Pirtûkxaneya dîjîtal a kurdî (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Rizgarî, n°5


Weşan : Tarîx & Cîh : 1978, İstanbul
Pêşgotin : Rûpel : 96
Wergêr : ISBN :
Ziman : Kurdî, TirkîEbad : 240x165 mm
Hejmara FIKP : Liv. Tur. Kur. Ars. Riz. N°5 (Rev. 7)Mijar : Siyaset

Danasîn
Naverok Pêşgotin Nasname PDF
Rizgarî, n°5

Versions

Rizgarî, n°5

Ruşen Arslan,
Hatice Yașar

Rizgarî


Kürdistan'da, anti-sömürgeci ulusa'l demokratik mücadelenin ideolojisi inşa edilmektedir. Süreç budur. İdeolojik inşa, devrimci proletaryanın kapitalist köleliğe karşı, «eşit haklar ve görevler ve her türlü sınıf egemenliğinin kaldırılması uğruna» yürüttüğü mücadelenin genel, temel ve vazgeçilemez ilkeleri doğrultusunda, Kürdistan'da somut sosyal ve siyasal durumun tesbiti ve tahlil edilme sürecidir. İdeolojik inşa, somut siyasi görevlerin somut bir çerçeveye oturtulma, sistemleştirilme sürecidir. Siyasi hedeflerin, kendini dayatan ve acil çözüm bekleyen sorunların, temel mücadelenin teorik çerçevesi içinde devrimci yorumunu bulması, bunların ilkelere bağlanması, kitlelerin bu araç-gereçlerle teçhizat-landınlması ideolojik inşa sürecinin zorlu görevleridir.
Ve hiç kuşku yok ki bu süreç çetin bir süreçtir. Uzun tarihsel evrimi içinde hedefleri karartılan, talep ve özlemleri ...



İTTİFAKLAR SİYASETİ

Giriş

I.


Kürdistan'da, anti-sömürgeci ulusa'l demokratik mücadelenin ideolojisi inşa edilmektedir. Süreç budur. İdeolojik inşa, devrimci proletaryanın kapitalist köleliğe karşı, «eşit haklar ve görevler ve her türlü sınıf egemenliğinin kaldırılması uğruna» yürüttüğü mücadelenin genel, temel ve vazgeçilemez ilkeleri doğrultusunda, Kürdistan'da somut sosyal ve siyasal durumun tesbiti ve tahlil edilme sürecidir. İdeolojik inşa, somut siyasi görevlerin somut bir çerçeveye oturtulma, sistemleştirilme sürecidir. Siyasi hedeflerin, kendini dayatan ve acil çözüm bekleyen sorunların, temel mücadelenin teorik çerçevesi içinde devrimci yorumunu bulması, bunların ilkelere bağlanması, kitlelerin bu araç-gereçlerle teçhizat-landınlması ideolojik inşa sürecinin zorlu görevleridir.
Ve hiç kuşku yok ki bu süreç çetin bir süreçtir. Uzun tarihsel evrimi içinde hedefleri karartılan, talep ve özlemleri köreltilen mazlum bir halkın: dondurulmuş tarihsel yaşantısı; yozlaştırılmış, kötürümleştirilmiş değerleri, sömürünün, yağma ve talanın, baskının, acımasız işkencenin, zulmün, kitlesel katliamların dört biryandan kuşatarak boğazladığı mazlum bir halkın ekmek ve bağımsızlık mücadelesi; inkar edilen ulusal varlığını ve silah zoruyla, 'kalleşlikle gasbedilen demokratik haklarını kazanma mücadelesi elbette çetin ve zorludur. Bu çetin ve zorlu mücadelenin siyasal hedeflerini, toplumsal yapısını gerici değerlerin tahribatından, köleliğin, boyun eğmenin, yılgınlığın kıskaçlarından kurtarmanın onurlu görevi ne kadar ölçülemez ise, zorba ve katliamcı sömürgeci otoritenin ve onun işbirlikçilerinin saldırganlıkları önünde yıkılmadan, gerilemeden, uzlaşma ve teslimiyet içinde çürümeden direnmek de o kadar saygındır. İdeolojik inşa, her türlü gericiliğin, «bütün biçimler içindeki köleliğin, her türlü toplumsal sefaletin, zihinsel çöküşün, ve siyasal bağımlılığın» karşısında verilecek mücadelenin siyasal, kültürel teorik sentezidir.
Anti-sömürgeci ulusal demokratik mücadelenin ideolojisi, Kürt ulusunun nesnel varlığına tekabül eder. Ve proletaryanın toplumsal devrim stratejisinin temel ilkelerinde biçimlenir. Bu anlamda evrensel mücadelenin, evrensel düzeyde emeğin sermayeye karşı verdiği mücadelenin temel teorik muhtevasının, ilkelerinin ve hedeflerinin Kürdistan düzeyinde özgül karakterini bulmasıdır.

Biliyoruz ki, Kürt halkının anti-sömürgeci ulusal demokratik mücadelesi bir yığın eksiklik, bir yığın aksaklıkla dar bir boğazdan geçmektedir. Denebilir ki, «her tarafı düşman tarafından sarılmış ve kesintisiz ateş altında» ilerlemek durumundadır. Bunun yanında genel olarak «henüz oluşum sürecinde oluşu, özelliklerinin daha yeni belirlenmeye başlaması ve hareke ti/mücadeleyi doğru yolundan saptırma tehdidinde bulunan» diğer eğilimlerle henüz hesaplaşma düzleminden uzak oluşu (bu sürece girmek için henüz hazırlıksız oluşu) ile de zaaflar içindedir ve ciddi, bilimsel çalışmalara şiddetle ihtiyaç duymaktadır.

Rızgari 3’de belirttiğimiz üzere, yaşadığımız günler, kitlelerin kendiliğinden gelme hareketlerinin hızla boyutlandığı günlerdir. Kürdistan'da kitlelerin kendiliğinden gelme hareketlerine olduğu kadar, sömürgeci siyaset ve ideolojinin tahrip ettiği ve gelenek haline getirdiği sahte tercihlerin de deşifre edilmesi, bunların fikir ve eylem muhtevasına anti-sömürgeci ulusal demokratik mücadelenin siyasetinin egemen kılınması gündemdedir. Bir başka ifade ile, hayatın bütün alanlarında silahsız ve savunmasız bırakılan mazlum bir halkın, hayatın her alanında teçhizatlandınlması, devrimci değerlerle, devrimci teorinin araç gereçleri ile sağlam mevziler kazanması, günün, proleter devrimcilere dayattığı görevlerdir. Bu bağlamda ideolojik inşa, ideolojik birliği esas alır. Devrimci güçlerin ideolojik birliği mücadeleyi sağlıklı niteliklere sıçratır, saldırılara, tahrip eylemlerine karşı onu korur, geliştirir, derinleştirir ve yetkinleştirir.

Ne var ki, Kürdistan'da bu sürekli bir ihmalin, sürekli bir unutkanlığın kötürümlüğüne terkedilmiştir. Bu yönü ile, bizim bugün sahip olduğumuz miras, dünden bize kalan miras, (içinde canlı, dinamik öğeler taşımakla birlikte) kötürümdür. Sürece idealizm egemendir. Uzlaşma ve teslimiyet egemendir. Değerlerin idealize edilmesi, kendiliğinden gelmecidir. Dünün çizgisi kendiliğinden gelme hareketlerle, oluşan potansiyellere biçim verme, onunla yetinme çizgisidir.

Günümüzde ise, saygın bir canlılık ve didişme var. Kürt halkının feodalizme, sömürgeciliğe, empeıyalizme ve faşizme karşı mücadelesi gelişip boyutlanmaktadır. Özellikle anti-sömürgeci ve anti-feodal muhalefet bilinci ...




Weqfa-Enstîtuya kurdî ya Parîsê © 2021
PIRTÛKXANE
Agahiyên bikêr
Agahiyên Hiqûqî
PROJE
Dîrok & agahî
Hevpar
LÎSTE
Mijar
Nivîskar
Weşan
Ziman
Kovar