La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Hêviya gel, hejmara taybeti


Auteur : TSK
Éditeur : Compte d'auteur Date & Lieu : 1990, Stockholm
Préface : Pages : 26
Traduction : ISBN :
Langue : Kurde, TurcFormat : 210x295 mm
Code FIKP : Liv. Ku. Tr.Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Hêviya gel, hejmara taybeti

Versions

Hêviya gel, hejmara taybeti

TSK

Compt d'auteur


Zeki Yoldaş'ın bize devrettiği mirası koruyup geliştireceğimize,
O'nun açtığı çığırda sonuna kadar yürüyeceyimize
O'nun biraktığı bayrağı, kanımızın son damlasına kadar
omuzlarımızda yükselterek, Bağımsız ve özgür Kürdistan'ı kuracağımıza,
O'nun naşı önünde O'na ve halkımıza söz veriyoruz...
TSK / ORK



ZEKİ YOLDAŞ'IN HASTALIĞI VEFATI VE CENAZE TÖRENİ

İlk sancıları ölümünden 6 ay önce, Ortadoğu'da başlamıştı. Suriye ve Lübnan sahasında başvurduğu doktarlar, bel ağrısı, romatizma vb. tahminde bulunarak ona uygun ağrı kesici ilaçlar önermişlerdi.

Yoğun çalışmalarını bırakmak istemeyen Zeki Yoldaş, üç aylık bir süreyi dayanılmaz sancılar içinde geçirmiş ve oldukça zayıflamıştı. Son olarak Suriye'de başvurduğu bir doktor, kanser hastalığından şüphelendiğini, ancak kesin teşhis olanağının olmadığını belirtmesi üzerine Şubat 1990'da Avrupa'ya çıktı.

F.Almanya'nın Köln şehrinde hemen hastahaneye yatırıldı. İlk tahliller sonucu hastalığının "Bronşial Kanser" olduğu tesbit edildi. Algılanan kanser tümörü akciğerin üst kısmında idi. Cinsi ise, kanser türünün en kötüsü ve en hızlı yayılanıydı. Bu ilk tesbitlerden sonra ışın tedavisine başlandı. Vücut akciğerde tümöre karşı savunma sistemi geliştirdi ve hastalık Akciğer'de gelişme zemini bulmadı. Ancak kısa sürede vücudun diğer yerlerine sıçraması önlenemedi. İlk sıçrama yeri 1979 yılında Diyarbakır işkencehanesinde kınlan kaburga kemiği oldu. Ardından karaciğere sıçradı. Doktarlar daha baştan beri bu tür tümörün karaciğerde gelişme zemini bulacağım biliyor ve onu önlemeye çalışıyorlardı. Ancak uğraşları sonuç vermedi. Karaciğere sıçrayan hastalığa müdahale olanağı yoktu. Tıp aciz kalmıştı.

Hastalığın ilk tesbitinde tahlil sonuçları ve raporları yoldaşları tarafından Danimarka, F.Almanya'nın Bonn ve Hanofer Kanser Araştırma Enstitülerine sunuldu. Bu konuda uzman olan Yurtsever Kürt doktarları en son bulguları yeniden araştırıp soruşturdular. Daha iyi bilen olur umuduyla, tüm olanaklarını kullandılar. Başvurulan her kurumdan aynı sonuç alındı, uygulanan tedavi doğruydu, ancak bu hastalıkta sancılar başladığı an, tedavide gecikilmiş demekti. Bu nedenle kurtu luş umudu yoktur, deniyordu. Ve iyi niyetli tüm insanlarımızın çabası, birzat O'nun yüksek morali Zeki'yi kurtarmamıza yetmedi.

Zeki Yoldaş, hastalığının ciddiyetini ve ölümcül olduğunu biliyordu. Ve son ana kadar, onu kendi iradesiyle yeneceğine inanıyordu. Hastalığında O'nu ziyaret eden bir dost bu konuyu anı defterine şöyle yazıyordu. "Bana ölümden korkmuyorum, ancak, henüz yapacak işim var; demiştin. Yüzüne baktım korkuyu okuyamadım, ama işini bitiremeyenlerin endişesi yazılıydı orada." Gerçekte de O, sonuna kadar yoldaşlarına, arkadaşlarına ve dostlarına moral vermeye çalışıyordu.

Son güne kadar politik gelişmeleri yakından takip ediyor ve yorum yapıyordu. Nusaybin-Cizre olaylarının geliştiği günlerde "Halkım ayaklanıyor doktor, beni onlara kavuştur" diyordu. Her sevindirici haber onu adeta yeniden canlandırıyordu.

Ölümünden 1 ay önce doktarları son 48 saat içinde yaşamım yitireceğini yakınlarına ilettiler. Ama O herkesi yanılttı. Çevremizde mucizeye inananlar bile oldu. O, düşmana inat bir gün fazla yaşamak için direndi. Doktorlar bu durumu "O'nu yaşatan savaşkan ruhudur, yaşamak için kendisiyle savaşıyor" diye izah ediyorlardı. Ve artık ölüm günü için "O kendisi hissedip bizlere söyleyecek" diyebiliyorlardı.

16 Nisan 1990'da yoldaşlarını yanına çağırdı. "Çok geciktim" diyerek aramızdan ayrılacağını ima etti. Ortadoğu'daki, Kürdistan dağlarındaki yoldaşlarla ilgili son haberleri sordu. Ve "Örgütlü ve kollektif çalışmayı elden bırakmayın, Kürdistan devriminin çıkarlarını her şeyin üstünde tutun ve bunun için ...




Fondation-Institut kurde de Paris © 2021
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues