La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Dersim 1937


Éditeur : Akyar Date & Lieu : 1975, İstanbul
Préface : Pages : 296
Traduction : ISBN :
Langue : TurcFormat : 130x195 mm
Code FIKP : Liv. Kur. Pre. Bay. Der. N°742Thème : Littérature

Dersim 1937

Tunceli 1938 [Türkçe, Istanbul, 1975]


Dersim 1937

Barbaros Baykara


Akyar


1936 Yιlι mayıs ayının serin sabah günlerinden biri. Kızıl Dağ’ιn zirvesinden doğmakta olan güneş, kırmızımtırak buğular halinde çevreye yayılıyordu.
Zirvede kar lekeleri parıldıyordu. Dağlardan Dersim’in taş yapısı evlerinin üzerine ışık huzmeleri yayılıyordu yavaş yavaş...
Ağaçlarda filizler kabarmaktaydı. Böcekler, kuşlar, bitkiler ve tüm yaratıklar sevişmeye hazırlanıyorlardı. Dere yataklarında sular şırıldıyor, milyonlarca çiçek fışkırıyordu eriyen karlardan. Dağ, taş kekik kokuları ile sarmaş-dolaş kucaklaşırdı buralarda...
Kamber, yer yatağından doğrularak başucundaki tabakadan ...


ÖNSÖZ

Yazar Barbaros Baykara’nın son eseri olan, Dersim 1937 adlı eserle karşınıza çıkıyoruz. Eserlerinde genellikle tarihin sosyal olaylarına eğilen Barbaros Baykara bu defa 1937 Seyid Rıza isyanına değiniyor. Bir roman üslûbu ile belirtilen Dersim 1937’de Baykara, olayın iç ve dış nedenleri üzerinde ve genellikle genç Türkiye Cumhuriyetine kurulan tuzakları aydιnlığa çıkarıyor.

Yazar bu eserine başlamadan önce, 1937 tarihli gazeteleri tek tek incelemiş ve bu tarihteki gazetelerin olayları verişlerindeki ayrıntıları tespit etmiştir. Yazar bu arada EYLÜL 937 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Seyit Rıza’nιn genç karısı Besi ile ilgili bir yazıya tesadüf etmiştir. İşte Cumhuriyet gazetesindeki bu yazı romanın en renkli kişilerinden biri olan Besi’yi ortaya çıkarmıştır.

Seyit Rıza’nιn olduğu kadar Dersim aşiretleri üzerinde de bir otoriteye sahip olan Besi’nin kişiliğine de yer verilmektedir bu yazıda...

Çok güzel ve çekici bir kadın olduğu kadar güzel silah kullanan ve kan içici bir dişi... Bağımsız Kürt devleti kurulması yolundaki fikirlerini eylemle besleyen bu kadının bir fanatik alevi olduğu da kanıtlanmış durumda...

1937 Dersim isyanı hakkında zamanımıza kadar çok şeyler söylenmiş ve çok yazılar yazdmıştır. Hattâ bazı yazarlar Dersim 1937 isyanına jandarma zulmünün sebep olduğunu, bu yöredeki insanlara bir çok haksızlıklar yapıldığını dahi yazabilmişlerdir.

Bütün bunlar yazılmış ve söylenmiştir.

Fakat Türkiye’nin Antakya meselesi ile meşgul bulunduğu ve Antakya’yı emperyalizmin pençesinden koparıp alacağı günlerde patlak veren bu olayın dış nedenleri üzerinde kimse derinliğine inmemiş ve isyanın meydana getirdiği sonuçlar üzerinde dramatik tahliller yapılmıştır.

Ve hattâ isyancıların Elâzığ Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden duruşmalarında bahis konusu edilen İzzettin Efendi üzerinde de durulmamıştır.

Ancak isyanın Fransa’nın teşviki ile yapıldığı yolunda kuvvetli kanıtlar vardır ve Dersim isyanı bu yönü ile değerlendirilmelidir.

Dersim 1937 romanı dolayısıyle bir konu üzerinde durmakta fayda görüyoruz. O da, devletin uyanıklığı meselesidir. 1937 Dersim isyanı derinliğine incelenirse karşımıza uyanık ve çok güçlü bir devlet çıkar. Bu devlet, kendisine kurulan iç ve dış tüm tuzaklara rağmen, uyanık ve güçlü oluşu nedeni ile vatanın bütünlüğünü korumayı başarmıştır Devlet her meselenin içinden olduğu gibi Dersim 1937’den de güçlü ve sağlıklı çıkmıştır.

Devrin Başbakanı İsmet İnönü’nün «Sel Hareketleri» olarak nitelendirdiği karşı hareket de Dersim’i ıslah, imar, kalkındırma ve mütegaliibeyi cezalandırma hareketi olarak değerlendirilmelidir. Gerçekte sel hareketleri Dersim halkına karşı değil, bölge insanlarınι insafsızca sömüren şeyh ve ağalara yönelikti. Ancak bir kısım halk asırların oluşturduğu bir cehalet ve geri kalmışlık içinde asayiş müfrezelerinin arkasından gelen imar müfrezelerinin yaptıkları yollarι açtıkları okul ve kışlaları göremezlerdi.

Bu nedenle de, Dersim insanι, kendisini ağaların sultasından kurtarmak isteyen devletle karşı karşıya gelmiş ve bir yerde de ezilmiştir. Bunda dinî inançların da rolü büyük olmuştur.

Roman, ayrıca Dersim insanının doğa ile içiçe olan yaşantısını da okuyucuların gözleri önüne sermekte ve bu özü sözü doğru, dürüst, çalışkan insanların geri kalmışlıklarındaki nedenleri de belirtmektedir.

Grev Kazanı, Kanayan Toprak, Nefret Köprüsü (Şirzı), Son Oyun, Kostantiniye Alιndı eserlerinin yazan olan Barbaros Baykara’nιn son eseri olan Dersim 1937’yi de beğeneceğinizi umar işlerinizde başarılar dileriz.

Akyar Yayınları

Giriş

1936 Yιlι mayıs ayının serin sabah günlerinden biri. Kızıl Dağ’ιn zirvesinden doğmakta olan güneş, kırmızımtırak buğular halinde çevreye yayılıyordu.
Zirvede kar lekeleri parıldıyordu. Dağlardan Dersim’in taş yapısı evlerinin üzerine ışık huzmeleri yayılıyordu yavaş yavaş...

Ağaçlarda filizler kabarmaktaydı. Böcekler, kuşlar, bitkiler ve tüm yaratıklar sevişmeye hazırlanıyorlardı. Dere yataklarında sular şırıldıyor, milyonlarca çiçek fışkırıyordu eriyen karlardan. Dağ, taş kekik kokuları ile sarmaş-dolaş kucaklaşırdı buralarda...

Kamber, yer yatağından doğrularak başucundaki tabakadan bir sigara çıkarıp yaktı. Dumanını içine çekip duvarda asılı, kız gibi gösterişli mavzerine doğru üfledi. Silâh Dersim’de hayatın ayrılmaz bir parçasıydı.
Cumhuriyet onüç yaşιna girmişti amma, Dersim’de onun en ufak bir parçasından eser bile yoktu.

Bunu düşünürken güldü.

Yirmi iki yıl önce Şirzı katliâmında tatlı canını kurtarıp Haydaranlı Aşiretinin reisi Kamber olabileceğini aklιnın ucundan dahi geçiremezdi.

.....


Barbaros Baykara

Dersim 1937

Akyar

Akyar Yayιnlarι
Belgesel Roman Dizisi : 4
Dersim 1937
Barbaros Baykara

2 nci baskı
1’inci baskı. Kasım 1974.
2’nci baskı. Ocak 1975

Yayın hakkı: Akyar Yayınlarι
Editör: Süleyman Akyar
Kapak düzeni: Yüksel Ertan
Kapak baskı: Uysal Ofset
Dizgi: Gül Matbaası
Baskı : Dilek Matbaası

Genel Dağıtım:
Akyar Yayınları
Vilâyet karşısı, Güncer Han - Kat: 2 — İst.
P.K. 765 - Sirkeci — İstanbul



Fondation-Institut kurde de Paris © 2026
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues