La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Kürtçenin Etimolojik Sözlüğü


Éditeur : Türk Tarih Kurumu Yayınları Date & Lieu : 1994, Ankara
Préface : Pages : 158
Traduction : ISBN : 975-16-0645-4
Langue : Kurde, TurcFormat : 165x235 mm
Code FIKP : Liv. Kur. Kl. Tur. Gul. Kur. N° 4908Thème : Linguistique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Kürtçenin Etimolojik Sözlüğü

Kürtçenin Etimolojik Sözlüğü

Tuncer Gülensoy

TTK

ürklerin tarih sahnesine çıkıştan M.ö. 3000 yılma kadar götürülebilmekte; Türkçenin Ana Altayca'dan aynlıp en eski Türkçe (Pre Turkic) adıyla anılması da yine M.ö. ikinci binlere kadar uzatılabilmektedir.
Ne yazık ki Hun Türklerine ait yazılı belgelerin henüz ele geçirilememiş olmasından dolayı, şimdilik, "Orhun Âbideleri" adıyla tanıdığımız, VIII. aşıra ait eski Türk yazıdan, en eski yazılı belge olarak kabul edilmekte ve Türk dilinin tarihî gelişimi bu noktadan başlatılmaktadır.
Mesleği "Türkolog" olmayan okuyuculara, kısa da olsa bilgi verebilmek maksadıyla, Türkçenin tarihî gelişmesine temas etmek yerinde olacaktır:
"Orhun Âbideleri"nin bulunması Türklük ...



SÖZ BAŞI

Prof. Dr. Tuncer Gülensoy, Türk dil birliğini bozmaya yönelik propaganda faaliyetlerine "Kürtçe'nin Etimolojik Sözlüğü-Deneme" isimli İlmî eseri ile cevap verdi.

Prof. Dr. Tuncer Gülensoyun, Türk Halk Kültürü'ne ilgisi: Ankara Üniversitesi DTCF, mensubu olduğu dönemlerde başlamıştır. Fırat Üniversitesi'ndeki hizmet yıllarında da süren bu ilgi, halen görevli olduğu Erciyes Üniversitesi'nde devam etmektedir. Prof. Dr. Tuncer  Gülensoyun araştırmaları; ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu halk bilimini kapsamakla birlikte, daha ziyade dil yoğunluklu olmuştur. Bölgede konuşulan Kürtçe ve Zazaca konularında önemli çalışmaları olan Tuncer Gülensoy, bu vernaküler dillerin kadim ve günümüz Türkçesi ile karşılaştırmalarını yapmıştır. Prof. Dr. T.  Gülensoyu; yazdığı kitap ve makaleleri, sunduğu tebliğ ve konferanslarının yanısıra, bu sahada yetişdirdiği genç bilim adamları ile de tanımaktayız.

Gülensoyun "Kürtçe’nin Etimolojik Sözlüğü-Deneme" isimli eseri; Kırgız, Kazak, Özbek, Türkmen, Azerî ve Anadolu Türkçelerinin mukayeselerini içeren "7 Türk Lehçesi'nin Karşılaştırmalı Sözlüğü" isimli yayın esas alınarak hazırlanmıştır. Tuncer  Gülensoy, sözü edilen Türk lehçelerinde tespit edilmiş kelimeleri Kürtçe karşılıkları ile irdelemektedir. Bu irdelemede; Kürtçe kelimelerin Osmanlı ve Türkiye Türkçesi ile karşılaştırmasını müteakip, diğer Türk lehçeleri ile de etimolojik tahlilini yapmaktadır.

Konuya yaklaşımında da İlmî olarak, objektif perspektifler esas alınmıştır. Gerçeklerin araştırılıp gün ışığına çıkarılması ve politik istismar vasıtası olmalarının önlenebilmesi (Bu gerçeklerin hem inkârcıların gözleri önüne serilmesi ve hem de olduğundan değişik biçimde göstererek çarpıtmaya çalışanların oyunların bozmak için) ciddî çalışmaların yapılması ile mümkündür. Türkiye'de dil alanında gerçekleştirilen saha çalışmaları ile güzel eserlerin üretilmesine başlanılmıştır. Ancak, mevcut faaliyetin, yeterli bir tempoya sahip olmadığı gibi, organize ve planlı olduğu da söylenemeyecektir. Münferit çalışmalar ise, duyulan ihtiyacı karşılayacak güçte değildir. Ülkesinde yaşayan dillerin karakterini açıklayacak çalışması olmayan bir dil bilimcinin gerçeği çarpıtan çalışmalara da verilecek yanıtı olamayacaktır.

Kanaatimizce, Prof. Dr.  Gülensoyun çalışması türünden incelemeler artarken, araştırma alanlarını millet olarak inhisarımızdan çıkarmamayı, daha paylaşımcı, daha katılımcı olmayı becermemiz gerekiyor.

Bölgesel dil çalışmaları farklı siyasî tercih sahibi dil bilimcilerimizi bir araya getirebildiği takdirde, ülkemizin dil sorununun sözcülerinin bizim dilcilerimiz olması sağlanmış olacaktır.
Sayın  Gülensoyu üzerinde çeşitli spekülasyonlar yapılmaya çalışılan bu konuya, bilimsel bir bakışla yaklaşmasından ve kültürümüze kazandırdığı bu eserden dolayı kutluyorum.

Prof. Dr. Reşat Genç

Giriş

I

Eski Türkçe ve Doğu Anadolu Osmanlıcası

Türklerin tarih sahnesine çıkıştan M.ö. 3000 yılma kadar götürülebilmekte; Türkçenin Ana Altayca'dan aynlıp en eski Türkçe (Pre Turkic) adıyla anılması da yine M.ö. ikinci binlere kadar uzatılabilmektedir.

Ne yazık ki Hun Türklerine ait yazılı belgelerin henüz ele geçirilememiş olmasından dolayı, şimdilik, "Orhun Âbideleri" adıyla tanıdığımız, VIII. aşıra ait eski Türk yazıdan, en eski yazılı belge olarak kabul edilmekte ve Türk dilinin tarihî gelişimi bu noktadan başlatılmaktadır.
Mesleği "Türkolog" olmayan okuyuculara, kısa da olsa bilgi verebilmek maksadıyla, Türkçenin tarihî gelişmesine temas etmek yerinde olacaktır:

"Orhun Âbideleri"nin bulunması Türklük için en büyük keşiftir. Bu keşifle ve keşfedilen âbidelerin DanimarkalI türkolog W. Thomsen tarafindan çözülüp neşredilmesiyle birlikte, Türk dilinin pek çok meselesi halledilmiş, etimolojik çalışmaların seyri değişmiştir. I. ve II. Köktürk Kağanlıkları'nın yıkılmasından sonra tarih sahnesine çıkan Uygur Türkleri edebî sahada gelişmiş eserler vermeğe başladılar. Kullandıkları yazı, millî Türk yazısı olan "Orhun" yazısından farklı olduğu halde, dil bir öncekinin devamı ve daha gelişmişi idi. Uygur Türkleri'nin İslâmiyet öncesinde verdikleri ve sayılan hayli kabank olan bu metinler de "eski Türkçe"nin en değerli belgeleridir.

Tarihî bilgilerimize göre Karahanlılann İslâmiyeti kabulü, tahminen, M. 932 yılı civandır. Arap tarihçi İbnü'l-Esîr, M. 960 yılında 200.000 çadırlık bir Türk zümresinin İslâmiyeti kabul ettiğini haber vermektedir.

Türklerin İslâmiyeti kabulü ile edebî eserlerin dili ve rûhunda da büyük değişiklikler ortaya çıktı. İlk Türk İslâmi eseri olarak kabul ettiğimiz "Kutadgu Bilig" adlı muhteşem manzum eser (1069) ile ilk ve en büyük Türkçe sözlük "Dîvânu Lûgâti't-Türk" adlı eser (1070), Karahanh sahasında yazılmış iki büyük âbidedir.

.....

 




Fondation-Institut kurde de Paris © 2021
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues