 38
Koçgiri'yi Hazırlayan Olaylar / 46
Ginyan Aşireti Reisi Murat Paşa'nın İhaneti / 55
Koçgiri'de Patlayan İlk Olay / 57
Hozat Toplantısı / 59
Baytar Nuri'nin Tutuklanması / 65
Topal Osman Çetesi / 79
Koçgiri Hareketinin İçerden Bölünmesi / 82

II.Bölüm

Kuvvet Oranları /  89
Yargılamalar / 94
Alişan ve Haydar'ın Sonları / 101
Ginyan Aşireti Reisi Murat Paşa'nın Sonu / 102

III.Bölüm

Koçgiri Hareket Sahasında
Aşiretlerin Yerleşme Durumları / 104

Fotoğraflar / 105


3. BASKIYA ÖNSÖZ

Kürdistan'daki toplumsal hareketlilik, tarihimizi gün ışığına çıkmağa zorluyor. Kürdistan tarihinin önemli bir kısmı halen karanlıktadır. Son dönemlerde, özellikle yakın dönem tarihimize ilişkin umut verici çalışmalar oluyor, bazı ürünler ortaya çıkıyorsa da bunların bir çoğu, ulusal kurtuluş mücadelesinin ve insanlarımızın perspektiflerini genişletecek, tarihsel bilinç kazandıracak kapsam ve nitelikten uzaktırlar. Bu nedenle de ulusal tarihimizin yazılması ve geleceğe aktarılması, kalıcı etkiler yaratması için olgunun kollektif, kurulsal bir zihniyetle ele alınması hem gerekli hem de zorunludur.

Tersi durumlarda, ortaya çıkan ürünlerde, tek tek grupların ya da bireylerin tek yanlı, sübjektif yargılarla biçimlenmiş/oluşmuş metafizik bir tarihsel bakışla karşılaşmaktayız.

Bilindiği üzere Koçgiri Halk Hareketi, kendinden önceki ve sonra ki yerel/ulusal direniş ve isyanlardan ayrı, ilginç bir özelliğe sahiptir. Koçgiri Halk Hareketi; Osmanlı Imparatorluğu'nun dağılmasıyla beraber, daha önce İmparatorluğun bünyesinde baskı altında tutulan ulusların / halkların -I. Emperyalist Paylaşım Savaşı ve Büyük Ekim Ihtilali'nin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıkan ulusal dalgadan etkilenerek- siyasal bağımsızlıklarını kazanmaya başlamalarıyla birlikte, Osmanlιların mirasçısı olan Mustafa Kemal ve çevresinin niteliklerini açığa çıkarmada bir turnusol işlevi görmüştür.

Dağılan İmparatorluğun mirası üzerine, Türk ulusunu temel öge olarak alan ve bir Burjuva Cumhuriyetinin temellerini atmaya çalışan Mustafa Kemal ve sömürgeci güçler, son Sömürgeleri olan Kürdistan'ı ne pahasına olursa olsun gözden çıkarmak istemiyorlardı. Mustafa Kemal kendi plânı doğrultusunda adım adım ilerlerken; karşısında ulusal taleplerle direnişe geçen Kürtleri bulacaktı.

Dünya ölçekli ulusal dalganın etkileri, kendisini Kürdistan'da da hissettirecekti. İlk kıvılcım, Koçgiri'de patladı. İstanbul'da ulusal düşünceden etkilenen bazı Kürt yurtseverlerinin de ülkeye dönmesiyle birlikte, kuzey Kürdistan'da aralıksız 20 yıl sürecek olan ulusal direnmeler dönemi de başlayacaktı.

İşte Koçgiri'nin önemi buradadır. Koçgiri'de meşru hak ve taleplerle Merkezi Hükümete karşı direnişe geçen Kürt halkına karşı -daha 1919 yılında- gösterilen tepki, uygulanan terör, aşiretlerin göçe zorlanması ve yurtseverlerin sürgün yollarında imha edilmeleri, Ankara Hükümeti'nin ne kadar "ilerici” ve gelecekte neler yapabileceğinin ilk işaretleridirler. Bu olgu bizim eski "sol"larımız tarafından da ısrarla kullanılmış olan "Kemalizm, Kurtuluş Savaşı döneminde ilericiydi, anti-emperyalisti" söyleminin tarihsel dayanakları olmadığını da göstermektedir. Koçgiri Halk Hareketi "ulusal kurtuluş savaşı” verdiği iddia edilen bir asker-sivil kadronun aslında, "İmparatorluktan pay kapma" telaşındaki militarist bürokrasi, eşraf ye mütagallibeden başka bir şey olmadığını da kanıtlamaktadır.

Koçgiri çalışmasının bir başka önemli yanı ise, 1919-1923 Türk-Yunan savaşına ilişkin ve Kemalistlerin nitelikleri hakkında sürdürülen egemen anlayışın, yanılsamanın açığa vurulmasıdır, üzün bir dönem Türk-Yunan savaşının "anti-emperyalist, ulusal kurtuluş savaşı" olduğu, hatta bu savaşın "Doğu'nun mazlum halklarına yol gösteren bir mücadele” olduğu zikredildi. Oysa gerçek, başka bir yerde durmaktaydı. Evet. Emperyalizme ve sömürgciliğe karşı bir savaş vardı, fakat bu savaşın aktörleri Kürtler'di ve savaş Kürdistan'da cerayan etmekteydi. Güney Kürdistan'da Şex Mahmude Berzencî önderliğinde İngiliz Emperyalizmi ve Arap Monarşisine; Doğu Kürdistan'da Sımko önderliğinde Pehlevi Tiranlığına; Kuzeyde ise Koçgiri direnmesi ile Kemalistlere karşı Kürtler, ulusal demokratik taleplerini elde etmek, için bütün zorluklara rağmen savaşmaktaydılar.

1970'li yıllara kadar hem "sağ"da hem "sol"da egemen olan bu tarihsel bakışın çürütülmesi uzun ve zorlu bir mücadele gerektirecekti.

Komal Yayınevi, ilk günden itibaren yakın dönem Kürdistan tarihini çalışmalarının merkezine alarak, böylesine çetin bir görevi başarmak için yayın hayatına başlamıştı. Komal'dan çıkan eserler yayınlandıkları dönem büyük tepki almışlardı. Komal çeşitli saldırılara gögüs germek zorunda kalmıştı. Acı olan ise, bu saldırılara "sosyalist" hareketin destek vermiş olmasıydı.
Saldırıların temel nedeni, yayınlanan kitaplardaki Kemalizm'e ilişkin belirlemelerdi. O güne kadar Kemalizm'i eleştirenler bile 1919-23 dönemine "toz" kondurtmuyorlardı. Egemen anlayış, bu dönemin "emperyalizme karşı ulusal kurtuluşun" verildiği bir dönem sayılmasıydı. Ne varki, biz Kürtler için 1919-23 dönemi ülkemizin yeniden işgal edildiği , bölüşüldüğü, parçalandığı, yeni bir katliamlar zincirinin ilk halkalarının döşendiği yıllar oldu.
Kemalist pratik, bizzatihi kendisine atfedilen "ilerici", "ulusal kurtuluşçu”, "anti-emperyalist" gibi değerlerle çatışıyordu.
Kürdistan petrollerinin ve topraklarının paylaşımı konusunda İngiliz emperyalizmi ile çıkar çelişmeleri olan Kemalistler, İngilizlerle aralarındaki bu çelişmeleri çok yerinde kullanmasını becerdiler. Bolşeviklerden alınan destek, İngilizlere karşı bir koza dönüştü. İngiliz'ler Yunanlılardan desteklerini çekerek Kemalist'lerle anlaştılar. İşte Kemalizmin "anti-emperyalist" karekteri budur.

Kemalistlerin "ilericiliği" ise; muhtevasını, halka yaklaşımındaki bürokratik/elitist bakışta bulmaktadır. Bu bakış, fes yerine şapkanın zorla giydirilmesi, yıllarca kullanılan Arap alfabesinin kaldırılarak yerine Latin alfabesinin konulması, "tek şef", "tek parti", "tek ulus" da karşlığını bulan, Korporatişt ideolojinin gereklerine göre oluşturulan/ uydurulan bilim dışı bir sistemin topluma yukarıdan dayatılmasıdır.

1919-23 dönemine ilişkin egem'en fakat, yanlış bir yaklaşım ise "ulusal kurtuluş savaşı" olarak isimlendirilen Türk-Yunan savaşının, Türk’lerle-Kürt’lerin "emperyalizme" karşı ortak savaşları olduğu yönündeki belirlemedir. Daha önceleri Türk-Ermeni, sonrası ise Türk-Yunan savaşlarında İttihatçı’lâr ve Kemalistlerle işbilirliği yapan bir kesim Kürt'lerin varlığı bir gerçektir. Bizim "mütegallibe" olarak kavramlaştırdığımız, Türk sermaye çevreleri ile organik ilişki halinde olan, ideolojik eğilimi İslâmiyetle belirlenen bu mülk sahipleri, Kürt halkının temsilcisi olmanın çok uzağında, yurtsever olmayan, ümmet anlayışını benimseyen işbirlikçi çevrelerdir. Oysa Kürt'lerin, ulusal demokratik çıkarlarını savunan kesimlere baktığımızda, bu güçlerle Kemalistler -sömürgeciler- arasında, hiç bir dönem bir konsensüs oluşmadığı görülecektir. Bu tezin somut kanıtı ise, "Xoybun" ve "Azadi" örgütleri; Dersim, Zilan, Ağrı ayaklanmalarıdır.

Dünya bir bütün olarak yeni bir döneme giriyor. Dünyanın politik dengeleri bütünüyle değişmektedir. Değişen bu siyasal statükolara rağmen, Ortadoğunun en eski ve yerleşik halklarından biri olan Kürt ulusunun uluslararası sömürge konumu halen devam etmektedir.

1920'lerdeki . ulusal kurtuluş dalgasından zaferle çıkamayan Kürt ulusu, bugünkü tarihsel momentte Kendi Kaderini Tayin Hakkı'nı kendisinin kullanma koşullarını/Bağımsızlık ve Özgürlüğünü mutlaka kazanmak zorundadır.

Alişer'lerin mirası, Koçgiri ve şehitlerimizin anıları belleklerimizde durmaktadır.

Koçgiri Halk Hareketi'nin 3. basımını sunarken; "önsöz"de yer alan ve yayınlandığı dönemlerde önemli tartışmalara yol açan politik açılımlarla ilgili olarak Komal tarafından yapılan ve daha önce broşür olarak da yayınlanan "Hedef-Engel Üzerine" özeleştiri'sine de, bu basımda yer veriyoruz. O dönemdeki siyasal tartışmalara da tanıklık etmesi açısından, önemli olduğuna inanıyoruz.

Komal / Mart 1992

Koçgiri Üzerine Bir Kaç Söz

- O günlerden bu yana....

Koçgiri Halk hareketi 55 yıl öncelere dayanmaktadır. Mekteplerde okutulan (zorunlu kılınan, merkezi otorite isteklerine göre biçimlendirilmiş tarih bilgileri dışında ciddi" ve "bilimsel" olduğu iddia edilen bulabildiğimiz tüm vaerleri (!) taradık. Bunların yazarlarlarından bir çoğu Koçgiri Halk Hareketinden habersiz görünmektedirler. Bir kısmı ise, Mustafa Kemal'in Nutuk'ta belirlediği (Devlet politikası olarak) bir-iki cümle ile yetinmişler...Böylece, Koçgiri de, bütün Kürt tarihinde olduğu gibi, zalim bir ambargo, zalim bir imha altında bırakılmıştır. Uydurma tarih bilgileri arasında , yanlış ve anlamsız olarak verilmiş, kısa ve maksatlı bilgi kırıntlıları arasında hapsedilmiştir.

Oysa, Koçgiri olayı son derece hassas bir tarihi dönemde meydana gelmiş yerel bir halk hareketidir. Araştırılması, bilinmesi zorunludur.

Koçgiri Halk Hareketi, hassasiyetini, cereyan ettiği yıllardan almaktadır. Bu yıllar, Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıldan beri süregelen Saltanatının hukuken ortadan kalktığı yıllardır. Fiilen Osmanlılık daha yıllarca sürecek, gelip günümüze dayanacak, belki daha ötelere de gidecektir...Ama, babadan oğula gecen Osmanlı Hanedan Devleti, uluslararası arenadan sökülüp atılacaktır. Bu nedenle Koçgiri olayı başlıbaşına bir odak noktasıdır. Örneğin; daha sonra, "Kemalizm"in ilkelerinde vücut bulacak olan, "Türk Milliyetçiliği"nin boyutlanmasını bu yıllarda aramak gerekir. Öte yandan, Osmanlı Hanedanı'nın Hilafet kurumu etrafında yekvücut olan Ümmet esası'nm yerini, Irkçı ideolojilere dayanan Millet kauramı'nm -Türkiye'de Türkçülük'ün- almaya başladığı yıllar da, yine 1919'lann, 1921'lerin kozmopolit, karmaşık havasındadır. Hemen belirtelim ki, Kürt halkı'nın ...


Komal

Koçgiri Halk Hareketi

Compte d’auteur

Komal Yayιnlarι
Araştιrma dizisi
Koçgiri Halk Hareketi: 1919-1921
Komal

Komal Basım Yayım Dağıtım Ltd. Şti.
Çatalçeşme Sokak, Emirhan işhanı 7/18
Cağaloğlu / İstanbul/ Türkiye
Telefax: 528 69 74

Koçgiri
Halk Hareketi
1919-1921

Komal: 6/43
Araştırma Dizisi: 3/1
3. Basım, İstanbul, 1992

1. Basım, Komal Yayınları, Araştırma Dizisi 3, Ankara 1975
2, Basım, Komal Yayınları, Ankara 1977

EK: “Özeleştiri; Hedef-Engel Üzerine"
1. Basım , Komal Yayınları, Özel Dizi 1, Ankara 1977

Dizgi: Kom Dizgi
Kapak: Kom Dizgi
Baskı: Nesli Ofset



Weqfa-Enstîtuya kurdî ya Parîsê © 2026
PIRTÛKXANE
Agahiyên bikêr
Agahiyên Hiqûqî
PROJE
Dîrok & agahî
Hevpar
LÎSTE
Mijar
Nivîskar
Weşan
Ziman
Kovar