La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Kürt Sorunu. Kökeni ve Gelişimi


Éditeur : Tarih Vakfı Yurt Yayınları Date & Lieu : 1997, İstanbul
Préface : Pages : 246
Traduction : Ahmet Fethi ISBN : 975-333-063-4
Langue : TurcFormat : 150x210 mm
Code FIKP : Liv. Tr.Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Kürt Sorunu. Kökeni ve Gelişimi

Versions:

Kürt sorunu, kökeni ve gelişimi

Kemal Kirişçi,
Gareth M. Winrow

Tarih vakfı yurt yayınları


Doc. Dr. Gareth M. Winrow, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde görevlidir. Türk Dış Politikası üzerine, Where East Meets West: Turkey and the Balkans (Institute for European Defence and Strategic Studies, Londra, 1993) ve Turkey in Post-Soviet Central Asia (The Royal Institute of International Affairs, Londra, 1995) adlı yapıtları yayımlanmıştır. Yakınlarda ''NATO ve Akdeniz'le Diyalogu" konusunda NATO Araştırma Bursu kazanmıştır.

Doç. Dr. Kemal Kirişçi, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde görevlidir. Kirişçi, The PLO and WorId Politics (Frances Pinter, Londra, 1986) adlı kitabın yazarıdır ve TESEV için hazırlanan Political and Economic Cooperation and Integration in the Middle East başlıklı raporun yazılışına katılmıştır; ayrıca Türk Dış Politikası ve Türkiye'ye mülteci / göç hareketleri üzerine çeşitli makaleler yayımlamıştır; Boğaziçi Journal: Review of Social, Economic and Administrative Studies'in yardımcı editörlüğünü yapmaktadır ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Tüksek Komiserliği Dış Araştırmalar Danışma Komitesi üyesidir.

Boğaziçi Üniversitesi'nden iki bilim adamının gerçekleştirdiği bu çalışma, tarafsızca değerlendirilmesi gereken Kürt sorununa birçok yönüyle büyüteç tutuyor; sorunun kökenini ve olası çözümlerini geçmişten geleceğe uzanan bir zaman yelpazesinde irdeliyor. Kitap, "etnisite", "ulus", "azınlık", "halk", "azınlık hakları" gibi can alıcı terimlerdeki karışıklıkları giderirken, okura Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin gelişme çizgilerini de izleme fırsatı veriyor. Kürt sorunu üzerine akademik çalışmalar şimdiye kadar çoğunlukla yabancılar tarafından büyük oranda ikincil ve yabancı kaynak temelinde yapıldı. Bu kitap, uluslararası akademik literatüre Türkiye'den bir katkı niteliği taşıyor.



TEŞEKKÜR

Bu kitabı yazmamız için birkaç neden vardı. Kürt sorunu üzerine uluslararası akademik literatüre Türkiye'nin katkısının yetersizliği açıkça görülüyordu. Literatür büyük oranda, genellikle yabancı ve/veya ikincil kaynaklara itimat eden yabancı akademisyenlerin egemenliğindedir. Biz bu çalışmada, Kürt kaynakları da dahil olmak üzere, Türkçe yayımlanmış birincil kaynakları kullanmaya çalıştık. Uluslararası akademik camia tarafından kabul görecek bir kitap yazmak da bizim için çok önemliydi. İngiltere'deki Frank Cass Yayınevi, akademik bir inceleme sürecinden sonra kitabı yayımlamayı kabul ettiğinde, bu mümkün oldu. "Etnisite", "ulus", "azınlık", "halk", "azınlık hakları", "kendi kaderini tayin hakkı" gibi can alıcı terimlerin üzerindeki bazı karışıklıkları gidereceğini umduğumuz çözümlememize, bu kitapta kavramsal bir boyut kazandırmaya da çalıştık. Bu kitap aynı zamanda, İspanya'daki Bask sorunu gibi, dünyanın başka yerlerindeki etnik sorunlarla Kürt sorunu arasındaki benzerlik ve farklılıkları inceleyerek, çözümlememize karşılaştırmalı boyut kazandırma çabasıdır. Bu kitap, ayrıca, etnik çatışmaların olası çözüm yollarının eleştirel bir çözümlemesidir. Ancak amacımız bunlardan birini önermek değil; bunun yerine, her bir olası çözümün içerdiği karmaşıklığa ve güçlüklere okurun dikkatini çekebilmek. Herhangi bir etnik çatışmanın çözümü için sabit bir formül önermenin zorluğu ortadadır.

Bir kitabı tercüme etmek kolay değildir. Tarih Vakfi yetkin bir iş çıkardı, kitabın Türkiyeli okurlara sunulmasındaki katkısını takdirle karşılıyoruz. Metnin mümkün olduğu kadar düzgün olması için büyük çaba harcandı. Hâlâ tercüme sorunları varsa, tabii ki tüm sorumluluk bizimdir. Okurların kitaptan yararlanabileceklerini umuyoruz.

1993 sonlarında başlayan bir araştırmanın ürünü olan bu kitap, Birleşik Devletler Barış Enstitüsü'nün (United States Institute of Peace - USIP) araştırma bursuyla ortaya çıktı. Bu burs bize Türk ve Kürt gazetelerini tarayabilme; Türkiye içinde ve dışında seyahat ederek çeşitli yetkililer, akademisyenler, politikacılar ve sokaktaki insanlarla görüşebilme olanağı sağladı. Araştırma görevlisi olarak bize yardım eden İsmail Kaplan ve Boğaç Erozan'a teşekkür borçluyuz. İki seçkin tarihçi, Mete Tuncay ve Zafer Toprak bize manevi destek verdiler; geç dönem Osmanlı ve erken dönem Cumhuriyet tarihinin Kürt sorunuyla ilgili ayrıntılarını biçimlendirmemizde yol gösterici oldular. Arkadaşımız ve meslektaşımız Ali Çarkoğlu, 1995 Genel Seçimi hakkında topladığı verileri kullanmamıza nazikçe izin verdi.

Son üç yılda bize destek veren ve yardım eden birçok kişinin adını burada tek tek anmak olanaksız, ancak bazılarına özellikle teşekkür etmemiz gerekiyor. Görüşlerimizi tartıştığı ve paylaştığı için Sencer Ayata'ya (ODTÜ); Hakkari ve Van'da seyahat etmemizi ve görüşmeler yapmamızı sağlayan Anadolu Kalkınma Vakfi yetkilileri ve Helsinki Yurttaşlar Meclisi Türkiye Şubesine; yardımları için Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi'ne; olanaklarını bize cömertçe ve dostça sunan İstanbul Amerikan Kütüphanesi personeline; sabır ve hoşgörüleri için öğrencilerimize; metnin ilk halini dikkatlice okuyan ve değerlendiren Andrew Mango ve Sylvia Kedourie'ye; kitabın Türkçe yayımlanmasını kolaylaştıran Frank Cass Yayıevi'ne ve yayımlayan Tarih Vakfı'na; tercümede karşılaştığımız güçlükleri aşmamızda bize yardımcı olan Koray Çalışkan'a; ve son olarak, dikkatleri, manevi destekleri ve anlayışları sayesinde bu araştırmanın tamamlanmasını sağlayan Candan, Nazan, ve Marc Sinan'a teşekkür borçluyuz. Bu kitabı onlara adıyoruz.

Kemal Kirişçi-Gareth M. Winrow
Şubat 1997



Birinci bölüm

Giriş

Türk yetkililer, Türkiye'nin güneydoğusunda PKK'ye (Partiya Karkeren Kurdistan/Kürdistan İşçi Partisi) karşı şiddetli bir mücadele vermektedir. Birçok masum sivil, PKK ve Türk güvenlik güçlerinin ateşi arasında kalırken, köyler boşaltılmakta ya da yakılıp yıkılmaktadır. Terörist eylemler, ülkenin diğer bölgelerindeki kent merkezlerini ve turistik alanları hedeflemektedir. PKK, geniş Kürt toplulukların da yaşadığı komşu İran ve Irak'taki üslerden yararlanabilmektedir. Mart 1995'te, PKK'nin Irak'taki üslerini yok etmeye çalışan Türk Silahlı Kuvvetleri, Kuzey Irak'taki Kürt isyancılara karşı o zamana kadar gerçekleştirilen en kapsamlı saldırıyı başlatmıştı. Bunu, birkaç ay sonra, Kuzey Irak'a yapılan daha küçük çaplı bir operasyon izledi. PKK'nin Aralık 1995'te ilan ettiği tek taraflı ateşkes, bölgedeki askeri-siyasi gerilim üzerinde fazla etkili olmadı.

1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana ciddi güçlüklerin yol açtığı gelişmeler dikkate alınmadığında, Türk devleti ile PKK arasında -Türkiye sınırlarının dışına da taşan- devlet-ötesi etnik bir çatışma olarak adlandırılabilecek bu sorunun çözümüne ulaşılamayacaktır. Pek çok Türk yetkili, Türkiye'deki Kürt sorununun barışçı bir çözümünün Türkiye'nin dışarıdaki imajını iyileştireceğinin ve örneğin, Türkiye'nin AB 'ye tam üye olarak kabul edilme olasılığını güçlendireceğinin farkındadır.

Türk hükümetlerinin resmi çizgisi, Türkiye'de ayrı bir Kürt varlığını reddetmek olmuştur. Önde gelen bazı Türk politikacılar, Türkiye'de bir Kürt "realite"sini ancak son yıllarda kabul etmektedir. 1923 tarihli Lozan Antlaşması, sadece gayrimüslim azınlıkların (Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler) varlığına işaret etmişti. Osmanlı İmparatorluğu'nun "millet" sistemine göre, gayrimüslim topluluklara bir ölçüde özyönetim izni veriliyordu; fakat Müslüman ahali, "İslam ümmeti"nin üyeleri olarak birleşik kabul ediliyordu ve bu nedenle, Halifeleri de olan Sultan'ın tebaasıydılar. Arnavutlar, Araplar, Boşnaklar, Çerkezler, Lazlar, Pomaklar, Tatarlar ve Türklerle birlikte Kürtler de, tek bir İslam ümmeti içinde gruplandırılıyordu. Bugün Türk yetkililer, Türkiye vatandaşları olarak Türk vatandaşlığının tüm haklarından yararlanan ya da yararlanması gereken Kürt kökenli insanların varlığını kabul etmeye hazır görünmektedirier. Buna uygun olarak resmi çevrelerde, Kürt kökenli insanlann Türkiye vatandaşları olarak zaten bütün haklara sahip oldukları, bu yüzden Kürt azınlığın tanınması ve azınlık haklarlarının verilmesi taleplerinin gereksiz olduğu ileri sürülüyor. Ankara'daki bazı yetkililerin görüşüne göre, "haddi zatında" bir Kürt meselesi ya da sorunu yoktur. Sorun, yalnızca PKK destekli terörizm sorunudur...




Fondation-Institut kurde de Paris © 2021
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues