La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Kürdistan'da kadın ve aile


Éditeur : Serxwebûn Date & Lieu : 1993, Köln
Préface : Pages : 386
Traduction : ISBN :
Langue : TurcFormat : 130 x 195 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Oca. Kur. N°7060Thème : Général

Kürdistan'da kadın ve aile

Kürdistan'da kadın ve aile

Abdullah Öcalan


Serxwebûn


Dünya kadınlarının günü olarak benimsenen 8 Mart’ta, kadm sorunları ve çözüm yollan tartışılıp belli bir ilerleme sağlanmak istenirken, halkın topyekün kurtuluş mücadelesi sürecini yaşayan bizlerin soruna yaklaşımı çok daha köklü olmak durumundadır. Sorun bizim için iki açıdan önem taşımaktadır. Birincisi, ulusal kurtuluş sürecinin başanya gitmesinde ve tabii ki bununla bağlantılı ikinci bir nokta olarak da özgülünde kadının, ama esas olarak da toplumun çok geri bir durumu ifade eden konumundan kurtulmasında en önemli faktörlerden birisi olmasıdır. Bu nedenden ötürü, bu gün vesilesiyle de olsa soruna deneme tasan düzeyinde bir yaklaşımı yararlı görmekteyiz.
Elbette ki nedenler salt belirtilenlerle sınırlı da değildir. Sorunun derinliğine ele alınması ...


İçindekiler

Yayınevi notu / 7
Radın haklan ve özgürlüğü sorunu, mevcut klasik yaklaşımların çözümsüzlüğü ve sorunun çözümüne devrimci yaklaşım / 11
Sorunun genel konuluşu / 16
Kürdistan’da kadın sorunu ve partimize yansıyışı / 37

Aile ocağı üzenne / 69

Devrimimiz eski aileye karşı yeni aile, yeni kadın ve erkeğin yaratılmasıdır / 97
Eski aileye karşı yeni aile / 98
Eski tipe karşı yeni kadın ve erkek / 104

Geleneklerin ağır etkisinden kurtulmadan özgürlük ve eşitlik sağlanamaz / 117

PKK ortamında özgürlük ilkesi esastır / 129

Bütün çabamız özgür bir vatan ve o vatanda özgür insanı yaratmak içindir / 143

Özgürleşen Kürdistan kadım, özgürleşen Kürdistan olacaktır / 183

Kadın sorununda da özgürlükçü çözümü kendimizden başlatarak topluma yayalım ve hakim kılalım! / 189

Kurmak istediğimiz büyük dünyanın bilinciyle savaşacak ve mutlaka sonuç alacağız! / 225

Kürdistan devrimi kadın ve erkeğin ortak egemenliğine dayalı gelişecektir / 245

Parti, özgürlük ilişkisine çağırıyor / 263

Mülkiyet dünyasını ister egemen ister köleci tarzda yaşayanlar, kadının kurtuluşu konusunda yaratıcı düşünce ve özgür davranışlara yol açamazlar / 279

Kadın, aile ve sevgi / 313

Kadın gerçeğini tüm yönleriyle değerlendirelim ve
partinin doğru çözüm tarzına ulaşalım! / 343

Köle kadınla devrim yapılmaz / 369


YAYINEVİ NOTU

Özgürlük, köle için değil, köleliğine isyan eden köle için bir amaç, bir kavgadır. Burada köleliğin tanımını yapmak da yetmez. Çünkü, köleliğin tanımını yapmak sadece bir ilk adımdır. En önemlisi özgürlüğün tanımını yapmaktır. Özgürlüğün tanımı ise, özgürlük için savaşta yapılır. Bu tanımı başka hiçbir yerde yapmak mümkün değildir.

İnsanın kendi tanımına ulaşması mücadelesi, yüzlerce yıllık ulusal ve sınıfsal mücadeleler tarihidir. İnsanlığın ve insanın henüz kendi tanımına ulaştığı da söylenemez. Savaşım hala bu yöndedir.
O halde kadının tanımı nasıl yapılacaktı,, kadın kendisini nasıl tanımlayacaktır?

Bu soruların cevabı, bizi kesinlikle özgürlük savaşına götürür.
Bu savaşsa özgürlüğe, yani tanıma...

Elinizdeki kitap bir savaşın pratik dersleri üzerinde ortaya çıkmıştır. Kürdistan devrimi gibi çok yönlü bir savaşın içinde yeni insanın yaratılışını müjdelemektedir. Gözünü Kürdistan’a çeviren ve kulak veren herkes, orada sadece köleliğine isyan eden değil, aynı zamanda özgürlüğü tanımlamaya çalışan bir ulusu ve bu ulusun kurtuluş savaşı içinde her ulustan kadının kendini tanımlama mücadelesini görebilir, duyabilir. Bugün için Kürdistan’daki savaş genel anlamıyla bir özgürlük manifestosu olduğu gibi, özgülde kadın için de bir özgürlük manifestosudur. Bu manifesto savaşla yazılıyor. Savaşan ve şehit düşen kadın gerillaların, Cizre, Nusaybin vd. yerlerdeki kadının eylemleriyle yaptıkları budur.

Kürdistan, Kürt halkının şahsında insanlığın katledildiği yitik bir ülkeydi. Kendini savaşla tanıdı, buldu. Halen kendi tanımını ve kendi şahsında insanlığın tanımını yapma savaşımını veriyor.
Kürdistan’da bütün değerler savaş içinde yeniden doğuyor. Bu savaşta nefret ölüyor, sevgi yaratılıyor. Ve bu, en çok da kadında somutlaşıyor. Kürdistan da savaşan kadın, saygı duyulmaya ve sevilmeye değer bir ülkenin yaratılışı demektir. Savaşan Kürdistan kadını, bu anlamda yaratıcı sıfatına yükselmiş insandır. Varoluş ve varediş eylemini iç içe ören bir konumdadır. Kendisinde yaratacağı değerler insanlığın yüzlerce yıldır uğruna savaştığı değerlerdir.
Kürdistan’da savaşan kadın bu değerlerin bileşkesidir. Bu anlamda da, o, en çetin savaştır.

PKK’nin kadın gerçeği üzerinde bu kadar ısrarla durması, güncel bir konuya verilen önem olarak asla değerlendirilemez. Bugün dünyanın her tarafında kadın gerçeği üzerinde çokça duruluyor. Çok şey yazıhp-çiziliypr. Şüphesiz bunlar da küçümsenemez. Üstelik bunlar, bizim savaşımımız açısından da birer katkıdır.
Ancak şu fark unutulmamalıdır. Kürdistan da savaşın ateşi içinde sınavdan geçen doğrulara ulaşılmaktadır. İşte elinizdeki bu kitap, bu sınavı ve tarihi özelliği görülmesi gereken güncel sonuçlan insanlığa sunuyor. Bu sınavda Kürdistan kadınının kanı, emeği, inancı, umudu ve sevgisi var. Bu, gerçek bir özgürlük manifestosudur ve çağrısı yakıcıdır.

Bu kitapta PKK Genel Sekreteri Abdullah Öcalan yoldaşın öncü mücadelesi ve kişiliğinde, kadının özgürlüğüne büyük katkınının ve yoldaşlığın örneği görülecektir. İradesine ve gücüne güvenilmeyen ve daima himayeye muhtaç kabul edilen kadın, PKK ortamında bütün bu sıfatları kendisinde yerle bir etme yeteneğine kavuşuyorsa, özgürlük savaşının as elemanı haline geliyorsa, bu kesinlikle PKK de gerçekleşen önderlikle ilgili bir olaydır. Bu gerçeği şüphesiz ki, en çok kadınlar anlayacaktır. Anladıklarını da PKK saflarına koşarak gelişlerinde göstermektedirler- PKK’ye koşan kadın, sadece köleliği belirleyen dış koşullarla değil, bundan daha da önemlisi kendisiyle savaşa, yani köleliğin iç koşullarıyla savaşa koşmaktadır. Kendisinde tarihi yargılayan ve yitik kadım bulma savaşı veren kadın, kadının insanlığa kazanılmasıdır.

Özgürlük savaşında minnet ve teşekkür duygularına yer yoktur. Ancak köleler minnet duyabilir. Özgürlük savaşçısı, adı üzerinde özgürlük için savaşandır. Özgürlük savaşçısı, yoldaş olmayı bilendir.

Dostluğu görendir. PKK’de savaşan kadın; militan, yoldaş ve dost olduğunu savaşın içinde çok daha görkemli örnekle kanıtlayacaktır. Abdullah Öcalan yoldaşın öncü kişiliği ve mücadelesinde gördüğü yoldaşlığa cevap vermesini bilecektir.
Kitabın coşkuyla okunacağına ve bir eylem kılavuzu olarak değerlendirileceğine inanıyoruz.

Weşanen Serxwebûn

Kadın hakları ve özgürlüğü sorunu, mevcut klasik yaklaşımların çözümsüzlüğü ve sorunun çözümüne devrimci yaklaşım

Dünya kadınlarının günü olarak benimsenen 8 Mart’ta, kadm sorunları ve çözüm yollan tartışılıp belli bir ilerleme sağlanmak istenirken, halkın topyekün kurtuluş mücadelesi sürecini yaşayan bizlerin soruna yaklaşımı çok daha köklü olmak durumundadır.
Sorun bizim için iki açıdan önem taşımaktadır. Birincisi, ulusal kurtuluş sürecinin başanya gitmesinde ve tabii ki bununla bağlantılı ikinci bir nokta olarak da özgülünde kadının, ama esas olarak da toplumun çok geri bir durumu ifade eden konumundan kurtulmasında en önemli faktörlerden birisi olmasıdır. Bu nedenden ötürü, bu gün vesilesiyle de olsa soruna deneme tasan düzeyinde bir yaklaşımı yararlı görmekteyiz.

Elbette ki nedenler salt belirtilenlerle sınırlı da değildir. Sorunun derinliğine ele alınması gereği göründüğünden çok daha fazla nedenlere dayanmaktadır. Ve bu nedenler bizim için fazlasıyla geçerlidir. Gerek dünya çapında ve gerekse bizde soruna teorik ve pratik yaklaşımlar geliştirilirken yüzeysellikten kurtulmaya, yaklaşımların köklü olmasına kesinlikle ihtiyaç var. Bu sorun, hemen tüm önemli tarihsel dönüm noktalarında -toplumun dönüşüm süreçlerinde- kendisini şu veya bu biçimde duyurmuş, insan toplumunun gelişiminde açık veya kapalı, gerici veya ilerletici birçok yönden etkisini göstermiş, dayatmış ve halen de insanlığın içinde bulunduğu her türlü eşitlik mücadelesinde en önemli yerlerden birisini işgal ederek varillığını sürdürmektedir.
Sınıflar, uluslar, eski ve yeni toplum mücadelesi, orduların savaşımı, siyasal-diplomatik savaşımlar biçiminde genel olarak mücadeleler tanhi bir anlatım bulmuş, resmi ve gayri resmi tarih anlatımına geçmiş, aynı biçimde kültürde de yansımasını bulmuş, ama özgün bir olay olarak bu sorun, özellikle günümüzde daha sık ele alınmasına rağmen, köklü bir çözüme kavuşturulamamıştır.
Veya bu alanda köklü bir devrimin gerçekleştirildiğini savunmak zordur. Partimizin soruna yaklaşımı, alışılagelmiş biçimlere kesinlikle itibar etmeyen, sorunun çözümü için bunların aşılmasını esas alan bir yaklaşımdır. Şunu hemen söyleyebiliriz ki, partimiz, ulusumuzun kurtuluş ve özgürlük mücadelesinde taşıdığı önemden ötürü soruna daha ilk günden en büyük önemi vererek yaklaşmış, toplumun devrimde çözümlenmesinde bu alanda da şiddetli bir mücadele içinde olmuştur.

Kürdistan’da sömürgeciliğin ulaşmış olduğu boyutlarla özelde ka-dının içinde bulunduğu boyutlar arasında sıkı bir ilişki kurulabilir. Kürdistan da vücut bulan sömürgeciliğin, kadın gerçeğinin yalmz günümüzde değil, yüzyıllardan beri içinde bulunduğu süreçle yakın benzerlikleri vardır. Bugün ister kapitalist, ister sosyalist, isterse geri bıraktırılmış ülkeler denilen alanlardan da sorun birçok yönüyle kendini duyurmaktadır. Mevcut devrimler sorunun üzerini kısmen açmış, ama özüne tam inmiş olmaktan uzaktır.

Gelişmiş kapitalist-emperyalist toplumlarda aile denilen kurum, büyük bir çözümsüzlük içindedir. Kapitalist toplumun en çok geliştiği kurum olan çekirdek ailenin bile dağılma ve anlamsızlaşma tehlikesiyle yüz yüze olduğu açıkça görülmektedir. Aynı sorun sosyalist ülkelerde de varlığım duyurmakta, özellikle aile ilişkilerinde sorunlar çok yoğun yaşanmaktadır. Örneğin yapılan evliliklerde başarısızlık oram yüzde ellilerin üzerine bile çıkabilmektedir. Yani sağlıklı ilişkilerin sosyalist ülkelerde bile tam kurulduğunu söylemek olası değildir. Tabii ki geri bıraktırılmış ülkelerde sorun daha da içinden çıkılmaz haldedir.

Özgürlükler çağı denilen çağımızda bile, görülmektedir ki, sorunun ancak önü açılarak tartışılmaya başlanılmış, buna cesaret edilmiş, ama bu alanda tam anlamıyla bir devrim -dönüşüm- gerçekleşememiştir. Çözüm için getirilen çareler, araçlar, denemeler ve mücadeleler...


Abdullah Öcalan

Kürdistan'da kadın ve aile

Serxwebûn

Weşanên Serxwebûn
Kürdistan'da kadın ve aile
Abdullah Öcalan

Weşanen Serxwebûn 62

Birinci baskı: Eylül 1993

Herausgeber:
Agri Verlag
Vogelsanger Str. 286
D-50845 Köln



Fondation-Institut kurde de Paris © 2026
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues