La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Irak Kürdistani'nda Kürt Ulusal Kurtuluş Mücadelesi


Éditeur : Apec-Tryck Date & Lieu : 2006, Spånga
Préface : Şekroyê Xudo Mihoyî Pages : 254
Traduction : Pelin Zerdali ISBN : 91-89675-56-8
Langue : TurcFormat : 155x230 mm
Code FIKP : Liv. Tr.Thème : Histoire

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Irak Kürdistani'nda Kürt Ulusal Kurtuluş Mücadelesi

Irak Kürdistani'nda kürt ulusal kurtuluş mücadelesi

Şekroyê Xudo Mihoyî - Tarih bilimi doktoru olan Şekroyê Xudo 1930 yılında Ermenistan'ın Elegez köyünde doğdu.

Erivan Pedagoji Enstitüsü tarih bölümünü bitirdikten sonra Elegez köyünde tarih öğretmeni olarak göreve başladı.

1955-1956 yılları arasında Kürt gazetesi Riya Teze'nin genel yönetmenliğini yaptı, 1956'dan 1960'a kadar yine aynı gazetenin bu defa genel yönetmen yardımcılığı görevinde bulundu.

1960'tan sonra Ermenistan Bilim Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsü'nün Kürdoloji Bölümü'nde asıl mesleği olan Kürdistan tarihi konusunda ders vermeye başladı.

1981-1994 yılları arasında Kürdoloji Bölümü'nün başkanlığını yaptı. Aynı zamanda 1968'den 1994'e kadar Ermenistan Bilim Akademisi'nin birçok bölümlerinde Kürt tarihi ile ilgili ders verdi.

Şekroyê Xudo Ermenistan Bilim Akademisi üyesi 1990, Rus Hukuk ve Güvenlik Akademisi üyesi 2002, Moskova Kürt Araştırmaları Merkezi Başkanı, Rus Akademisi Doğu Bilimleri (Şarkiyat) Enstitüsü üyesidir.

2004 yılı Pîremêrd ödülüne layık görülen Şekroyê Xudo 150'den fazla bilimsel çalışmaya imza attı, bugüne kadar ona yakın kitabı yayınlandı. Eserlerinden bazıları şunlardır:

- Kürtlerin özgürlük mücadelesi
- Kürt sorununda uluslararası faktörler
- Kürt tarihinde islamın rolü
- Kürt hareketinin ideolojisi
- Kürt örgütleri arasındaki çelişkilerin sebeb ve esasları
- Yezidi ve yezidilik
- Günümüzde Irak'ta Kürt sorununun çözümü
- Kürdistan tarihi
(başlangıçtan günümüze kadar)
- Irak Kürdistan'ında Kürt ulusal kurtuluş mücadelesi


ÖNSÖZ

Emperyalizmin sömürü sisteminin çökmesiyle daha henüz ulusal baskı ortadan kalkmadı. Çok sayıda ülkenin sömürge boyundurluğundan kurtulduğu koşullarda bazı halkların hiçbir hakka sahip olmaması ve baskıya maruz kalmaları çağdaş dünyada insanı haykırtan bir çağdışılıktır. Bu durum, bazen neokolonizm politikasının bir sonucu, bazen de, daha yakın geçmişte kendileri ulusal kurtuluş mücadelesi vermiş ülkelerin burjuvazi-milliyetçi iktidar çevrelerinin izlediği politikanın bir ifadesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Emperyalizm, kendi egemenliği sona erdikten sonra çözülmemiş ulusal - etnik sorunlar, toprak v.s. anlaşmazlıkları bırakarak (bazen de bizzat yaratarak) günümüz koşullarında bu sıkıntıları, özgürlüğüne kavuşan ülkelerin siyasetine etki etme aracı olarak kendi çıkarları doğrultusunda kullanma çabasındadır ve başarısız da sayılmaz. Ulusal - etnik anlaşmazlıklar söz konusu ülkenin uyumlu gelişimine engel olmakta, sıksık diktatörel rejimlerin yerini sağlamlaştırmakta, milliyetçi ihtirasları körüklemekte; bu da, iç ve dış gerici güçlerin işine yaramaktadır. Bu açıdan, Yakın ve Ortadoğu'daki Kürtler sorunu iyi bir örnektir. Bu sorun, sadece Yakın ve Ortadoğu'da değil, belki de tüm dünyada en karmaşık ve güncel sorunlardan biridir. Sorunu karmaşık ve kronik yapan kendine özgü iç ve dış koşullar, günümüze kadar onun adilâne ve demokratik çözümünü engellemiştir.

Irak'taki Kürtler ulusal kurtuluş mücadelesi, birkaç ülke arasında paylaşılan 20 milyondan fazla nüfusa sahip Kürtler halkının ulusal hareketinin bir parçasıdır.

Katı sosyal ve ulusal baskılara maruz kalan Kürtler halk kitleleri, Kürdistan'ın tüm paralarında ulusal kurtuluş için uzun ve ısrarlı bir mücadele vermektedir. Ancak belirtmek gerekiyor ki Irak Kürtlerlerinin ulusal - kurtuluş mücadelesi günümüzde uzun sürmesi, ısrarlı olması, son on yıllarda da örgütlülüğüyle farklılaşmaktadır. Bu farklılığı yaratan Irak Kürdistanı'ndaki ulusal-demokratik hak savaşlarının asiliği ve yılmazlığı değildir. Kaldı ki bu özellikler Kürdistan'ın diğer parçalarındaki halkta da mevcut. Burada şu iki hususu dikkate almak gerekiyor:

1. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Kürtler ulusal sorunu çözümlenmeden kalmıştı. Ancak, Irak Kürdistanı'nın halk kitleleri ısrarlı ve uzun süren bir mücadeleye başlamıştır, neticede Haşimi krallık rejimi ve onun İngiliz himayecileri, Musul vilayeti (Güney ve ya Irak Kürdistanı) Irak'a bağlanırken, Kürtler halkının ulusal ve kültürel özelliklerine saygı duyulacağı koşulunu kabul etmek zorunda kalmıştır. Her ne kadar bu vaatler (kitapta da görüldüğü üzere) Irak hükümeti ve Milletler Cemiyeti tarafından yerine getirilmedi ise de Irak Kürtlerinin ulusal bilinci, ulusal fikirleri ve (küçük de olsa) bazı ulusal kültürü geliştirme imkanları, ulusal hareketi yükseltme ve gelişmelerine yardım etti. Hatırlatıyoruz ki İran ve Türkiye'de ayrı bir etnik birim olarak Kürtlerlerin varlığı tümden inkar edilmişti. Türkiye Cumhuriyeti iktidar çevrelerinin ulusal hakları için mücadele veren Kürtlerlere uyguladığı şiddetin dünyada benzeri yoktur.

2. Iraktaki egemen halkın (Araplar) ulusal ilerici güçleri, herkesten önce ve aktif biçimde Kürtler ulusal hareketinin haklı hedeflerini destekliyordu. Arap demokratik hareketi, özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında, ulusal hakları için mücadele veren Kürtlerlerin ciddi bir dayanağı ve önemli gücü halini aldı. Arap ve Kürtler demokratik güçleri bunu, ilk önce, Irak Komünist Partisine borçludur. IKP en zor koşullarda ülke emekçilerinin sosyal ihtiyaçlarını giderme mücadelesi verirken aynı zamanda da Kürtlerlerin ulusal haklarını cesurca savunmuştur.

Kürt ulusal hareketi, yalnızca ülkenin değil genelde tüm bölgenin siyasi iklimini etkileyen bir faktör halini aldı. Irak'ın iktidar rejimlerinin çeşitli gelişme etaplarında, özellikle de cumhuriyet döneminde, izledikleri politika... bu rejimlerin Kürtler ulusal sorununa ilişkin tutumları ülkedeki işlerin kötüye gittiğini gösteriyordu.

Kürt sorununun bugün içinde bulunduğu durum, gelecekteki hedefler ve beklenen sonuçlar, bölgedeki bazı ülkeleri olduğu gibi bölge dışı devletleri de harekete geçirmektedir. Irak'taki Kürtler sorununa duyulan aşırı ilgi de buradan kaynaklanmıştır. Yakın ve Ortadoğu ve Batı ülkelerinde Kürtler sorununa ilişkin ortaya çıkan çok sayıdaki çalışma, böylesi bir ilginin somut göstergesidir.

Kolayca tahmin edileceği gibi, bu çalışmaların bir kısmı ulusal-demokratik hakları için mü cadele veren Kürtler kitlelerinin çıkarlarını savunmakta ve bu hareket hakkında objektif bilgiler içermekte; bir kısmı da, Kürt halkının mücadele tarihini kasten saptırmakla, belli amaçlarla mücadele eden Kürtlerlerin çıkarlarını Arapların çıkarlarıyla karşı karşıya getirmekte, bu hareketi yabancı ajanlara, ayrılıkçılara mal etmekte ve diğer uydurma suçlamalar öne sürmekte idi.

Ulusal kurtuluş mücadelesinin genel özelliklerinin yanısıra Kürtler ulusal hareketinin kendine has yönleri mevcuttur. Bu yönler, mücadelenin içinde yürütüldüğü içerdeki ve uluslararası somut tarihi koşullardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, Kürtler ulusal - demokratik hak mücadelesinin çeşitli etapları incelenirken kendi mantığı olan bazı durumların özel yapısını dikkate almak gerekiyordu. Bundan dolayı, Irak Kürdistan'ındaki ulusal kurtuluş mücadelesinin kronoloji sıralaması biraz farklı yapılmıştır. Kürt ulusal hareketine ilişkin sık sık yanlış değerlendirme yapılmasına, yargı ve sonuçlara varılmasına yol açan şu husus örnek olarak verilebilir. Söz konusu olan: Irak halklarının (Arap ve Kürtlerin) ulusal kurtuluş mücadelesinde öncelikli olan sosyal ve ulusal yönlerin tayini.

Çeşitli halkların ulusal kurtuluş mücadele geçmişleri, doğruluğu tarihle ispatlanan şu durumu teyid etmektedir: ulusal kurtuluş mücadelesinin sosyal hedefleri, ulusal hedefler çözüldükçe birinci plana çıkmaktadır. Bu mutlak gerçeğin hiçe yayılması ve kimi Kürtler ulusal kurtuluş hareketlerini değerlendirmede ortaya çıkan volontarizm, zaman zaman esassız yargı ve sonuçlara varılmasına sebep olmuştur. Günümüzde ilk defa (hem içerde hem de dışarda) Irak Kürt ulusal kurtuluş mücadelesinin bütünsel tarihini oluşturma girişiminde bulunulduğu için yazar;

- Bu tarihin esaslı kronolojisini belirlemede;
- Çeşitli gelişim etaplarında Kürt ulusal hareketinin hedef ve amaçlarının ortaya konulmasında;
- Sosyal - ekonomik faktörlerin rolünün ortaya çıkarılmasında;
- Sosyal - sınıfsal güçlerin dağılımının yapılmasında;
- Uluslararası koşulların rolünün belirlenmesinde vs. hususlarda oldukça çaba harcamıştır.

Kürt ulusal hareketinin dinamizmi, onun evrimi, Kürtler ulusal - demokratik parti ve örgütlerin ve bunların liderlerinin somut iç ve dış koşullar karşısındaki tavırları özellikle üzerinde durulan konular olmuştur. Ulusal - sömürge sorununun incelenmesinde mevcut temel ilkeler ve teorik genellemeler ve ulusal - demokratik partilerin ulusal kurtuluş mücadelesinin sorunlarına ilişkin doküman ve belgeleri bu zor, bazen de karışık olan işin çözümünde anahtar vazifesi görmüştür.

Bu görevin tamamlanması açısından Sovyet yazarların, günümüz Irak tarihi ve halkların ulusal kurtuluş hareketine, özellikle de, bu mücadele pratiğinin bilimsel - teorik genellemelerine ilişkin çalışmaları eşsiz değer taşımaktadır.

Kürtlerin ve Kürdistan’ın bütünsel tarihinin yazılması, bu konuyu araştıran Sovyet bilimadamları ve tarihçilerinin acil ödevlerinden biridir. Eğer bu çalışma, söz konusu ödevin yerine getirilmesine bir ölçüde yardımcı olursa yazar görevini yapmış sayacaktır.

I. Bölüm

Osmanlı İmparatorluğu’nun çökmesi sonrası Güney Kürdistan'da gelişen ulusal kurtuluş hareketinin başlangıç dönemi

Osmanlı İmparatorluğunun kaçınılmaz çöküşü, büyük devletler arasında, İmparatorluk topraklarını paylaşma mücadelesinin alevlenmesine neden oldu. Alman emperyalizminin Türkiyede giderek artan etkisi ve Bağdat demiryolu inşaasının almanlara verilmesi (bu demiryolu, Kürdistan'dan da geçmektedir) mevcut havayı, özellikle de İngiliz - Aman çekişmesini gerginleştirdi.

Büyük devletlerin, etki alanlarını paylaşma planlarında sürekli adı geçen, Yakın ve Ortadoğu ülkelerinden biri de Kürdistan idi.

Kürdistan, hem doğal ve ham maddi zenginliklerinin olması, hem de askeri - stratejik kilit noktasında bulunması açısından öneme sahipti. İşgal devletleri, Kürdistan'ı istila planlarını yaparken, doğal olarak, ülkeledeki istikrarsız durumun esas nedeni olan Kürt ulusal bağımsızlık hareketini de dikkate aldılar.

İtilaf devletlerinin, Kürtlerin yüzyıllık esaretçisi Türkiye’ye karşı yürüttüğü savaş için Kürdistan elverişli bir ortamdı. Ancak, İtilaf devletlerinin planlarında, Kürtlerlerin ulusal bağımsızlık özlemlerine kavuşturulmasına yer verilmemişti. Gelişen olaylardan anlaşıldığı üzere, büyük devletlerin Kürdistan'ı istila savaşı karmaşık ve çelişkili idi. Savaşan tarafların istila planları, çeşitli diplomatik, politik ve diğer yöntemler ile maskelendi; Kürdistan'ın halk katmanları arasında, ihtiyaçlarının karşılanacağı ve despotik Türk boyunduruğundan kurtulma mücadelelerinin destekleneceği intibası uyandırıldı.

Güney (Irak) Kürdistanı'nın kaderini bir çok açıdan İngiliz hükümeti belirliyordu. İngiliz hükümeti, Irak'ta Britanya emperyalizminin eğemenliğini kurma yolunda kurnazca ve ilk bakışta da çelişkili bir politika izliyordu. Bu nedenle, Büyük Britanyanın Kürdistana biçtiği rol konusunda tek anlamlı yanıt vermek zordur. İngiliz politikasının temeli, hem Arapların, hem de Kürtlerlerin ulusal haklarını hiçe saymaya dayanıyordu. İngilizlerin, bir taraftan Iraklı Araplara diğer taraftan da Kürtlerlere karşı yürüttüğu politika, gelişen olaylarla somutlaşıyor; bazen "Arap yanlısı", bazen de "Kürtler yanlısı" olarak şekil değiştiriyordu. Belirtmeliyiz ki, İngiltere çıkarlarında, çok bilinen "böl ve yönet" politikasını kullanıyordu. Kürdistan, I. Dünya Savaşının başlamasıyla çarpışan üç ordunun (Türk, İngiliz ve Rus ordularının) savaş alanı haline geldi. Bu üç devletin askeri - siyasi iktidar çevreleri, Kürtler kuvvetlerini …




Fondation-Institut kurde de Paris © 2021
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues