La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Kürtlerin Mecburi İskânı


Éditeur : Yurt Date & Lieu : 1991, Ankara
Préface : Pages : 208
Traduction : ISBN :
Langue : TurcFormat : 145x215 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Beș. Kür. 2549Thème : Sociologie

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Kürtlerin Mecburi İskânı

Versions

İsmail Beşikçi

Kürtlerin Mecburi İskânı

Yurt

Bu kitapta Mecburi İskân olgusu incelenmemektedir. Amaç, Mecburi İskân olgusunun nasıl düşünüldüğü, nasıl gerçekleştirildiği, ne gibi sonuçlar ortaya çıkardığı gibi konuları irdelemek değildir. Amaç, Cumhuriyet'in ilanından sonra, gerçekleşen Kürt ayaklanmaları sırasında yoğun ve yaygın bir şekilde yürürlüğe konan ve uygulanan Kürt sürgünlerinin, Türk Üniversitesi, Türk Basını... gibi kurumlar tarafından nasıl algılandığım ve anlatıldığım kavramaya çalışmaktadır.

Resmi ideoloji bilimin kavramlarıyla eleştirilmektedir. Bu kitapla ilgili olarak görülen davada yapılan sözlü ve yazılı savunmalarda bilim ve resmi ideoloji ilişkileri etraflı bir şekilde ele alınmıştır.


BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ

Bu araştırmada söylenenler, Türkiye’de şimdiye kadar söylenenlerden eyepce bir farklılık gösteriyor. Bunun nedeni, yazarın olgulardan hareket etmesi ve olgulara dayalı olmasıdır. Şimdiye kadar, "Bütün olgular birbirine bağlıdır ve değişme içindedir, nesnel gerçeği kavramak için olgular arasındaki bağlantıları ve bütünlüğü çok iyi kurmak gerekir" denmiştir. Fakat, Kemalist ideolojinin, yani resmi ideolojinin etkisi ile olgulardan çok önemli biri, Kürt ulusu olgusu ısrarla ve bilinçle tahlillerin ve araştırmaların dışında tutulmuştur. Bu, Türkiye’de yaşayan herkesi Türk sayan bir anlayıştır. Biz ise, resmi ideolojiye, yani Kemalizm'e hiçbir zaman itibar etmedik. Bütün olguları, bu arada Kürt olgusunu da çeşitli boyutları ile vermeye çalıştık. Böyle olunca bu iki tutumun ulaştığı sonuçların birbirinden çok farklı olması doğaldır. Çünkü, birincisi, resmi ideolojinin sübjektif alanından kaynaklanmakta ve resmi ideolojinin istediği biçimde davranışta bulunmaktadır. İkincisi ise, yaşanan, objektif hayattan kaynaklanmaktadır. İşte, bu araştırmada söylenenlerin, şimdiye kadar söylenmiş olanlara karşı epeyce bir farklılık göstermesinin temel nedeni budur.
Burada, ikinci bir konu daha ortaya çıkmaktadır; o da şu: Türkiye'de düşünce özgürlüğünün kısıtlanması denildiği zaman hep TCK 141-142. maddeleri akla gelmiş ve buna karşı mücadele yapılmıştır. Halbuki Kürt sorununun anlatılmasında düşüncenin kısıtlanması, daha 141-142. maddeler işe karışmadan engellemeler yapılmaktadır. Zaman zaman üniversitelerin çeşitli kurulları, zaman zaman kitle haberleşme araçları, zaman zaman da Türk "solu" ve Türk "sosyalist" hareketinin önemli bir bölümü 141-142. maddelerin gereklerini yerine getirmektedir. Sansür uygulamaktadırlar.
Bu araştırmada kullanılmış kaynaklar, bilinmeyen, ulaşılmayan kaynaklar değildir. Yalnız, Kemalist ideoloji dolayısıyla daima gözden uzak tutulmuş, dikkate alınmamış kaynaklardır. Okuyucular bu kaynakları her zaman denetleme olanaklarına sahiptirler. Bu bakımdan kaynakların baskı tarihleri, yayınevleri, sahife numaraları, hatta basıldıkları matbaa tam olarak verilmeyeçalışılmıştır.
Bu araştırmada olgulara, bilim yöntemi ile yaklaşmanın nasıl olacağına dair bir "Giriş"ten sonra, cumhuriyet tarihinden seçilmiş bazı olgular üzerinde durulacaktır. Bu olguları, Türk Üniversitesinin ve Türk "Sosyalist" hareketinin nasıl değerlendirdikleri açıklancaktır. Bu kitapta sadece, Mecburi iskân olgusu incelenecektir.
Görüldüğü gibi bu araştırma Bilim Yöntemi (*) kitabının bir devamıdır. Bilim yönteminin Türkiye'deki uygulaması ile ilgilidir. Çeşitli olgulara dayanılarak Türkiye'de "bilimsel" denilen bilgilerin nasıl üretildiği konusu üzerinde durulmaktadır.

Kasım / 1976
İsmail Beşikçi

(*) Birinci baskısı 1976'da İstanbul'da Komal Yayınları tarafından çıkarılan Bilim Yöntemi'nin 2. baskısı Ekim 1991'da Yurt Kitap-Yayın tarafındanyayınlanmıştır...

İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ

Bu kitapta mecburi iskân olgusu incelenmemektedir. Amaç, mecburi iskân olgusunun nasıl düşünüldüğü, nasıl gerçekleştirildiği, ne gibi sonuçlar ortaya çıkardığı gibi konuları irdelemek değildir. Amaç, Cumhuriyet’in ilanından sonra, gerçekleşen Kürt ayaklanmaları sırasında yoğun ve yaygın bir şekilde yürürlüğe konan ve uygulanan Kürt sürgünlerinin, Türk Üniversitesi, Türk basını... gibi kurumlar tarafından nasıl algılandığını ve anlatıldığını kavramaya çalışmaktır.
Aslında, Kürtlerin sürgünleri Cumhuriyet'ten sonra görülen bir olgu değildir. İttihat veTerakki Hükümeti zamanında da, geniş çaplı sürgünler yapılmıştır. Örneğin, Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ermeni soykırımı gerçekleştirilirken, 700 binin üzerinde Kürt nüfus da, Kürdistan'dan, Türk nüfusun yoğun olduğu Orta ve Batı Anadolu'ya doğru sürgün edilmişti. Kürtler, Osmanlı imparatorluğu zammında da sık sık sürgün ediliyorlardı. Bunlar, kuşkusuz, çok farklı incelemelerin konularıdır.

Bu incelemedeyse, 1920'li yılların sonlarında ve 1930'lu yıllarda gerçekleştirilen Kürt sürgünlerine, sürgün olgusuna, üniversite, basın gibi kurumların nasıl yaklaştıkları İncelenmektedir.

Resmi ideoloji bilimin kavramlarıyla eleştirilmektedir. Bu kitapla ilgili olarak görülen davada, yapılan sözlü ve yazılı savunmalarda bilim ve resmi ideoloji ilişkileri etraflı bir şekilde ele alınmıştır.

İkinci baskı için, kitabın içeriğinde herhangi bir değişiklikyapılmamıştır.

Kapalı Cezaevi
Ulucanlar / Ânkara

İsmail Beşikçi
Ekim 1991

.....




Fondation-Institut kurde de Paris © 2020
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues