La bibliothèque numérique kurde (BNK)
Retour au resultats
Imprimer cette page

Özgürlük yolu, n° 21 - 22


Éditeur : Özgürlük Yolu Date & Lieu : 1977, İstanbul
Préface : Pages : 96
Traduction : ISBN :
Langue : Kurde, TurcFormat : 140x215 mm
Code FIKP : Liv. Tur. Kur. Ara Ozg. N°21 - 22 (Rev. 2)Thème : Politique

Présentation
Table des Matières Introduction Identité PDF
Özgürlük yolu, n° 21 - 22

Versions

Özgürlük yolu, n° 21 - 22

Faruk Aras,
A. Kadir Akel

Özgürlük yolu

Tarihte öyle ulusal sorunlar var ki ortaya çıkışları ile çözülüşleri arasında uzun bir zaman görülmez. Ama kimilerinin onlarca, hatta yüzlerce yıl sürdüğü de olur. Örneğin Filistin sorunu otuz yılı aşkın bir süreden beri Ortadoğu'da ve tüm dünyada çalkantılara yol açan önemli bir düğüm oluşturmakta. Vietnam Halkı özgürlüğü için elli yıla yakın bir süre silâhını elden bırakmadı. Bir İrlanda sorunu var ki yüzyıllardır sürüyor; zaman zaman külleniyor ve tekrar alevleniyor. İşte Ortadoğu'da Kürt halkının özgürlük mücadelesi de iki yüz yıla yakındır süren böylesine bir sorun oluşturuyor.

Bir kısım ulusal mücadelelerin nisbeten kısa dönemler içinde çözülüşüne, bazısının çok uzun sürmesine etken olan pek çok neden var. Toplumsal gelişme ve değişme tek düze değil; o, düz ve doğru bir hat izlemiyor. Bir zamanlar ilerde olan toplumların geriye düştükleri ve geride olanların öne sıçradıkları görülüyor. Dünya tarihi bu tür görüntülerle, kaynaşmalarla dolu. Ne var ki tüm iniş çıkışları, karmaşıklığı içinde insanlık tarihi, anahatlarıyla gelişen ve ilerleyen bir doğrultu izler.

Dünyada özgürlüğe değer vermeyen, bu uğurda savaşmayan hiç bir halk düşünülemez. Çağımızda, Kürt halkı da dahil, birçok halk hâlâ ulusal özgürlüklerine bile kavuşamamışlarsa, bu elbette ...



KÜRDİSTAN’IN GERİ KALIŞININ ŞEKİLLENMESİ VE 19. YÜZYILDAKİ ULUSAL HAREKETLER

C. Aladağ

Tarihte öyle ulusal sorunlar var ki ortaya çıkışları ile çözülüşleri arasında uzun bir zaman görülmez. Ama kimilerinin onlarca, hatta yüzlerce yıl sürdüğü de olur. Örneğin Filistin sorunu otuz yılı aşkın bir süreden beri Ortadoğu'da ve tüm dünyada çalkantılara yol açan önemli bir düğüm oluşturmakta. Vietnam Halkı özgürlüğü için elli yıla yakın bir süre silâhını elden bırakmadı. Bir İrlanda sorunu var ki yüzyıllardır sürüyor; zaman zaman külleniyor ve tekrar alevleniyor. İşte Ortadoğu'da Kürt halkının özgürlük mücadelesi de iki yüz yıla yakındır süren böylesine bir sorun oluşturuyor.

Bir kısım ulusal mücadelelerin nisbeten kısa dönemler içinde çözülüşüne, bazısının çok uzun sürmesine etken olan pek çok neden var. Toplumsal gelişme ve değişme tek düze değil; o, düz ve doğru bir hat izlemiyor. Bir zamanlar ilerde olan toplumların geriye düştükleri ve geride olanların öne sıçradıkları görülüyor. Dünya tarihi bu tür görüntülerle, kaynaşmalarla dolu. Ne var ki tüm iniş çıkışları, karmaşıklığı içinde insanlık tarihi, anahatlarıyla gelişen ve ilerleyen bir doğrultu izler.

Dünyada özgürlüğe değer vermeyen, bu uğurda savaşmayan hiç bir halk düşünülemez. Çağımızda, Kürt halkı da dahil, birçok halk hâlâ ulusal özgürlüklerine bile kavuşamamışlarsa, bu elbette o halkların özgürlükleri için yeter çaba göstermediklerini, becerisizliklerini göstermez; bu durum, onların içinde bulundukları nesnel şartların sonucudur. Sömürgecilik ve zulüm zincirlerinin parçalandığı çağımızda, Kürt halkının da, hâlâ özgürlükleri için savaşan diğer halkların da sömürgeciliğin ve ırkçılığın zincirlerini parçalamaları, gelişme yoluna girmeleri çok sürmeyecektir.

Kürt ulusunun özgürlüğü uğrunda giriştiği ayaklanmalar 19. yüzyıl başından başlayarak bugüne kadar, denebilir ki aralıksız bir şekilde devam etti. Bu ayaklanmalar her keresinde kanlı bir şekilde bastırıldılar. Özgürlük mücadelesi bu kadar uzun sürmüş ve bu kadar acı çekmiş bir başka ulus göstermek güçtür. Kürt ulusu, iki kez, tüm Kürdistanı kapsamasa da, bu mücadelede başarıya yaklaştı: Bunlardan biri 1946 yılında kurulan Mehabad Kürt Cumhuriyeti idi. Gerici İran şahlığı, emperyalistlerin desteği ile onu 1947 yılında ortadan kaldırmayı başardı. Diğeri ise 1961 yılından beri Irak Kürdistanında yürütülen ve burada fiili otoriteyi sağlamış olan Kürt ulusal hareketi idi. Irak hükümeti 1970 yılında yapılan bir anlaşma ile Irak Kürdistanına geniş kapsamlı bir otonomi tanımayı kabul etmişti. Ancak Bağdat hükümeti, daha sonraki yıllarda, Kürt liderliğinin yanlışlarından, hareketi saptırmasından da yararlanark güç dengesini kendi lehine çevirmesini bildi ve en azından Irak Kürdistanı halkını ulusal özgürlük ve gelişme aşamasına sokacak bu statü uygulanmadı.

Yüzyıllar boyu devam eden sömürü ve zulüm, ayaklanmalar, savaşlar, kırımlar, sürgünler Kürdistanı ekonomik yıkıntıya götürdü ve Kürt halkının sosyal gelişimini engelledi. Yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından son derece zengin olan bu ülkede halk şimdi de yoksulluk içinde yaşıyor. Kürdistanı kendi aralarında bölüşmüş olan devletlerin burjuvaları ve büyük toprak sahipleri ülkenin doğal zenginliklerini ve çalışan yığınları emperyalistlerle ortaklaşa, fütursuzca sömürüyorlar. Kürdistanın her bir parçası bu devletlerdeki en geri bölgeyi oluşturuyor ve bu ülkelerin bizzat kendilerinin de geri kalmışlığına rağmen, Kürdistan'la ülkenin geriye kalan kısmı arasındaki uçurum çıplak bir şekilde görülüyor. Bu ülkelerin tümünde de Kürt halkına en basit ulusal ve demokratik insan hakları tanınmıyor ve bu nitelikteki isteklere zulümle karşılık veriliyor. Kürt halkı kendi anadiliyle eğitim görme, kültürünü geliştirme olanaklarından yoksun. Diğer yandan Kürt toplumu aynı zamanda, kendi içindeki ağa, şeyh, aşiret reisi gibi feodal, çağdışı unsurlar tarafından sömürülüyor, baskı altında tutuluyor. Bu gerici sınıf ve kurumlar Kürt halkının mücadelesinin karşısında, sömürgeciler, şövenistler ve emperyalistlerle birlikte saf tutuyorlar. Böylece Ortadoğu'da, bugün nüfusu yirmi milyona yaklaşan bu halk, emperyalistler, sömürgeci ve militarist devletler, feodal ve aşiretçi gerici güçler tarafından korkunç bir cendereye sokulmuş durumda. İşte bu durumdur ki Kürt toplumunun yaşamında özgürlük sorununu ön plana getiriyor. Kürt halkının ulusal ve demokratik haklarına kavuşması, milli zulmün, son bulması, Kürdistanın sömürge yapısının son bularak ülkenin kalkınması, feodal ve aşiretçi yapının tasfiye edilerek demokratik bir toplum oluşturulması geniş halk yığınlarının ortak özlemlerini oluşturuyor.

.....




Fondation-Institut kurde de Paris © 2019
BIBLIOTHEQUE
Informations pratiques
Informations légales
PROJET
Historique
Partenaires
LISTE
Thèmes
Auteurs
Éditeurs
Langues
Revues