La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Devrimci Doğu Kültür Ocakları Dava Dosyası - I


Auteur : Komal
Éditeur : Compte d'auteur Date & Lieu : 1975, Ankara
Préface : Pages : 632
Traduction : ISBN :
Langue : TurcFormat : 160x230 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Kom. Dev. 546Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Devrimci Doğu Kültür Ocakları Dava Dosyası - I

Devrimci Doğu Kültür Ocakları Dava Dosyası - I

Komal

Compte d'auteur


«Türk milleti adına yargı hakkını kullanan Diyarbakır - Siirt İlleri Sıkı yönetim komutanlığı nezdıinde kurulan askerî mahkeme heyeti;

Başkan: Hv. Pl. Alb. Ahmet Ölçer (946-38)
Hakim Üye: Hakim Yrb. Hamdi Sevinç (953-B-20)
Duruşma Hakimi: Hak. Kd. Bnb. M- Emin Menteşoglu (954-B-14)
As. Savcı: Hakim Alb. Sait Dabak (950-5)
T. Kâtibi: Hv. Kd. Bçvş. Salim Köseoğlu

hazır oldukları halde, ırk mülahazası ile milli duyguları yok etmek ve zayıflatmaya matuf cemiyete girmek, milli duyguları yok etmek ve zayıflatmak için propoğanda yapmak suçlarından sanıklar Fikret Şahin ve yirmi arkadaşı hakkındaki yargılamaya başlamak üzere tayin edilen 10.12.1971 günü saat 09.45'te mahsus salonda açık olarak toplanıldı.
Yoklama yapıldı. Sanıkların getirilmiş oldukları anlaşıldı.

Serbestçe mahsus yerlerine alındılar. Sanık müdafileri Av. Şerafettin Kaya, Av. Tahsin Ekinci, Eşref İnceoğlu, Yücel Önen, Okay Kalfagil, Ethem Niyazi Budak, Edip Altınakar, Niyazi Agırnaslı da gelmekle mahsus yerlerine alındılar.
.....



ÖNSÖZ


Devrimci Doğu Kültür Ocakları dava dosyasını yayınlarken objektif olmayı ve durumu eksiksiz bir biçimde hiçbir kısıtlamaya gitmeksizin vermeyi ilke olarak benimsedik.

Bilindiği gibi zindandan - zulümden döküle - dirile bu günlere ulaşıldı. Türkiye zor geçitlerden, çetin yollardan geçti, geçecek. Bu fırtınalı boğazlarda verilen dişe-diş mücadelelerin belgelerinin bir kısmı sıkıyönetim zindanlarında ve mahkemelerinde ortaya konuldu.

Sorunlarımızı ortaklık yerde, sorumsuzca tartışmak el-betteki gerekli değil. Ama tarihe mal olmuş ve yargı önünde tutanaklara geçmiş gerçekleri de yanlışlardan arınmak ve doğruları kavrayıp geliştirmek açısından bütün ayrıntıları ile gün ışığına çıkarmak gerekir. Öte yandan tarihçilere, araştırmacılara ve bilim adamlarına varsayımlardan değil, gerçeklerden hareket ederek olguları açıklamak olanağı sağlanması da bir görevdir.

Türkiye tarihinde çok önemli bir yeri olan ve inkarı mümkün olmayan acılı hesaplaşmaların, kanımızca başlı-başına bir bölümü Diyarbakır sıkı yönetim mahkemelerine aittir. Ancak bilinen bir gerçek de şudur: Bu mahkemelerde yargı ve savunma açısından dişe-diş verilen mücadeleler (mahkemelerin açık olmasına rağmen) kamu oyundan titizlikle gizlendi. Her nedense Türkiye insanının kafasında bir soru gibi kalmasına büyük gayret sarfedilen ve yayın alanında büyük bir eksiklik olarak duran temel bir sorunu tartışmaya sunmak amacı ile Komal ilk olarak D.D.K.O. dava dokümantasyonunu yayınlıyor.

Dava dosyasının tümünü bir kitapta veremedik. Bunun nedeni tamamen teknik yetersizliktir. Dosyanın tümü okununca oldukça ilginç durumların ortaya çıkacağı, en azından kafalardaki bulanıklığın kısmen de olsa dağılacağı inancını taşıyoruz.

Bu birinci kitap; 33 duruşmada karara bağlanan davanın ilk 11 (ayrıca Diyarbakır ve cıvarı DDKO’ları davasının 9) duruşmasını kapsıyor.

D.D.K.O. ile ilgili operasyon 16 ekim 1970 günü sabahın erken saatlerinde başlatılarak, 17. ekim. 1970 günü saat 18.00 e kadar devam etmiştir. Haklarında tutuklama ile evleri ve işyerlerinde arama Ankara Sulh ceza hakimliğinin 13.10.1970 gün ve 1970/213 sayılı kararı ile yapılmıştır. Emniyet ve MİT tarafından haklarında düzenlenen «hazırlık soruşturması» delil ve ifade metinleri ile adliyeye sevkedilmişlerdir.

Olay basm ve yayın organlarında büyük bir gürültü ile verilmiştir. Aynı organların daha sonraki suskunluğu üzerinde durulması gereken bir konudur.

Operasyonunun uygulandığı dönem Türkiyenin kaynadığı bir dönemdir. Büyük kitle gösterilerinin yaygınlaştığı, çaresizliğin çözülmez dar-boğazlara girdiği, bunalımların kabardığı bir dönemdir. DDKO ile beraber bir kısım Dev- Genç mensupları da tutuklanmışlarsa da daha sonra salıverilmişlerdir.

18.10.1970 günü Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesince sanıkların hakkındaki tutuklama kararı vicahiye çevrilmiştir. Tutuklamadan iki gün sonra yapılan itiraz üzerine tutuklu 11 kişiden 6 sanık serbest bırakılmıştır. Biri Hınıs'ta olmak 5 DDKO mensubu tutuklu olmak kaydı ile soruşturma büyük bir gizlilik ve öylesine uzunca bir dönem sürdürülmüştür.
Ankara I. sorgu hakimliğinin 1970/506 esas ve 1971/33 sayılı kararı ile düzenlenen tebliğname gereğince Ankara 3. ağır ceza mahkemesinde dava yürütülmeye başlanmıştır.

İlk duruşma 29. mart. 1971 tarihinde yapılmış, 10. mayıs. 1971 tarihinde İkincisi yapüarak, 29. haziran. 1971 tarihinde üçüncü duruşmanın yapılması için karar verilmiştir.

I. ve II. duruşmalar arasında dosya, Sıkıyönetim As. Savcılığına gönderilmiş, ancak Sıkıyönetimi ilgilendirmediği gerekçesi ile geri çevrilmiştir. III. duruşmaya 6 gün kala (yani 15 Haziran günü) sanıklar ani bir kararla Diyarbakıra gönderilmişlerdir. (I. ve II. duruşmalar arasında geri çevrilen dosyanın ikinci bir kez Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına, oradan da Diyarbakır - Siirt İlleri Sıkıyönetim Komutanlığına devredildiği anlaşılmaktadır.)

3. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı ile, Ankara’da Sıkıyönetim mahkemeleri olduğu halde, bu mahkemelerin yetkisizlik kararı ve dosyanın Diyarbakır’a gittiği anlaşılmakla beraber, dosya’da bu yetkisizlik kararına raslanılmamıştır. Ancak dosya incelendiği zaman şunu gördük; duruşmalar sırasında yapılan yetki ve görev itirazlarına karşı Diyarbakır-Siirt İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı As. Savcısı «Savcıların aralarında yetki konusunda şifahen anlaştıklarını» ifade etmiştir.

DDKO operasyonu’nun gerçekleştirilmesinin amacı, hükümran iktidarın ısrarla anons ettiği «anarşizm-Komünizm-bölüciilük» üçlüsünün, «bölücülük» unsuruna maddi dayanak bulmaktı. Ve tabi iddialara alelacele dayanak bulmak endişesi ile uygulanan bu durum beraberinde saklanamaz çelişileri ve eksiklikleri de getirecekti. Nitekim önceleri, davanın Diyarbakır ve civarı DDKO'ları ile arasmda «manevi rabıtalar» (hukuki anlamda) bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davalar uzun süre ayrı iddianameler ile sürdürülmüştür. Ayrıca bu DDKO’ların çok sonraları kuruldukları da ortaya çıkmıştır. Adı geçen örgütlerin iddianameleri ve duruşma tutanakları incelendiği zaman bir manevi rabıtının olmadığı görülüyor. Kaldı ki, ancak Ankara-İstanbul DDKO’ları arasında bir manevi rabıtadarı söz edilebilir ve Ankara-İstanbul DDKO’larına tamamen bağımlı olarak yargılanan sözkonusu DDKO’ların duruşmaları da Ankara-İstanbul mahkemelerine nakli düşünülebilirdi.

Oldukça tutarsız gerekçelerle yargılama TCK’nun 125. maddesine göre yapılmıştır. Daha sonra aynı delil ve belgeler ve 141/4 ve 141/3. maddeler açısından soruşturma sürdürülmüştür. Yargılamanın bitimine çok az bir süre kalmışken ortaya 141/1 çıkarılmış ve sanıklar bu madde ve ağır mahkûmiyetlere çarptırılmışlardır.

Dosyanın tümü verildiği zaman kısaca koyduğumuz bu durumlar ayrıntılı olarak görülebüecektir.

Bu kitapta, 33 duruşmada karara varılan Ankara ve İstanbul DDKO’ları dava dosyanın ilk 11, Diyarbakır ve cıvarı DDKO’ları davasının 9 duruşması, tutanak ve tutanaklarda geçen belgeleri ile veriyoruz. Orijinal metnin sayfalarını dip not olarak belirledik. İmlaya, ancak anlamın iyice bozulduğu durumlarda müdahale ettik.

Diğer duruşmaları, yargılamanın safhalarını, delil ve belgelerin tartışılmasını, esas hakkındaki mütalaa, ve savunmaları, temyiz layihası, gerekçeli karar ve onama kararını da vereceğiz.

Dosyanın tümünün ortaya çıkması ile büyük bir eksikliğin kısmen onarılacağına ve düşünce alanında diyalektiğini oluşturacağına içtenlikle ianıyoruz.

Kitap içindeki eksiklikler, iyi niyet ölçüleri içinde değerlendirilmelidir.

Komal’ın kamu oyundan gelecek istemleri karşılayacağını da belirlemek istiyoruz.

Komal
Basım-Yayım-Dağıtım

 



Ankara - İstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocakları duruşmaları

Bölüm- I

I. Duruşma
(Dosya No: 71/130)

«Türk milleti adına yargı hakkını kullanan Diyarbakır - Siirt İlleri Sıkı yönetim komutanlığı nezdıinde kurulan askerî mahkeme heyeti;

Başkan: Hv. Pl. Alb. Ahmet Ölçer (946-38)
Hakim Üye: Hakim Yrb. Hamdi Sevinç (953-B-20)
Duruşma Hakimi: Hak. Kd. Bnb. M- Emin Menteşoglu (954-B-14)
As. Savcı: Hakim Alb. Sait Dabak (950-5)
T. Kâtibi: Hv. Kd. Bçvş. Salim Köseoğlu

hazır oldukları halde, ırk mülahazası ile milli duyguları yok etmek ve zayıflatmaya matuf cemiyete girmek, milli duyguları yok etmek ve zayıflatmak için propoğanda yapmak suçlarından sanıklar Fikret Şahin ve yirmi arkadaşı hakkındaki yargılamaya başlamak üzere tayin edilen 10.12.1971 günü saat 09.45'te mahsus salonda açık olarak toplanıldı.

Yoklama yapıldı. Sanıkların getirilmiş oldukları anlaşıldı.

Serbestçe mahsus yerlerine alındılar. Sanık müdafileri Av. Şerafettin Kaya, Av. Tahsin Ekinci, Eşref İnceoğlu, Yücel Önen, Okay Kalfagil, Ethem Niyazi Budak, Edip Altınakar, Niyazi Agırnaslı da gelmekle mahsus yerlerine alındılar.
Sanıkların hüviyet tesbitine geçildi. (*)

Sanıklara mahkeme heyeti tanıtıldı, güvenleri olup, olmadığı soruldu.

Sanık Fikret Şahin; Mahkeme heyetinin teşekkülü ile ilgili itirazlar vekillerimiz tarafından yapılacaktır- Söz verilen bütün sanıklar, mahkeme heyetine güvenmediklerini, usul ile ilgili itiraz ve taleplerinin vekilleri tarafından yapılacağını beyan ettiler.

Hakimlerin davaya bakmaya mani halleri yok.

Dosya tetkik edildi.

İddianamenin sanıklara tebliğ edilip, gerekli sürenin geçtiği anlaşıldı.

Sanıklardan Tarık Ziya Ekinci, Musa Anter, Canip Yıldırım, Nezir Şemmikanlı, Mehmet Demir, Fikret Şahin, Zeki Kaya, Ali Beyköylü, İbrahim Güçlü, Mümtaz Kotan, Sabri Çepik, İhsan Yavuztürk, M. Emin Bozaslan ve Niyazi Dönmez müdafii Avukat Niyazi Ağırnaslı, müvekkilim Tarık Ziya Ekinci tarafından mahkeme kurulundan duruşma hakimine şahsi güvensizlik beyanının zapta geçilmesini talep etti. Ve adı geçen hakimin müvekkili tarafından istinkaf eylemesinin istendiğinin, evvelemirde bu hususun bir karara bağlanmasını bildirdi.

Bu sırada Ali Beyköylü vekili Avukat Hamit Karakoç, Ali Beyköylü vekili Yahya Mehmetoğlu ve Ali Beyköylü vekili Fikri Gürbüz Yıldızhan da gelmekle mahsus yerlerine alındılar.

Mahkeme kuruluna güven keyfiyetinin reddi hakim talebi mahiyetini iktisap etmedikçe bir karar mevzuu olmayacağı ve duruşma hakiminin vaki istem veçhile davaya bakmaktan istinkaf etmeyeceği açıklandıktan sonra, iddiasını serdetmek üzere As. Savcıya söz verildi.

.....

(*) Duruşma tutanakları, sahlfe - 1 (Metnin bundan sonraki bölümlerinde D.T, s: olarak verilecektir)


 




Fondation-Institut kurde de Paris © 2021
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues