La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Rizgarî, n°6


Éditeur : Rizgarî Date & Lieu : 1978, İstanbul
Préface : Pages : 96
Traduction : ISBN :
Langue : Kurde, TurcFormat : 240x165 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Kur. Ars. Riz. N°6 (Rev. 8)Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Rizgarî, n°6

Versions

Rizgarî, n°6

Ruşen Arslan,
Hatice Yașar

Rizgarî


«Türkiye’de, grupsal çıkarlar uğruna, diğer bütün grupları ve hayati önem taşıyan, ciddi görevler üstlenen siyasi yoğunlukları, dogmatik eğilimlerle suçlamak, mahkum etmek, bir küfür ve iftira kasırgası altında tutmak kronik hastalıklar olarak yürürlüktedir. Kimi zaman da, Marksizm - Leninizm adına ortaya çıkanlar, affedilmez bir sorumsuzluk ile devrimci hareketin temel ittifaklarını dinamitlemekten geri durmuyorlar. Sadece bu noktada durulmuyor, her hata bir sonraki hatanın kaynağı oluyor, devrimci karakter, yerini, «esnaf» felsefesine terkediyor. Bu konuda sadece önerilerle, dileklerle yetinilemeyeceği, devrimci müdahalenin de gerekli ve zorunlu olacağı her zaman akılda tutulmalıdır. Devrimciler, sadece karşı - devrimcilere, hıyanet şebekelerine karşı değil, fakat en az bunlar kadar, hareketin içine sızmış, bozgunculara, oportünist girişimlere, savsaklayıcılara, saptırıcılara karşı da amansız ve acımasızdırlar. Dünya devrimci pratiği ...



ANTİ - SÖMÜRGECİ MÜCADELE


«Sömürgecilik tezi, ayrılıkçi burjuvazinin pazara egemen olma tezidir.»
«Ürün Sosyalist Dergi»

«Kürdistan’ın sömürge olduğu meselesi de, ayrı örgütlenmeyi meşru göstermek için, burjuva milliyetçi görüşlere geçirilmek istenen bir kılıftır»
«Aydınlık»

«Bilerek veya bilmeyerek örülen bu ihanet zinciri de, bu zinciri sömürgecilik edebiyatı yaparak örenlerin boynunda, tarihi bir yüz karası olarak asılı kalacaktır.»
«Emeğin Birliği»

«'Kürt halkının bağımsız örgütlenmesi ve bilinçlenmesi', Kürt işçilerinin ve diğer emekçilerin menfaatlerine aykırıdır. Bu hak, Kürt işçi ve emekçilerini, diğer milliyetlerden, emekçilerden ayırmak ve kendi peşinden sürüklemek isteyen Kürt burjuvasinin ve toprak ağalarının menfaatlerine uygundur, milletin hakları içinde, bu sınıfların çıkarlarını yansıtmaktadır.» «Partinin Yolu»

«Türkiye koşullarında ayrı örgütlenmeyi çıkış noktası yapmak, milliyetçilik akımının temsilciliğini üstlenmekten başka bir anlama gelmemektedir.»
«Devrimci Yol»

«Türkiye’de, grupsal çıkarlar uğruna, diğer bütün grupları ve hayati önem taşıyan, ciddi görevler üstlenen siyasi yoğunlukları, dogmatik eğilimlerle suçlamak, mahkum etmek, bir küfür ve iftira kasırgası altında tutmak kronik hastalıklar olarak yürürlüktedir. Kimi zaman da, Marksizm - Leninizm adına ortaya çıkanlar, affedilmez bir sorumsuzluk ile devrimci hareketin temel ittifaklarını dinamitlemekten geri durmuyorlar. Sadece bu noktada durulmuyor, her hata bir sonraki hatanın kaynağı oluyor, devrimci karakter, yerini, «esnaf» felsefesine terkediyor. Bu konuda sadece önerilerle, dileklerle yetinilemeyeceği, devrimci müdahalenin de gerekli ve zorunlu olacağı her zaman akılda tutulmalıdır. Devrimciler, sadece karşı - devrimcilere, hıyanet şebekelerine karşı değil, fakat en az bunlar kadar, hareketin içine sızmış, bozgunculara, oportünist girişimlere, savsaklayıcılara, saptırıcılara karşı da amansız ve acımasızdırlar. Dünya devrimci pratiği de bu gerçeğe şahittir ve rehberlik etmektedir. Bu nedenle, tecavüz ve sorumsuzluklar karşılıksız bırakılamayacağı gibi, bunlara izin de verilemez.»
Rızgari 3, sayfa 9 -10



Kürt Halkının
Anti - Sömürgeci Mücadelesine
Sosyal - Şoven Taaruz Harekâtı

Birinci Bölüm

1 - Genel Olarak

«Uyuz, acı veren bir hastalıktır» diyor Lenin; «Ve insanlar devrimci laf-yapma uyuzuna yakalandılar mı, bu hastalığın salt görünmesi bile dayanılmaz acıya neden olur.»

«Emekçi halk mensupları için yalın, açık, kavranabilir, aşikâr ve herkesçe su-götürmez olan gerçekler uyuzun yukarıda belirtilen türüne yakalanmış olanlarca çarpıtılır. Genellikle bu çarpıtma, «sırf» iyi-bilinen teorik doğruların özümsenememesi ya da bunların yersiz olarak çocuk acemiliğiyle, okul - çocuğu ezberciliğiyle yinelenip durması sayesinde (insanlar neyin ne olduğunu bilmiyorlar), en iyi, en soylu, ve en yüce dürtülerden kaynaklanır. Fakat bu halde de uyuz zararlı olmaktan çıkmaz». (1)

Türkiye'de devrimci laf yapma uyuzunun bir salgın halinde «bizim» kuşağın başlıbaşına bir sorunu olduğu nesnel bir gerçektir. İğnesi takılmış bir bozuk plak gibi «ben doğruyum, ben doğruyum...» diyerek Mevlevi dervişleri örneği, kendi ekseninde dönen bölük pörçük bir sol muhalefetin bütün dramını yaşadık. Halen de çok daha genişlemiş olarak, ve durmadan yasak bölgeler icat ederek yaşamaktayız. Bütün bu olumsuzluklar içinde sancılana sancılana, acılar içinde kıvranarak bu kaostan boyveren sürgünleri (henüz tomurcuklanmadan koparmak, açılan pencereleri, daha sıkı olarak örmek konusunda yeni «usta»lar, daha becerikli, daha yetenekli tekke şeyhleri türedi. Siyasi dostluk - ideolojik mücadele ilkesini açık yüreklilikle hayata geçiren bir tek örnek bulmak hemen hemen mümkün değil, Grup çıkarlarını, hareketin genel çıkarlarının üzerinde tutmak, ideolojik ambargo altında kadroları sersemletmek, devrimci hareket içinde eyaletler inşa etmek konusunda ise elhak tarihi zaferler kazanılıyor!

.....

(1) V. İ. Lenin / Devrimci Lafazanlık, s. 40 (Temel Y., 1. b., 1977 - Amkara) (Uyuz; (İtch), bu sözcük İngilizce'de hem uyuz anlamına, hem de gidişmek, şiddetli arzu, bir şeye fena halde düşkünlük; heves gibi mecazi anlama da geliyor, bunu Türkçe’ye aynen uygulamanın olanağı yok) (Türkçe çevirmenin notu).




Fondation-Institut kurde de Paris © 2019
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues